Cuma, Aralık 01, 2006

Roze



Şarap tutkunları kırmızı veya beyaz arasında genellikle kesin bir seçim yaparlar ve her özelliğiyle arada kalan roze akla gelmez bile. Oysa roze, soğutularak içmek için
idealdir.
Hangi ortamda hangi şarabın içileceğini en iyi bilen Fransızlar, Akdeniz'de bizim Antalya'mızın karşılığı olan Nice, Cannes ve civarında yaz aylarında pembe şarap içmeyi yıllar öncesinden beri moda haline getirmişlerdi. Oysa çok uzun zamandır rozeler bizde gözden düşmüş, adı anılmaz olmuştu. Bir iki üretici dışında şarap firmaları iyi bir roze şarap yapmak için çaba göstermiyor, piyasası olmadığı için de ithalatçılar roze şarapları ürün kataloglarına alma girişiminde bulunmuyorlardı.

Sadece bizde değil, Portekiz, Güney Fransa, Kaliforniya dışında hemen her yerde rozeler giderek marjinal bir konuma itilmişti.Kuşkusuz bunda en büyük etken,önce sağlık rüzgârını arkasına alan, ondan sonra da bütün dünyada moda haline gelen kırmızı şarapların önlenemez yükselişi. Beyaz şaraplardan vazgeçemeyen müzmin beyaz şarap tutkunları kendi tercihlerini sürdürmeye gayret ediyorlar. Rozeler ise iki arada bir derede kalıyor ve pek çok ülkede itilip kakılıyor. İtalya'nın Toskana bölgesinden Montenidoli şarap firmasının broşüründe yer alan tanım, pembe şarapların konumunu çok iyi yansıtıyor. "Aslına bakılırsa, ne beyazdır, ne de kırmızı. Ama beyazdan da rol çalar, kırmızıdan da.." deniyor broşürde. Yani şarap dünyasının bir tür devekuşu o; ne deve, ne de kuş...

Hiç yorum yok: