<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055</id><updated>2011-06-08T09:10:52.049+03:00</updated><category term='video'/><category term='Dedikodu'/><category term='Lyrics'/><category term='youtube'/><category term='Şarkı Sözleri'/><category term='araştırma'/><category term='Güncel'/><category term='Avril Lavigne'/><category term='Music'/><title type='text'>SmyrnA</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>471</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-7394992642241152135</id><published>2007-06-14T22:55:00.000+03:00</published><updated>2007-06-14T23:12:16.107+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Güncel'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dedikodu'/><title type='text'>Ben geldim, hoşgeldim</title><content type='html'>merabalar:)ben geldim evet,artık yazmaya karar verdim,ilk olarak da blogun görünümünü değişmeye çalışacam,bu konuda yardım ve desteklerinizi bekliorum o bir,&lt;br /&gt;ikincisi,yaw arkadaş diyelim ki ben yazmıyorum,diyelim ki bi ara ortalıktan kayb oldum,insan bi arar sorar nerdesin öldün mü kaldın mi,&lt;br /&gt;neyse,Türkiyenin en profesyonel ve gerçekten de profesyonel bir datacenter firmasında çalışmaya başladım,bu aralar,daha doğrusu bizim websiteyi aldılar ve ben de oraya(nereye!)taşındım,şu an size dünyanın en yobaz,en küçük ama gayet modern bir kent(kasabamı acaba)inden yaziyorum,ama bu ufak yerde Türkiyenin en büyük data centeri ve ayrıca yellow page firması var,hayatımda işimden başka bir eğlencem olmayacağını tahmin etmiyordum ama ne yazik ki BU KAHR OLASI GÖT KADAR YERDE HER HANGİİ BİR EĞLENCE MERKEZİ YOK!!!BİRA ALACAĞIM EN YAKIN YER 45 KM UZAKTA...&lt;br /&gt;Bok gibi maaş aliyorum ama SİGARA içmek bile yasak işyerinde:(&lt;br /&gt;veee son olarak aşk hayatım mahv olmuş...&lt;br /&gt;düzenli olarak(şimdilik bu adreste)yazacam,okuyun nelur:)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Language:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag :  , , , &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-7394992642241152135?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/7394992642241152135/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=7394992642241152135&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/7394992642241152135'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/7394992642241152135'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/06/ben-geldim-hogeldim.html' title='Ben geldim, hoşgeldim'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-2101782799473714049</id><published>2007-03-19T04:15:00.000+02:00</published><updated>2007-03-19T04:38:09.932+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Music'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Avril Lavigne'/><title type='text'>Avril Lavigne</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Xbm29XnXVp0/Rf32cNGuprI/AAAAAAAAABI/YS5-LTnRGME/s1600-h/381px-Avrillavignex.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Xbm29XnXVp0/Rf32cNGuprI/AAAAAAAAABI/YS5-LTnRGME/s320/381px-Avrillavignex.jpg" alt="Avril Ramona Lavigne" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5043458122139477682" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-family: courier new;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Avril Ramona Lavigne (d. 27 Eylül, 1984, Napanee, Ontario), Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı. Avril Lavigne, 27 Eylül 1984'te Napanee adında Canada' nın nüfusu 5000 civarında olan küçük bir kentinde dünyaya geldi. 14 yaşındayken annesinin aldığı gitarla kendi şarkılarını yazmaya ve söylemeye başladı. Zaman geçtikçe Napanee' den sıkılmaya başlayan Lavigne, şarkılarını bir videoya kaydetti ve plak şirketlerine gönderdi. Bunu yaparken de bir sonuç çıkmasını beklemediğini günümüzde de dile getirmekte Bir süre sonra New York Records ona bir Demo yapması için şans tanıyacağını belirten bir mektup gönderdi ve Avril Napanee' den çıkmak için gerekli olan bilete kavuşmuş oldu..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stüdyoda çalıştığı günlerden birinde Arista Records' tan gelen biri onu çok beğenerek vakit kaybetmeden Arista Records Başkanıyla tanıştırdı ve tanışmanın devamında imzalanan bir sözleşme ile yeteneğin şansla buluşması gerçekleşmiş oldu. Vakit kaybetmeden bir ekip toplantısı düzenlendi ve birçok hit parça çalışmasında imzası bulunan Matrix Grubu Avril Lavigne için şarkı sözleri yazdı. 2002 yılında Avril Lavigne Dünya Çapında 14 Milyon satan Let Go albümüyle birçok ödül aldığı gibi sekiz dalda da Grammy Adaylığını elde etti..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anda yakaladığı şöhret Avril Lavigne' nin başını döndürmedi. Evde, sokakta, alışverişte nasılsa sahneye de aynı şekilde rahat çıkıyordu. Diğer starlar turneye çıkarken kostümlerini ayrı bir Tırla taşıtırken, Lavigne her normal insan gibi kendisine sadece bir valiz hazırlıyordu..Büyük başarılar elde etmesine rağmen Let Go oldukça yapay koşullarda üretilmiş, kendi müzik zevkini yansıtmaktan uzak bir albümdü. Avril Lavigne için önemlisi başından beri kendi şarkılarını yazmak, bestelemek; Pop kültürünün fabrikasyon üretim tarzından mümkün olduğunca uzak durmak istiyordu. Ancak yaptığı yatırımı garanti altına almak isteyen Plak Şirketi albümün söz ve beste kısmıyle ilgili tüm çalışmaları yine Matrix grubuna emanet etti. Matrix Grubunun elinden çıkan ve tam anlamıyla bir hit olan Complicated, birkaç satır dışında Avril' i yansıtan bir çalışma olmadı ve kendisi de zaten bu şarkıyı hiçbir zaman çok severek söylemediğini dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pink ve Christina Aguilera' nın ikinci ve daha kişisel albümleri için Linda Perry ile çalışmaları gibi Avril lavigne' de ikinci albümü için kendisine akıl hocası olarak 1997' den bu yana üç albüm çıkarmış, Kanadalı şarkıcı, piyanist ve söz yazarı Chantal Kreviazuk' u seçti. Başlangıçta, bir düzine şarkı yazmak için sözleşmemişlerdi; fikir alışverişinde bulunmak için çıkılan birkaç yemek, iki - üç hafta kadar süren şarkı sözü yazma seansına kendiliğinden dönüştü ve albümde yer alan beş şarkıyı birlikte yazdılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bir anda kardeş gibi olduk" diyor Kreviazuk' la ilişkisinden bahsederken Avril. "Bazen annem gibi oldu, çok iyi bir arkadaşlık kurduk, Tanrı' nın onu çok iyi bir sebeple hayatıma soktuğunu düşünüyorum."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avril, Kreviazuk ile birlikte Let Go söz yazımı seanslarından farklı olarak, daha yaratıcı bir ortamda çalıştı. Bu süreçte ilk kez kendisinde varolan söz yazarlığı yeteneğini tanıdı, yeni yönlerini keşfetmiş oldu. Bunun yanı sıra bu çalışmalar sırasında çok eğlendiğini de anlatan Avril "Bazen birşey yazıp getirdiğimde, o bana 'bu beş para etmez' diyordu, aynı şeyi bende ona yapabiliyordum. Birlikte çalışan insanların birbirlerine böyle sözler söyleyebilmesi tuhaf birşey ama biz bunu yapabiliyorduk. Ben düşündüğüm herşeyi ona söyleyebiliyorum ve o bana hiçbir zaman kendimi aptal gibi hissettirmedi, çok rahat çalıştık." diyor. Avril aynı şekilde, albümünün iki şarkısının altında imzası bulunan Evanescence' in gitaristi Ben Moody ile de çalışmalar sırasında sıkı bir dostluk kurdu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şekilde tamamen yaratıcı ortamlarda çalışılarak üretilmiş, sözleri daha derin, soundu daha orijinal bir albümle karşımızda Avril Lavigne.. İlk albümünü çok sevip, ikincisinde benzer bir müzikle karşılaşacaklarını düşünenler hayal kırıklığına uğrayabilirler ama duydukları bu yeni müzikten daha çok keyif alacaklarına hiç şüphe yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avril Lavigne yeni albümünü 2007 Nisan ayında yayınlayacak.Albümün adı ise The Best Damn Thing.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanatçının her iki albümü, "Let Go" ve "Under My Skin" birçok ülkede en çok satan albüm olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ekşi Sözlükte :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-bugünlerde yahoonun alt köşelerinde da bizleri karşılayan inanılmaz çekici suratlı bayan. kendileri kanada'nın ücra bir köşesinden rock camiasına dalan bir yıldızlarmış. müziğini yeteneğini bilmeyiz ama muhteşem bir görünüşe sahipler, henüz 17'lerindeler.&lt;br /&gt;-tomorrow şarkısındaki performansı ile ağlamamı sağlamış şarkıcı.&lt;br /&gt;-iyi iş çıkarmı gelecekte bu abladan görücez..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;edit: demişim demesine 2 sene önce de hay demez olsaymışım. britni'den daha motor oldu hatun&lt;br /&gt;-27 eylül 1984 doğumlu bir kızımızmış kendileri&lt;br /&gt;-mtv video music awards 2002 da en iyi cikis yapan sanatci odulunu almis rockci&lt;br /&gt;-britney karşıtı olduğunu bağıra çağıra ilan ettiği için amerika müzik gündeminin tepesine oturmuş kız. trl'deki bir grup seyircinin adını doğru söylemek için kastığını görünce durumun ciddi olduğunu anladığınız şey. gözlerine ilaveten saçları da muhteşem olan kız.&lt;br /&gt;-eğer gerçekten justin timberlake ile çıkıyorsa oha dedirten, şu günlerde radyolarda çok çalan skater boy (veya sk8er bou) isimli şarkısı pek bir güzel olan şarkıcı&lt;br /&gt;-mtv'nin canlı yayınında, sunucunun 100$ vermesi karşılığı seyirci kızlardan birinin ayakkabılarını ve çoraplarını çıkarıp ayağının altına kocaman bir öpücük kondurduğu, bu hareketiyle beni dumur eden şarkıcı.&lt;br /&gt;-"feminizm mi? o da ne oluyor ki?" tarzinda, britney spears karsiti ama britney kadar akla sahip olan, justin timberlake'in potansiyel yatak arkadasi`o ne demekse?`&lt;br /&gt;-bodur, çirkin ve abartıldığı kadar yetenekli olmayan kanadalı hatun şarkıcı kişi. sokakta makyajsız halini görse "bu ne be" diyecek bir çok kişinin televizyonda kendisini görünce "melek o melek" demeside enteresan tabi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.veoh.com/videodetails.swf?permalinkId=v2614307hbcjwqx&amp;id=780791&amp;amp;player=videodetails&amp;videoAutoPlay=0" bgcolor="#000000" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" height="438" width="540"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/embed&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Language:Türkçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag :  Avril Lavigne, music, video, sanatçı&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-2101782799473714049?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/2101782799473714049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=2101782799473714049&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/2101782799473714049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/2101782799473714049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/03/avril-lavigne.html' title='Avril Lavigne'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Xbm29XnXVp0/Rf32cNGuprI/AAAAAAAAABI/YS5-LTnRGME/s72-c/381px-Avrillavignex.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-8894853075302901548</id><published>2007-02-25T01:40:00.000+02:00</published><updated>2007-02-26T02:34:49.373+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='video'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='araştırma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='youtube'/><title type='text'>Lütfen!!!</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; font-family: times new roman;"&gt;Efendim bugün doğal bir eylem için saatlerce yaptığım araştırma sonuçlarını sizinle paylaşmak istiyorum :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Temelde iki cinse ayrılabilen hidrojen sülfür gazı emisyonu.&lt;br /&gt;- Dünyanın en rahatlatıcı işlerinden birisi.&lt;br /&gt;- Nesne almayan bir fiil.&lt;br /&gt;- Bebekken yapinca masallah, yetiskinken yapinca allah belani versin karsiligi alinan atraksiyon...&lt;br /&gt;- Öznesi asla saptanamayan fiildir. yapan kim sorusuna asla yanıt alınamayan eylem.&lt;br /&gt;- İçimizde kanser olacağına kıçımızda konser olması durumudur.&lt;br /&gt;- Atmosferik dengeyi altüst eden eylem biçimi.&lt;br /&gt;- Her ne kadar kalitesiz bi hareket gibi gözükse de hepimiz zamanında böle işler yapmışızdır.&lt;br /&gt;- Yanici ozelligini icinde bulunan metan ve nitrojen gazlarindan alan kimyasal bilesim.&lt;br /&gt;- Bosa harcanan milli servet.&lt;br /&gt;- Mis gibi pis kokan oluşum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.lutfenosurmayin.com/"&gt;Araştırma Merkezinin websitesi &lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.lutfenosurmayin.com/" target="_blank"&gt;&lt;img src="http://www.lutfenosurmayin.com/osur.gif" alt="Lütfen Osurmayın" border="0" height="52" width="97" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="350" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/WxfIDpset2I"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/WxfIDpset2I" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" height="350" width="425"&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.liveleak.com/player.swf" width="450" height="370" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" flashvars="autostart=false&amp;token=1f6e8_4707" scale="showall" name="index"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Language:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag :  osurmak, fart, gaz çıkarma&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-8894853075302901548?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/8894853075302901548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=8894853075302901548&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/8894853075302901548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/8894853075302901548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/02/ltfen.html' title='Lütfen!!!'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-8926827598058808607</id><published>2007-02-21T18:39:00.000+02:00</published><updated>2007-02-25T01:39:58.122+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Şarkı Sözleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Lyrics'/><title type='text'>Artık Sevmeyeceğim . . .</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_Xbm29XnXVp0/Rdx3dx4MqmI/AAAAAAAAAA8/mooPQUAjJik/s1600-h/00983_corals_1920x1200.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 482px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_Xbm29XnXVp0/Rdx3dx4MqmI/AAAAAAAAAA8/mooPQUAjJik/s320/00983_corals_1920x1200.jpg" alt="Artık Sevmeyeceğim" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;Artık sevmeyeceğim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;bütün kabahat benim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;ne kadar ağlasam boş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;ne kadar yalvarsam boş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;sana dönmeyeceğim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;bitsin artık bu çile&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;çekemem bile bile&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;sen ne söylersen söyle&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;bu hayat geçmez böyle&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;sana dönmeyeceğim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;artık sevmeyeceğim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;ümitlerimi kırdın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;hayallerimi yıktın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;benim ahımı aldın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;benim ahımı aldın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0); font-family: verdana;"&gt;şimdi sen de yalnızsın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Language:Türkçe - Türkish&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag :  Artık Sevmeyeceğim, Şarkı Sözü &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-8926827598058808607?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/8926827598058808607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=8926827598058808607&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/8926827598058808607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/8926827598058808607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/02/artk-sevmeyeceim.html' title='Artık Sevmeyeceğim . . .'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Xbm29XnXVp0/Rdx3dx4MqmI/AAAAAAAAAA8/mooPQUAjJik/s72-c/00983_corals_1920x1200.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-2999335401109239552</id><published>2007-02-14T22:42:00.000+02:00</published><updated>2007-02-14T23:04:08.310+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='youtube'/><title type='text'>Youtube Sevtap Parman ve Sizin Valentine Hedyeniz!</title><content type='html'>Ya arkadaşlar bugün valentine, benim için çok kötü geçti ama!!!aşağıdaki videoyu izledikten sonra yerlere yattım,ve ilk kez birisine senin taaa AQ dedim.&lt;br /&gt;neyse aşağıdaki şarkıyı(arabesk radyolar gibi) hepinize armaan ediyorum:D:D&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/ZU-Bj9J37sI"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/ZU-Bj9J37sI" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(255,255,255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Language: English ama amına koymuş bacımız!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag : youtube, valentine, AQ, Sevtap Parman&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-2999335401109239552?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/2999335401109239552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=2999335401109239552&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/2999335401109239552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/2999335401109239552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/02/youtube-sevtap-parman-ve-sizin.html' title='Youtube Sevtap Parman ve Sizin Valentine Hedyeniz!'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-117072216654025310</id><published>2007-02-06T02:19:00.000+02:00</published><updated>2007-02-06T21:25:04.913+02:00</updated><title type='text'>Kar size gelmediyse siz ona gidin...</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;İstanbulluların gece hayatına düşkün olanları Uludağ'ı doldurmaya&lt;br /&gt;devam ediyor, toz kar meraklıları Kartalkaya'ya, Alpler'deki gibi kristal&lt;br /&gt;kar düşkünleri Sarıkamış'a gidiyorlar. Kartepe ise İstanbul'a yakınlığı&lt;br /&gt;ve en yeni tesislere sahip olması dolayısıyla son yıllarda çok ilgi&lt;br /&gt;görüyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ULUDAĞ- BURSA&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Tepede eski adı Olympos olan Uludağ, eteklerinde ise yeşili artık&lt;br /&gt;sadece adında kalan bir Osmanlı şehri. Bursa endüstriden payına&lt;br /&gt;düşeni çoktan almış, diyetini ise yeşilini vererek ödemiş ama hálá çok&lt;br /&gt;güzel bir şehir. İlk altı Osmanlı sultanının gömüldüğü, eskiden ipek ve&lt;br /&gt;termal banyoların ekonomiye damgasını vurduğu bu yerleşim ilk&lt;br /&gt;sultanların göz ağrısı olarak görkemli eserlerle donatılmış. Bursa'da&lt;br /&gt;bulunan Uludağ Türkiye'nin en gözde kayak merkezlerinden biri.&lt;br /&gt;Bunun en önemli sebebi de yıllarca Türkiye'nin en büyük şehrine en&lt;br /&gt;yakın kayak merkezi olması.&lt;br /&gt;Bursa'ya 35 kilometre mesafedeki Uludağ'da yedi teleski ve sekiz&lt;br /&gt;telesiyej toplam 15 lift bulunuyor. Zirvenin 2543 metre olduğu dağda&lt;br /&gt;kayak pistleri 1750 metreden başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;KARTEPE - İZMİT&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İzmit'e ve Sapanca gölüne tepeden bakan Kartepe, İstanbul'a sadece&lt;br /&gt;bir saat uzaklıkta. Kışın kayakçılara ev sahipliği yapan Kartepe'nin&lt;br /&gt;civarında şelale ve dereler, doğanın içine gizlenmiş yollar, tepenizde&lt;br /&gt;ise asırlık ağaçlar bulunuyor, meşesinden kestanesine, kayınından&lt;br /&gt;köknarına kadar... Bu bölgede üç bin civarında bitki çeşidi var, geyik,&lt;br /&gt;ayı, çakal, tavşan gibi hayvanlar da yaban hayatın bir parçası olarak&lt;br /&gt;Kartepe'de yaşıyorlar.&lt;br /&gt;Bölgede kayak ve snowboard düşkünleri için dört mekanik tesis, 42&lt;br /&gt;kilometrelik pist alanı ve 14 pist bulunuyor. Tur kayağına&lt;br /&gt;meraklıysanız, 25 kilometrelik pistlerde GPS dahil her türlü modern&lt;br /&gt;teçhizata sahip antrenörlerle spor yapabiliyor, tertemiz dağ havasını&lt;br /&gt;içinize çekebiliyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;SAKLIKENT - ANTALYA&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Antalya'ya 50 kilometre mesafedeki Saklıkent Kayak Merkezi'nde biri&lt;br /&gt;10, diğeri 15 odalı iki tesis bulunuyor. 60 odalı bir tesisin inşaatı ise&lt;br /&gt;devam ediyor. Akdeniz'e olan yakınlığı dolayısıyla, sezonun kısa, kar&lt;br /&gt;miktarının az olduğu Saklıkent'te, daha ziyade Antalya'da konaklayıp,&lt;br /&gt;bir saatlik yolculukla bölgeye ulaşan günübirlik tatilciler kayak yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;BOZDAĞ - İZMİR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Adı çok bilinmeyen mütevazı bir kayak merkezi. Şehre mesafesi 110&lt;br /&gt;kilometre olduğu için özellikle İzmirlilerin tercih ettiği bir yer. Pistler&lt;br /&gt;2150 metreye kadar çıkıyor. Alp disiplinine meraklı olanlar için dağın&lt;br /&gt;kuzey yamaçları çok uygun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;KARTALKAYA - BOLU&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Köroğlu dağlarının üzerinde, Bolu yakınında bulunan Kartalkaya, hem&lt;br /&gt;Ankaralı, hem de İstanbullu kayak severlerin gözdesi. Dağda 11&lt;br /&gt;mekanik tesiste saatte 6000 kişi taşınıyor. Değişik zorluk&lt;br /&gt;derecelerindeki toplam 12 piste sahip olan Kartalkaya'da pistlerin&lt;br /&gt;uzunluğu 20 kilometrenin üzerinde. Pistler 1850-2250 metre&lt;br /&gt;yükseklikte bulunuyor.&lt;br /&gt;Uludağ'da gece yaşamı ön plandayken, burada doğa başrole&lt;br /&gt;soyunuyor. Toz kara sahip olduğu için kayakçılar tarafından özellikle&lt;br /&gt;tercih edilen Kartalkaya'da kayak ve snowboard hocasıyla kayak&lt;br /&gt;malzemeleri temin edilebiliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;DAVRAZ - ISPARTA&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gülün şehri Isparta'ya 26, havaalanına ise 58 kilometre mesafede&lt;br /&gt;bulunan Davraz'da biri özel, 5 yıldızlı, diğeri İl Özel İdaresi'nce işletilen&lt;br /&gt;iki konaklama tesisi hizmet veriyor. Kayak merkezine, Antalya'dan da&lt;br /&gt;iki saatlik yolculukla ulaşılabiliyor. Davraz Dağı'nda amatör ve&lt;br /&gt;profesyonel kayakçılar için altı kilometre uzunluğundaki pistlerde&lt;br /&gt;kayak yapma imkanı var.&lt;br /&gt;Kuzey disiplini, Alp disiplini, snowboard, dağcılık, botanik gözlemcilik&lt;br /&gt;ve trekking aktivitelerinin olduğu Davraz'da ikinci bir telesiyej kuruldu.&lt;br /&gt;Zirvenin 2.637 metrede olduğu Davraz Dağı'nda kayakçıları 1.950&lt;br /&gt;metreye taşıyan, 1.211 metre uzunluğundaki birinci telesiyeje ek olarak&lt;br /&gt;saatte 800 kişi kapasiteli 936 metre uzunluğunda yeni bir telesiyej&lt;br /&gt;daha yapıldı. Bu tesisle kayakçılar 2.350 metreye kadar çıkabiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;strong&gt;ILGAZ - KASTAMONU&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ilgaz, Uludağ gibi Milli Park içinde yer alan bir kayak merkezi, zirvesi&lt;br /&gt;ise 2850 metreye yükseliyor. Karakeçilik tepesinin altına kurulmuş olan&lt;br /&gt;kayak merkezi, şehre 40 kilometre mesafede bulunuyor. Bir teleskiyle&lt;br /&gt;bir telesiyejin bulunduğu tesislerde kayağa yeni başlayan çocuklar için&lt;br /&gt;babylift de var.&lt;br /&gt;Kayak pistlerinin 2000 metre yüksekliğe kadar çıktığı Ilgaz'da kar&lt;br /&gt;kalınlığı iki metreye ulaşabiliyor. Pistler yeni başlayanlar ve amatörler&lt;br /&gt;için ideal.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;PALANDÖKEN - ERZURUM&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Palandöken kayak merkezi dadaşların, cağ kebabının, Yakutiye ve&lt;br /&gt;Çifte Minareli medreselerin diyarında bulunuyor. 2007&lt;br /&gt;Üniversitelerarası Kış Olimpiyatlarını son anda Çin'e kaptıran&lt;br /&gt;Palandöken'deki zirve 3185 metrede. En uzunu 12 kilometre olmak&lt;br /&gt;üzere toplam 28 kilometre uzunluğunda, 30 pist var. Palandöken'in&lt;br /&gt;pistleri dünyanın en uzun ve en dik pistleri arasında yer alıyor.&lt;br /&gt;Avrupa'nın en iyi doğal kayak pistine sahip olduğu söyleniyor.&lt;br /&gt;Palandöken özellikle Rus ve Hollandalı turistlerin sık geldiği bir yer.&lt;br /&gt;Slalom ve büyük slalom için iki ayrı pistin olduğu dağda,&lt;br /&gt;kayakseverleri zirveye taşıyan dokuz mekanik tesis var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;SARIKAMIŞ -KARS&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Orhan Pamuk'un Kar isimli romanının fonunda yer alan ve eski adı Kari&lt;br /&gt;olan Kars'ta kışın durmadan kar yağar, şehir hep beyaz gelinliğiyle&lt;br /&gt;oturan taze gelin gibidir. Kars, Doğu Anadolu'nun diğer şehirlerine&lt;br /&gt;benzemez, bir batılı, aristokrat tarafı vardır. 1878'den, 1943'e kadar&lt;br /&gt;Ruslar'ın elinde kalan Kars ızgara şehir planlı sokakları o muhteşem taş&lt;br /&gt;binalarıyla asıl kışın caziptir.&lt;br /&gt;Kars'tan 55 kilometre uzaklıktaki Sarıkamış'ta kar artık zevk aracı&lt;br /&gt;olmuş, kayakların altında eziliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;hiç utanmadan &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.derggi.com"&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;derggi&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;'den çaldım&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(255,255,255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Language: Türkçe, Turkish&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag : eski, kayak, kar, kış, buz, spor, sporları&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-117072216654025310?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/117072216654025310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=117072216654025310&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/117072216654025310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/117072216654025310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/02/kar-size-gelmediyse-siz-ona-gidin.html' title='Kar size gelmediyse siz ona gidin...'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-117042745360338612</id><published>2007-02-02T16:42:00.000+02:00</published><updated>2007-02-02T16:44:14.473+02:00</updated><title type='text'>Avrupa Yakası </title><content type='html'>&lt;table xmlns="http://purl.org/atom/ns#" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;embed flashvars="" id="VideoPlayback" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-7432206225130314130&amp;amp;hl=en" style="width:400px; height:326px;" type="application/x-shockwave-flash"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr/&gt;&lt;tr&gt;&lt;td&gt;Avrupa Yakası 112 Bölüm - Burhan Altıntop - Makbule - Sacit - Tahsin Amca - Gaffur - Zeynep - Cem - Aslı - Yaprak - Kubilay - Tanrıverdi - Şesut - İfo Anne - Fatoş&lt;br /&gt;                &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-117042745360338612?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/117042745360338612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=117042745360338612&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/117042745360338612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/117042745360338612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/02/avrupa-yakas.html' title='Avrupa Yakası '/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-117037906844783140</id><published>2007-02-02T03:13:00.000+02:00</published><updated>2007-02-02T05:03:05.833+02:00</updated><title type='text'>Fotoblog - Turkiye</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/34.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/34.jpg" border="0" alt="Türk Bayrağı" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/16.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/16.jpg" border="0" alt="istanbul" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/35.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/35.jpg" border="0" alt="istanbul" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/18.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/18.jpg" border="0" alt="istanbul" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/5.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/5.jpg" border="0" alt="istanbul" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/8.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/8.jpg" border="0" alt="istanbul" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;&lt;br /&gt;Language: Photo&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag :  istanbul, bayrak, flag, Türkiye, turkey,herant dink canın cehenneme&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-117037906844783140?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/117037906844783140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=117037906844783140&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/117037906844783140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/117037906844783140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/02/fotoblog-turkiye.html' title='Fotoblog - Turkiye'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116947151352958112</id><published>2007-01-22T15:04:00.000+02:00</published><updated>2007-01-30T12:12:21.600+02:00</updated><title type='text'>Zekice Cevaplar..</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/1600/903784/26468_313.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/320/19730/26468_313.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;İngiliz garson Türk müsteriye:* &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;Çanakkale de çok askerimizi öldürdügünüz içinsizleri pek sevmeyiz, deyince.&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;bizimkinden gayet soguk kanli su cevabi almis:* orada ne isiniz vardi? &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;Lafi uzatanlara ne yapmak lazim diye farabi'yesormuslar, söyle demis:* uzun konusani kisa dinlemeli.&lt;br /&gt;&lt;a id="more-1105"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;materyalist ögretmen ögrencisine:* söyle bakalim allah nerede? eger bilirsen birportakal verecegim.ögrenci:* siz bana o'nun olmadigi yeri gösterin, ben size birbahçe dolusu portakal vereyim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;kadiköy camiinde vaaz vermekte olan o. demirci hocaya* hocam diye sormuslar. at nalini evimizin kapisinaasarsak ugur getirir mi?demirci hoca :* zannetmiyorum, diye cevap vermis. o nallardan heratta dört tane var amma, bütün gün kamçi yiyip duruyorlar… &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;mevlana, müridlerinden biriyle giderken, birkaçköpegin sarmas dolas uyuduklarini görür.müridi: güzel bir kardeslik örnegi der. keske insanlarda bunlardan ibret alsa.mevlana, tebessüm ederek karsilik verir.aralarina bir kemik ativer de gör kardesliklerini…. &lt;/div&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;amerikali is adami, çinliyle alay ederek sormus:* mezarlarina koydugunuz pirinçleri ölüleriniz nezaman yiyecek?çinli basini kaldirmadan cevap vermis:* sizin ölüleriniz koydugunuz çiçekleri kokladigi zaman…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;Ekşi Sözlük'te: &lt;/span&gt;&lt;a title="Ek$i Sözlük'ten bak" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=Zekice" target="_blank"&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;Zekice Cevaplar..&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;&lt;br /&gt;Technorati'de: &lt;/span&gt;&lt;a title="Technorati'den bak" href="http://www.technorati.com/search/Zekice%20Cevaplar.." target="_blank"&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;Zekice Cevaplar..&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;&lt;br /&gt;Google'da: &lt;/span&gt;&lt;a title="google'dan bak" href="http://www.google.com.tr/search?hl=tr&amp;q=Zekice" target="_blank"&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;Zekice Cevaplar..&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;&lt;br /&gt;Google Blog'da: &lt;/span&gt;&lt;a title="Google Blog search'den bak" href="http://blogsearch.google.com/blogsearch?q=Zekice" target="_blank"&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;Zekice Cevaplar..&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;&lt;br /&gt;Vikipedi'de: &lt;/span&gt;&lt;a title="Vikipedi'den bak" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Zekice%20Cevaplar.." target="_blank"&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;Zekice Cevaplar..&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=";font-family:courier new;font-size:78%;"  &gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);"&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Language: Turkish, Türkçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag : Cevap, Geyik, Komik, soz, zekice&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116947151352958112?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116947151352958112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116947151352958112&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116947151352958112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116947151352958112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/01/zekice-cevaplar.html' title='Zekice Cevaplar..'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116915730233241285</id><published>2007-01-18T23:49:00.000+02:00</published><updated>2007-01-18T23:55:02.386+02:00</updated><title type='text'>iki sevimli animasyon :)</title><content type='html'>&lt;object width="448" height="372"&gt;&lt;param name="movie" value="http://api.aniboom.com/embedded.swf?videoar=740" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="quality" value="high" /&gt;&lt;embed src="http://api.aniboom.com/embedded.swf?videoar=740" quality="high"  width="448"  height="372" allowscriptaccess="sameDomain" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="448" height="372"&gt;&lt;param name="movie" value="http://api.aniboom.com/embedded.swf?videoar=2626" /&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="sameDomain" /&gt;&lt;param name="quality" value="high" /&gt;&lt;embed src="http://api.aniboom.com/embedded.swf?videoar=2626" quality="high"  width="448"  height="372" allowscriptaccess="sameDomain" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;&lt;br /&gt;Language:English&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag : cartoon , 3d, animation, animasyon, çizgi film&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116915730233241285?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116915730233241285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116915730233241285&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116915730233241285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116915730233241285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/01/iki-sevimli-animasyon.html' title='iki sevimli animasyon :)'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116839556884716110</id><published>2007-01-10T04:15:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T04:19:28.850+02:00</updated><title type='text'>Youtube'da son bomba</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Kiev'e turla giden bir gruba rehberin verdiği nasihatlerin kaydedildiği filmde hemen her şey açık seçik konuşuluyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;Tecrübeli tur rehberi tamamı erkeklerden oluşan Türk turistleri gidilecek yer, yapılacak aktiviteler" hakkında bilgilendiriliyor. "Önce belden aşağısını anlatayım sonra sizi kültüre boğacağım" diyerek her türlü bilgiyi veren tur rehberi sözlerini, "Bu işi tür milliyetçiliğine yakışır biçimde halledeceğiz" diye noktalıyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/F44ALNDWrGU"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/F44ALNDWrGU" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;br /&gt;Language:Turkish, Türkçe&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag :  Kiev, Ukrayma, Sex, Seks, Tur, Gezi, Video, Youtube, Rehber&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116839556884716110?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116839556884716110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116839556884716110&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116839556884716110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116839556884716110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/01/youtubeda-son-bomba.html' title='Youtube&apos;da son bomba'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116839477096754580</id><published>2007-01-10T03:44:00.000+02:00</published><updated>2007-01-18T15:38:32.383+02:00</updated><title type='text'>Unfortunate Translations</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: times new roman;"&gt;It is important for companies to do adequate preparation and research before introducing a product into the international marketplace. How easily even "experts" can sometimes fall victim when their in-house marketing department is not fully aware of the local culture. As such, slogal translations can sometimes end up being a fiasco!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: times new roman;"&gt;My favorite is:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: times new roman;"&gt;    When American Airlines wanted to advertise its new leather first class seats in the Mexican market, it translated its "Fly In Leather" campaign literally, which meant "Fly Naked" (vuela en cuero) in Spanish. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt;and here is: Top 13 Worst Slogan Translations Ever:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/coke.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;1) The Coca-Cola name in China was first read as "Kekoukela", meaning "Bite the Wax Tadpole" or "Female Horse Stuffed with Wax", depending on the dialect. Coke then researched 40,000 characters to find a phonetic equivalent "kokoukole", translating into "Happiness in the Mouth."&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/gm.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;2) General Motors had a very famous fiasco in trying to market the Nova car in Central and South America. "No va" in Spanish means, "It Doesn't Go".&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/gotmilk.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;3) The Dairy Association's huge success with the campaign "Got Milk?" prompted them to expand advertising to Mexico. It was soon brought to their attention the Spanish translation read "Are You Lactating?"&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/pope.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;4) An American T-shirt maker in Miami printed shirts for the Spanish market which promoted the Pope's visit. Instead of "I saw the Pope" (el Papa), the shirts read "I Saw the Potato" (la papa).&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/aalogo.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;5) When American Airlines wanted to advertise its new leather first class seats in the Mexican market, it translated its "Fly In Leather" campaign literally, which meant "Fly Naked" (vuela en cuero) in Spanish.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/frankperduelogo.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;6) Frank Perdue's chicken slogan, "It takes a strong man to make a tender chicken," was translated into Spanish as "it takes an aroused man to make a chicken affectionate."&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/colgate.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;7) Colgate introduced a toothpaste in France called Cue, the name of a notorious porno magazine.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/Gerber_logo.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;8) When Gerber started selling baby food in Africa, they used the same packaging as in the US, with the smiling baby on the label. Later they learned that in Africa, companies routinely put pictures on the labels of what's inside, since many people can't read.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/Pepsi_Logo.gif" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;9) Pepsi's "Come Alive With the Pepsi Generation" translated into "Pepsi Brings Your Ancestors Back From the Grave" in Chinese.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/coors.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;10)  Coors put its slogan, "Turn It Loose," into Spanish, where it was read as "Suffer From Diarrhea."&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/clairlol.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;11) Clairol introduced the "Mist Stick," a curling iron, into Germany only to find out that "mist" is slang for manure. Not too many people had use for the "Manure Stick."&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/electrolux_logo.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;12)  Scandinavian vacuum manufacturer Electrolux used the following in an American campaign: "Nothing Sucks like an Electrolux."&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.moronlandmedia.com/special/worstslogans/new%20parker%20logo.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;13) When Parker Pen marketed a ball-point pen in Mexico, its ads were supposed to have read, "It won't leak in your pocket and embarrass you." The company thought that the word "embarazar" (to impregnate) meant to embarrass, so the ad read: "It won't leak in your pocket and make you pregnant."&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;Language: English&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;meta tag : Unfortunate Translations , Advertising, Reklam, Ad &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116839477096754580?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116839477096754580/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116839477096754580&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116839477096754580'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116839477096754580'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2007/01/unfortunate-translations.html' title='Unfortunate Translations'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116718454420073791</id><published>2006-12-27T03:45:00.000+02:00</published><updated>2006-12-27T03:56:12.853+02:00</updated><title type='text'>Cameron Diaz: ’Dinlenmek için seks yapın’</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 51, 0);font-family:times new roman;" &gt;5 yıl boyunca başarılı bir Elite modeli olan Cameron Diaz, 1994 yılının en iddialı mavi gözlü sarışını olarak görülmüştü. Başrolünde Jim Carrey'nin oynadığı " The Mask " ( 1994 )ile Hollywood'a ilk adımını atan Diaz, filmdeki seksi sarışın tiplemesiyle birçok erkeğin kalbinde taht kurdu. Bu filmin ardından oyunculuğunu sergileyebileceği bir film teklifi ile karşılaşma şansı bulamayan yetenekli yıldız, bir anlamda güzelliğinin kurbanı olarak sarışın aptal imajını silemedi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-family:times new roman;" &gt;Yıllardır ünlü şarkıcı Justin Timberlake ile beraber olan Diaz en iyi dinlenme yönteminin seks yapmak olduğunu söyledi. ‘Ah Mary Vah Mary’nin güzel yıldızı sözlerine şöyle devam etti: ‘Hayatın bütün sıkıntılarını seksle çözebilirsiniz. Bence her şeye çok iyi geliyor. Herkesin hayatının yüzde yüzlük bölümünü kaplamalı. Böylelikle çok daha mutlu olabiliriz. Kalp atışlarımın hızlanmasını seviyorum. Terlemek de hoşuma gidiyor. Kuşkusuz ki bunu yaşamanın en iyi yolu seks yapmak’.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Birkaç ay önce ‘Çok güzel bir cinsel hayatımız var. Evlenerek neden bunu mahvedelim ki?’ diyerek gündeme gelen Timberlake’in ardından Diaz’ın bu açıklaması da ses getireceğe benziyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:times new roman;"&gt;Yukarıda yazdıklarım geçen hafta milliyet.com.tr'de yayınlandı.Ben bu kadını çok sevmiyorum ama aşağıdaki CNBCE'de yaptığı hareket çok hoşuma gitti :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;embed src="http://www.metacafe.com/fplayer/257909/cameron_diaz_burp.swf" width="400" height="345" wmode="transparent"  pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br/&gt;&lt;font size="1"&gt;&lt;/font&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;meta tag : Cameron Diaz, Kameron Diyaz, Seks, Sex, Justin Timberlake, Castin Timberleyk&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116718454420073791?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116718454420073791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116718454420073791&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116718454420073791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116718454420073791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/12/cameron-diaz-dinlenmek-iin-seks-yapn.html' title='Cameron Diaz: ’Dinlenmek için seks yapın’'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116718347132958334</id><published>2006-12-27T03:31:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T03:32:01.406+02:00</updated><title type='text'>Firefox 3.0 çıktı !</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/1600/164657/always_use_protection.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/320/928335/always_use_protection.jpg" alt="Firefox 3" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;a style="font-weight: bold; font-family: times new roman; color: rgb(0, 0, 0);" href="http://ftp.mozilla.org/pub/mozilla.org/firefox/nightly/latest-trunk" target="_blank"&gt;Firefox 3.0a1 versiyonunu bilgisayarınıza indirmek için tıklayın!&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;meta tag : firefox, get firefox, indir, candom, Reklam&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116718347132958334?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116718347132958334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116718347132958334&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116718347132958334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116718347132958334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/12/firefox-30-kt.html' title='Firefox 3.0 çıktı !'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116656353241478954</id><published>2006-12-19T23:11:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T03:37:39.076+02:00</updated><title type='text'>Ayı Yogi, Scooby-Doo, Tom ve Jerriy 'nin yaratıcısi hayatını kaybetti</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/1600/833565/barbera.jpg" target=_blank&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/320/905723/barbera.jpg" border="0" alt="Joseph Barbera" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;7'den 70'e herkes tarafından sevilen Tom ve Jerry'nin yaratıcısı Joseph Barbera, Los Angeles'ta öldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tom ve Jerry", "Ayı Yogi", "Çakmaştaş ailesi" gibi sevilen çizgi filmlerin ve ünlü çizgi karakterlerin yaratıcılarından Joseph Barbera, 95 yaşında hayatını kaybetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Warner Bros'un sözcüsü Gary Miereanu, Joseph Barbera'nın, bugün eşiyle&lt;br /&gt;birlikte yaşadığı evinde, doğal nedenlerle öldüğünü açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/1600/581374/Barbera2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/320/593452/Barbera2.jpg" border="0" alt="Joseph Barbera" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Joseph Barbera ve 2001 yılında ölen ortağı William Hanna, ilk ünlü eserleri&lt;br /&gt;olarak "Tom ve Jerry" çizgi filmini yaratmışlardı. Hanna-Barbera ekibi, daha&lt;br /&gt;sonra "Taş Devri" (Çakmaştaşlar), "Ayı Yogi", "Jetgiller", "Scooby-Doo" gibi çok&lt;br /&gt;sevilen çizgi filmlere imza atmışlardı.&lt;br /&gt;&lt;br&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/1600/824122/TomandJerryTitleCard1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/320/696164/TomandJerryTitleCard1.jpg" border="0" alt="Tom ve Jerry" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/XQwJvuc1Auc"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/XQwJvuc1Auc" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);font-size:78%;" &gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;meta tag : cartoon, tom ve jerriy, Joseph Barbera, çocuk, youtube, çizgi film&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116656353241478954?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116656353241478954/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116656353241478954&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116656353241478954'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116656353241478954'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/12/ay-yogi-scooby-doo-tom-ve-jerriy-nin.html' title='Ayı Yogi, Scooby-Doo, Tom ve Jerriy &apos;nin yaratıcısi hayatını kaybetti'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116509658418560255</id><published>2006-12-02T23:42:00.000+02:00</published><updated>2007-01-10T03:39:51.503+02:00</updated><title type='text'>Natalie Imbruglia</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Natalie Jane Imbruglia (pronounced im-broo-lyah) (born February 4, 1975) is an Australian singer, songwriter, model and actress. Like Jason Donovan and Kylie Minogue, she also played a role in the soap Neighbours before venturing into a singing career. She is known in most parts of the world for her smash-hit, "Torn". She is married to Daniel Johns of Silverchair fame. To date she has sold more than 8.5 million albums around the world.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;&lt;strong&gt;Biography&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Born as second of the four daughters to an Italian father and an Australian mother, Imbruglia grew up on the Central Coast, north of Sydney. Imbruglia studied ballet as a child, hoping to make a career out of it. Later, she started auditioning for Australian TV commercials and appeared in spots for Coke and the popular Australian snack Twisties. By age 16, she left high school to start a career in acting. Eventually, she obtained the chance to play a regular role on the Australian soap opera, Neighbours at the age of 16 1/2. Neighbours has also launched the careers of many other successful Australian female artists such as Kylie Minogue, Holly Valance and Delta Goodrem. However, by the end of her second year, she left the show to move to London, immersing herself in the city's club scene.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;"&gt;There, she decided to try her hand at singing, something which she had never attempted before. Her effort paid off and she was signed to BMG Publishing. She came up with a demo of the song "Torn" which greatly impressed RCA Records and got her a record contract.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Music &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Natalie Imbruglia is one of the two most successful Australian-born female singers, along with Kylie Minogue. However, her chart performance in the UK has always been hit and miss. Natalie Imbruglia has received one MTV Awards for Best New Artist in 1998, and 3 constitutive nominations of Grammy Awards in 1999.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;From Rock on the Net: She is No. 11 single artist of the year of 1998, and No. 76 single artist in 2001.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Torn&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Her first internationally released single, was an Ednaswap cover, "Torn", instantly the single became one of the biggest hits of the 90s reaching number-two in the UK Singles Chart and number-one on airplay around the world, the single went on to sell over a million copies in the United Kingdom alone and more than 2.5 million copies worldwide.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;It was also released on the airwaves in the US, but not in buyable CD-format. There, it impressed radio audiences and stayed at the top spot of the Billboard Hot 100 Airplay for eleven weeks. Because it was not sold in physical CD single form, it did not get on the Billboard Hot 100 Singles chart, which did not count airplay-only singles at the time.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In October 1997, it broke the all time airplay record in the UK for being the most played (more than 2000 plays) for six consecutive weeks. It was, finally No. 1 for 11 weeks in the UK radio chart, a record that is being tied by only Simply Red's Fairground. It was No. 1 radio single in the USA from March to July 1998. It was knocked down to No. 2 by Alanis Morissette's "Uninvited". At the same week, she was spotted topless with her then boyfriend Lenny Kravitz in Santa Monica. Rick Dees from KIIS FM Rick Top 40 show made a joke of her by calling her a double topless.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rick Dees, in his Top 40 Chart show also declared Torn as the 'number one radio single of 1990s' in their 2000 Millennium Countdown show, broadcasted from KIIS-FM on News Years Eve.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Natalie appeared in a routine alongside David Armand spoofing her hit song Torn at the The Secret Policeman's Ball (2006)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Left of the Middle&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Her debut album Left of the Middle followed soon after. The second single released in the UK, after "Torn" was "Big Mistake." The song debuted at number-two. "Wishing I Was There" followed and it was less successful than her first two singles, reaching number 19. However, "Wishing I Was There" was a smash hit on the UK radio, peaked at No. 2 in summer 1998, and was a summer smash hit in the USA radio, peaked at No. 14 on the Top 40 Show. The final single from Left of the Middle was "Smoke", and the reception was much more divided compared to the other singles. It was a hit in the UK and made the top 5, while in Australia it just missed the top 40. Eventually, the album became a million-seller after charting well in many countries and entering the Top 10 in the US and UK. In 1999, she collaborated with Welsh singer Tom Jones and appeared on an INXS cover from his album Reload.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Left of the Middle was certified platinum by RIAA within 8 week release (May 1998) and was certified 2X platinum in November 1998.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;White Lilies Island&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Imbruglia’s next album, White Lilies Island, arrived in 2001. Named after one of her summer homes, the writing process took almost three years to complete. The album's first single, "That Day," was very different stylistically from her previous singles, and it did not reach the UK Top 10. The song, which some found reminiscent of Lisa Loeb's style, did not do well in her home country either. In the US, "Wrong Impression" was released as the first single and it enjoyed small success, charting in the Hot 100 Singles chart and the Adult Contemporary chart. The track was also released in the UK as a second single, and it did slightly better than That Day. "Beauty On The Fire", the final single, experienced minimal success and barely entered charts worldwide. In Australia it did not even make the top 50. "Beauty On The Fire," however, was one of the more critically-acclaimed tracks from White Lilies Island and is considered by fans to be her most underrated single. The album still managed to sell around a million copies but failed to repeat the widespread success of Left of the Middle. She got married in 2003 to her long-time boyfriend, Daniel Johns, the lead singer of Silverchair.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Counting Down the Days&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Imbruglia's third album was ready in November 2003. Natalie's record label refused to release it due to it being too rock and not radio-friendly. She was later given songs to record with Scandinavian pop producers, which she refused to do. Natalie and her record label parted ways at the beginning of 2004. Four months later she signed with a new label Brightside Recordings, which was formed by a former Innocent Records boss Hugh Goldsmith. Imbruglia started working on an album again. In April 2005, Imbruglia released her third studio album Counting Down the Days in the UK with "Shiver" as its first single. "Shiver" was a huge success, and it became her longest running single in the UK since "Torn." It topped UK airplay charts for several weeks, reaching eighth place in the UK charts. Still, the song’s acclaim and reception paid off and Counting Down The Days became her first album to reach the top spot on the album charts. The second single, the title track "Counting Down the Days", was released on July 25th but it did not have as much success in the singles chart as "Shiver." It managed to reignite interest in its parent album though, and also received a lot of airplay in the UK. Due to the single, the album managed to re-enter the top 40 in the official UK charts. Imbruglia also did a small European tour in late October and November to promote the album. It looks unlikely that a third single will be released from the album as she will soon be working on a small independent film in Australia. (The track "Perfectly" from the album received airplay in the UK following Counting Down the Days, but it was never released as a single.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Fourth album&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Natalie started working on her 4th album in 2006. As confirmed by both Imbruglia and her record label the album is due in early 2007. In a true Imbruglia style, it is expensively budgeted and is currently written in the UK, USA and Australia. Gary Clark, Daniel Johns, Crispin Hunt and Dan Wilson are confirmed co-writers for the album.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Other recordings&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;In 1999 Natalie released the single "Identify," considered by many fans to be among her best recordings despite its relative obscurity. Written by Billy Corgan of Smashing Pumpkins fame, the dark, brooding song — an artistic departure for Natalie —appeared only on a CD single and on the soundtrack for the movie Stigmata.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;TV and movie&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;L'Oreal&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Imbruglia became a spokesperson for L'Oreal after the release of White Lilies Island. Even till today, she remains as a model for many cosmetic products by L'Oreal, particularly mascaras and skincare products. Her advertisements have appeared frequently in newspapers, magazines and television all over the world, ranging from places like Italy to Malaysia and from The Netherlands to the UK.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Johnny English&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;She made her big screen debut as an actress in the British comedy, Johnny English. Starring alongside Rowan Atkinson, she played a supporting role as Lorna Campbell. The movie also featured another musical talent, Bond, in a cameo appearance. Internationally, the movie did well despite negative reviews from critics.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Elise &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Since 2004, Imbruglia has been preparing for the lead role of Elise Silverton in the Australian independent film Elise. The film is based on a Georgia Blain's novel Closed for Winter. Elise is directed by James Bogle. Shooting begins in August 2006 in Adelaide, Australia.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Personal Causes&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Natalie has campaigned to end poverty and to bring attention to the disease known as fistula, defined as an abnormal connection or passageway between organs or vessels that normally do not connect. She appeared in a sketch at the Secret Policeman's Ball for Amnesty International on the 31st of October 2006.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;By wiki&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;hr /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://music.musictnt.com/media_player/?aid=5322&amp;inumber=1&amp;amp;q=lo"&gt;Listen to this album :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artist: Natalie Imbruglia&lt;br /&gt;Album: Left of the Middle&lt;br /&gt;Song: Torn&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I thought I saw a man brought to life&lt;br /&gt;He was warm&lt;br /&gt;He came around like he was dignified&lt;br /&gt;He showed me what it was to cry&lt;br /&gt;Well you couldn't be that man I adored&lt;br /&gt;You don't seem to know&lt;br /&gt;Seem to care what your heart is for&lt;br /&gt;But I don't know him anymore&lt;br /&gt;There's nothing where he used to lie&lt;br /&gt;My conversation has run dry&lt;br /&gt;That's what's going on&lt;br /&gt;Nothing's fine I'm torn&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'm all out of faith&lt;br /&gt;This is how I feel&lt;br /&gt;I'm cold and I am shamed&lt;br /&gt;Lying naked on the floor&lt;br /&gt;Illusion never changed&lt;br /&gt;Into something real&lt;br /&gt;I'm wide awake&lt;br /&gt;And I can see&lt;br /&gt;The perfect sky is torn&lt;br /&gt;You're a little late&lt;br /&gt;I'm already torn&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So I guess the fortune teller's right&lt;br /&gt;Should have seen just what was there&lt;br /&gt;And not some holy light&lt;br /&gt;Which crawled beneath my veins&lt;br /&gt;And now I don't care&lt;br /&gt;I had no luck&lt;br /&gt;I don't miss it all that much&lt;br /&gt;There's just so many things&lt;br /&gt;That I can touch I'm torn&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'm all out of faith&lt;br /&gt;This is how I feel&lt;br /&gt;I'm cold and I am shamed&lt;br /&gt;Lying naked on the floor&lt;br /&gt;Illusion never changed&lt;br /&gt;Into something real&lt;br /&gt;I'm wide awake&lt;br /&gt;And I can see&lt;br /&gt;The perfect sky is torn&lt;br /&gt;You're a little late&lt;br /&gt;I'm already torn&lt;br /&gt;Torn&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;There's nothing where he used to lie&lt;br /&gt;My inspiration has run dry&lt;br /&gt;That's what's going on&lt;br /&gt;Nothing's right I'm torn&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'm all out of faith&lt;br /&gt;This is how I feel&lt;br /&gt;I'm cold and I am shamed&lt;br /&gt;Lying naked on the floor&lt;br /&gt;Illusion never changed&lt;br /&gt;Into something real&lt;br /&gt;I'm wide awake&lt;br /&gt;And I can see&lt;br /&gt;The perfect sky is torn&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'm all out of faith&lt;br /&gt;This is how I feel&lt;br /&gt;I'm cold and I'm ashamed&lt;br /&gt;Bound and broken on the floor&lt;br /&gt;You're a little late&lt;br /&gt;I'm already torn&lt;br /&gt;Torn..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/9Ga5iygfjhs"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/9Ga5iygfjhs" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116509658418560255?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116509658418560255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116509658418560255&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116509658418560255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116509658418560255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/12/natalie-imbruglia.html' title='Natalie Imbruglia'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116501446879018704</id><published>2006-12-02T01:06:00.000+02:00</published><updated>2006-12-02T01:14:42.196+02:00</updated><title type='text'>I love my Ziki</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.ziki.com"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/400/429881/zikiii.jpg" alt="I love ziki" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;I love Ziki&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116501446879018704?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116501446879018704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116501446879018704&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116501446879018704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116501446879018704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/12/i-love-my-ziki.html' title='I love my Ziki'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116497254980927504</id><published>2006-12-01T13:19:00.000+02:00</published><updated>2006-12-01T13:34:01.440+02:00</updated><title type='text'>SMS lngwij</title><content type='html'>"txt" redirects here. For the filename extension, see .txt. Also, for the messaging standard see Short Message Service.&lt;br /&gt;SMS language (also known as chatspeak, txt, txtspk, texting language or txt talk) is the English language slang used in mobile phone SMS. It is an abbreviated form of English derived from rebus, a writing system popular with Benjamin Franklin.It is similar to leet and AOL speak. With predictive text input increasingly being used, it is becoming less common.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;It evolved from the shorthand used in Internet chatrooms to accommodate the small number of characters allowed (early SMS permitted only 160 characters), and as a convenient language for the small keyboards on mobile phones.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The objective of txt is to use the least the number of characters needed to put across a comprehensible message. Therefore, punctuation and grammar are largely ignored.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;txt devices&lt;/strong&gt; &lt;hr /&gt;&lt;br /&gt;Single letters can replace words. For instance:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;be becomes b&lt;br /&gt;see becomes c&lt;br /&gt;are becomes r&lt;br /&gt;you becomes u&lt;br /&gt;why becomes y&lt;br /&gt;Single digits can replace words. For instance:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ate or eight becomes 8&lt;br /&gt;for or four becomes 4&lt;br /&gt;to or too become 2&lt;br /&gt;Individual syllables can be replaced with a single letter or digit. For instance:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ate becomes 8, so:&lt;br /&gt;activate becomes activ8&lt;br /&gt;great becomes gr8&lt;br /&gt;mate becomes m8&lt;br /&gt;later becomes l8r&lt;br /&gt;plate becomes pl8&lt;br /&gt;be becomes b&lt;br /&gt;for or Fore becomes 4, so:&lt;br /&gt;before becomes (combining both of the above) b4&lt;br /&gt;therefore becomes there4&lt;br /&gt;More miscellaneous adaptations of characters include:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ss being replaced with $&lt;br /&gt;oo being replaced with %&lt;br /&gt;Combinations of the above can be used to shorten single or multiple words. For instance:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;your and you are both become ur&lt;br /&gt;Other transcriptions of slang or dialect terms can be used if shorter than the original words, as in cos (which has fewer letters than because.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vowels are removed from a word such that the sequence of consonants remain and the word is still recognisable.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;For instance, between becomes btwn.&lt;br /&gt;Whole words may be omitted, especially articles.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'orr' can be replaced with the abbreviation 'oz'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hence Sorry becomes Soz, and Tomorrow becomes Tomoz (which can be further abbreviated to 2moz.)&lt;br /&gt;'Sorry I forgot to phone you. I will see you tomorrow' becomes soz i 4gt 2 fon u.i c u 2moz&lt;br /&gt;Punctuation is limited: only full-stops and exclamation marks are ever used in general. After a full stop, a space and capital letter is often omitted.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Some abbreviations used have "/" to signify abridgement, such as "w/" for "with", and "s/t" for "something".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Examples&lt;/strong&gt; &lt;hr /&gt;&lt;br /&gt;Combining the above "techniques" can shorten whole sentences. Examples are as follows:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Short messages can be made shorter still.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Are you going to the pub tonight? becomes ru goin pub 2nyt&lt;br /&gt;Longer messages may also be considerably shortened. A typical text message might read:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hi m8 u k?-sry i 4gt 2 cal u lst nyt-y dnt we go c film 2moz (60 characters)&lt;br /&gt;Into standard English, it is translated as follows:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hi mate. Are you okay? I am sorry that I forgot to call you last night. Why don't we go and see a film tomorrow? (120 characters)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;External links&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.transl8it.com/" target="_blank"&gt;transl8it&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.netlingo.com/" target="_blank"&gt;Netlingo&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116497254980927504?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116497254980927504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116497254980927504&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116497254980927504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116497254980927504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/12/sms-lngwij.html' title='SMS lngwij'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116493483732875944</id><published>2006-12-01T02:51:00.000+02:00</published><updated>2006-12-01T03:00:37.333+02:00</updated><title type='text'>Roze</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/1600/234596/serap.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/320/103355/serap.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: verdana;"&gt;Şarap tutkunları kırmızı veya beyaz arasında genellikle kesin bir seçim yaparlar ve her özelliğiyle arada kalan roze akla gelmez bile. Oysa roze, soğutularak içmek için&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: verdana;"&gt;idealdir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: verdana;"&gt;Hangi ortamda hangi şarabın içileceğini en iyi bilen Fransızlar, Akdeniz'de bizim Antalya'mızın karşılığı olan Nice, Cannes ve civarında yaz aylarında pembe şarap içmeyi yıllar öncesinden beri moda haline getirmişlerdi. Oysa çok uzun zamandır rozeler bizde gözden düşmüş, adı anılmaz olmuştu. Bir iki üretici dışında şarap firmaları iyi bir roze şarap yapmak için çaba göstermiyor, piyasası olmadığı için de ithalatçılar roze şarapları ürün kataloglarına alma girişiminde bulunmuyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: verdana;"&gt;Sadece bizde değil, Portekiz, Güney Fransa, Kaliforniya dışında hemen her yerde rozeler giderek marjinal bir konuma itilmişti.Kuşkusuz bunda en büyük etken,önce sağlık rüzgârını arkasına alan, ondan sonra da bütün dünyada moda haline gelen kırmızı şarapların önlenemez yükselişi. Beyaz şaraplardan vazgeçemeyen müzmin beyaz şarap tutkunları kendi tercihlerini sürdürmeye gayret ediyorlar. Rozeler ise iki arada bir derede kalıyor ve pek çok ülkede itilip kakılıyor. İtalya'nın Toskana bölgesinden Montenidoli şarap firmasının broşüründe yer alan tanım, pembe şarapların konumunu çok iyi yansıtıyor. "Aslına bakılırsa, ne beyazdır, ne de kırmızı. Ama              beyazdan da rol çalar, kırmızıdan da.." deniyor broşürde. Yani şarap dünyasının bir tür devekuşu o; ne deve, ne de kuş... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116493483732875944?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116493483732875944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116493483732875944&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116493483732875944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116493483732875944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/12/roze.html' title='Roze'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116493407207568836</id><published>2006-12-01T02:38:00.000+02:00</published><updated>2006-12-01T02:47:52.123+02:00</updated><title type='text'>Christian  ne dior?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/1600/611235/cristiandior.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/320/723835/cristiandior.jpg" alt="SmyrnA Blog : Christian Dior" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;Christian Dior'un 2006-07 koleksiyonunda kadife kumaş&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;kadar denim de kullanılmış. Seksi ve çarpıcı şehir kadını&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;için tasarlanan koleksiyonun en iddialı parçalarını ise&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;vizon paltolar oluşturuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;Doku: Siyah deri, beyaz denim, kadife, koyun derisi ve&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;vizon.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;Renk: Gece mavisi, kırmızı, açık gri ve bej.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;Öne çıkan parçalar: Vizon paltolar, yün taytlar,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;trençkotlar ve uzun elbiseler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);font-size:78%;" &gt;Bu bir Christian Dior Reklamıdır.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116493407207568836?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116493407207568836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116493407207568836&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116493407207568836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116493407207568836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/12/christian-ne-dior.html' title='Christian  ne dior?'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116493322827583786</id><published>2006-12-01T02:31:00.000+02:00</published><updated>2006-12-01T02:33:48.303+02:00</updated><title type='text'>SmyrnA</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/1600/930164/smyrna-j.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/x/blogger/4130/607/320/405731/smyrna-j.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116493322827583786?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116493322827583786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116493322827583786&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116493322827583786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116493322827583786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/12/smyrna.html' title='SmyrnA'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116431225521322489</id><published>2006-11-23T21:57:00.000+02:00</published><updated>2006-11-23T22:05:37.703+02:00</updated><title type='text'>Don't Bother</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;color:#ff0000;"&gt;Song: Don't Bother&lt;br /&gt;Album: Oral Fixation Vol. 2&lt;br /&gt;Artist: Shakira&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://music.musictnt.com/media_player/?aid=1101&amp;inumber=1&amp;amp;q=hi" target="_blank"&gt;Click Here To Listen&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;(Can't you listen?Do you have problems?Press ALT+F4 and  contact your doctor)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;She's got the kind of look that defies gravity&lt;br /&gt;She's the greatest cook, and she's fat free&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;She's been to private school and she speaks perfect french,&lt;br /&gt;She's got the perfect friends,&lt;br /&gt;Oh isn't she cool?&lt;br /&gt;She practises tai-chi, she'd never lose her nerve,&lt;br /&gt;She's more then you deserve!&lt;br /&gt;She's just far better then me...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hey hey!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So don't bother I won't die of deception&lt;br /&gt;Promise you won't ever see me cry,&lt;br /&gt;Don't feel sorry.&lt;br /&gt;And don't bother I'll be fine,&lt;br /&gt;But she's waiting.&lt;br /&gt;The ring you gave to her will lose its shine,&lt;br /&gt;So don't bother&lt;br /&gt;Be unkind.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'm sure she doesn't know how to touch you like I would,&lt;br /&gt;I beat her at that one good,&lt;br /&gt;Don't you think so?&lt;br /&gt;She's almost six feet tall, she must think I'm a freak,&lt;br /&gt;I'm really a cat you see,&lt;br /&gt;And it's not my last life at all.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hey hey!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So don't bother I won't die of deception,&lt;br /&gt;I promise you won't ever see me cry,&lt;br /&gt;Don't feel sorry.&lt;br /&gt;Don't bother I'll be fine, but she's waiting,&lt;br /&gt;The ring you gave to her will lose its shine,&lt;br /&gt;So don't bother be unkind!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;For you I'd give up all I own and move to a communist country&lt;br /&gt;If you came with me of course,&lt;br /&gt;And I'd file my nails, so they don't hurt you,&lt;br /&gt;Lose those pounds,&lt;br /&gt;Learn about football,&lt;br /&gt;If it made you stay, but you won't,&lt;br /&gt;But you won't&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So don't bother I'll be fine, I'll be fine, I'll be fine, I'll be fine!&lt;br /&gt;Promise you won't ever see me cry...&lt;br /&gt;And after all I'm glad that I'm not your type,&lt;br /&gt;Promise you won't ever see me cry!&lt;br /&gt;So don't bother, I'll be fine, Ill be fine, I'll be fine, I'll be fine,&lt;br /&gt;Promise you won't ever see me cry...&lt;br /&gt;And after all I'm glad that I'm not your type, not your type, not your type, nor your type!&lt;br /&gt;Promise you won't ever see me cry...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:courier new;font-size:85%;"&gt;Direct link :&lt;br /&gt;http://music.musictnt.com/media_player/?aid=1101&amp;inumber=1&amp;amp;q=hi&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116431225521322489?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116431225521322489/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116431225521322489&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116431225521322489'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116431225521322489'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/11/dont-bother.html' title='Don&apos;t Bother'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116195401414119512</id><published>2006-10-27T15:55:00.000+03:00</published><updated>2006-10-27T16:00:14.143+03:00</updated><title type='text'>Avrupa Yakası</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/o_zLF8sXZRw"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/o_zLF8sXZRw" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116195401414119512?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116195401414119512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116195401414119512&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116195401414119512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116195401414119512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/avrupa-yakas.html' title='Avrupa Yakası'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115416916604518536</id><published>2006-10-25T13:32:00.000+03:00</published><updated>2006-10-25T13:47:11.253+03:00</updated><title type='text'>Erkek Çevirileri</title><content type='html'>&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;BEN BALIĞA&lt;br /&gt;ÇIKIYORUM:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;Ben, elimde bir çubukla bütün gün sandalda oturacagim,&lt;br /&gt;kusana kadar içicegim ve denizde yüzen baliklari izliyecegim &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;BU ERKEKLERI ILGILENDIREN BIRSEY: Bunun bilinen bir mantikli açiklamasi yok, bosuna ugrasma, hiçbir mantik kalibina sokamazsin. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;YEMEGE YARDIM EDEYIM MI?: Yemek neden hala masaya gelmedi? &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;EVET TATLIM... HAKLISIN SEVGILIM: Çevirisi yok.. Onlar bu sözleri periodik olarak söylemeleri için sartlandirilmistir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;ELBETTE SENI DINLIYORDUM TATLIM; SADECE AKLIMDA BIR SÜRÜ KARMASIK IS VAR: Su&lt;br /&gt;karsidaki kizil bombanin içinde sütyen var mi, yok mu kafam ona takildi da! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;SEVGILIM BIRAZ ARA VER, SABAHTAN BERI EVI TEMIZLEYECEGIM DIYE HELAK OLDUN: Su&lt;br /&gt;elektrikli süpürgeyi artik sustursan iyi olacak, filmin içine ettin!! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;HMMM... EVET ÇOK ILGINÇ HAYATIM: Sen hala konusuyor musun? &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;SENI DÜSÜNÜYORDUM VE SANA BU GÜLLERI GETIRDIM CANIM: Kösebasinda gülleri satan kiz tam bir afetti. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;ENDISELENME TATLIM, ALT TARAFI KÜÇÜK BIR KESIK: Aslinda tam damari kestim ama&lt;br /&gt;geberecegimi bilsem, canimin ne kadar acidigini itiraf etmeyecegim. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;HEY BUNUN IÇIN NEDENLERIM VAR: En kisa zamanda iyi bir tane bulsam iyi olucak &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;TABII KI SENI DUYDUM TATLIM: Ne söyledigin hakkinda hiçbir fikrim yok ve umarim&lt;br /&gt;dinliyormus gibi yaptigimi anlayinca, 3 saat bagirip çagirmazsin&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;BILIYORSUN&lt;br /&gt;GÜZELIM, BEN BASKASINI SEVEMEM: Senin çigliklarina bile zar zor alistim ve daha kötüsüyle karsilasma riskini göze alamam. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p style="margin: 0px;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);font-size:130%;" &gt;MUHTESEM&lt;br /&gt;GÖRÜNÜYORSUN: Tanrim ne olur bu denedigin son elbise olsun yoksa kalp krizi geçiricegim.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115416916604518536?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115416916604518536/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115416916604518536&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115416916604518536'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115416916604518536'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/erkek-evirileri.html' title='Erkek Çevirileri'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116170892868409401</id><published>2006-10-24T19:53:00.000+03:00</published><updated>2006-10-24T19:55:28.713+03:00</updated><title type='text'>FİDEL CASTRO İSTANBULLU MU?</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;            Fidel Castro ve küçük ada Küba'nın Türkiye'de bu kadar sevilmesinin nedeni anlaşıldı. Meğerse Fidel Castro'nun dedesi bu topraklarda doğmuş, büyümüş. Evet, yanlış duymadınız. Castro'nun evlilik dışı tek çocuğu olan ve 1993 yılında Küba'dan ayrılarak İspanya ve ABD'de yaşamaya başlayan Alina Fernandez'in anı kitabı Castro'nun hemşerimiz olduğunu gösteriyor. Meğer Castro'nun dedesi Francisco Ruz, bir Osmanlı vatandaşı olarak başladığı hayatını Küba'da sürdürmüş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;          Şu sıralar Küba'ya karşı faaliyetleriyle gündemde olan Fernandez, 1999'da yazdığı 'Castro's Daughter An Exile's Memoir of Cuba' adlı kitabı ailesinin soyağacı şemasıyla başlıyor. Soyağacında Fidel Castro'nun annesinin babasının adının Francisco Ruz olduğu ve Türkiye'den geldiği yazıyor.&lt;br /&gt;      Kitabın ilk bölümünde ise Fernandez, anne ve babasının köklerini açıklamaya çalışıyor. Kitabın birinci sayfasında Castro'nun dedesinin İstanbullu Yahudi bir aileye ait olduğu, ailesinin Yahudilikten döndüğü ve soyadını Ruz'a kısalttığı bilgisi var. Yine birinci sayfada yazar, annesinin İngiltere'den gelen dedesi Herbert Acton Clews, Castro'nın babası İspanya'dan gelen Angel Castro ve İstanbul'dan gelen dedesi Franscisco Ruz için uzak bir dünyaya gitmeyi göze alan, kendi kökleri pek umurlarında olmayan, maço maceraperestler olduğunu yazıyor. Yazar, ikinci safyada ise Küba'daki koloni savaşları kapsamında karşılaştığı beklenmedik olaylar karşısında Kastilyalı Francisco ismini edindiğini belirtiyor. Francisco Ruz Küba'da Domingo adlı Kübalı kadınla evlenmiş ve üç tane kızı olmuş. Fidel Castro, işte bu kızlardan Lina ile Angel Castro'nun evliliğinden doğan çocuklardan biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz Türkiye Yahudilerinin tarihi konusunda uzman bir isim olan Rıfat Bali, bilginin tutarlı olduğunu söyledi. Bali: "Bu bilginin doğru olup olmadığını bilemeyiz ancak 1800'lerin sonu ve 1900'lerin başında Küba'ya giden birçok Türk Yahudisi olduğunu biliyoruz. Nedeniyse Küba'da İspanyolca konuşulması ve oradan Kuzey Amerika'ya geçme ihtimalinin olması. Hâlâ da orada birçok Türkiye Yahudisi kökenli insanlar bulunuyor." Görüştüğümüz Küba'nın Türkiye Büyükelçisi Ernesto Abascal, Castro'nun dedesinin Türkiye Yahudisi olduğu iddiasını ilk kez duyduğunu ve o yüzden de konuyla ilgili bir yorum yapamayacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116170892868409401?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116170892868409401/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116170892868409401&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116170892868409401'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116170892868409401'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/fidel-castro-istanbullu-mu.html' title='FİDEL CASTRO İSTANBULLU MU?'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116138570022702487</id><published>2006-10-21T01:53:00.000+03:00</published><updated>2006-10-21T02:12:38.986+03:00</updated><title type='text'>Ömer Hayyam Rubaileri</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/Minatur.1.jpg"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="navid tabrizi:Miniatur" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/Minatur.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;Ey özünün sırlarına akıl ermeyen;&lt;br /&gt;Suçumuza, duamıza önem vermeyen;&lt;br /&gt;Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;&lt;br /&gt;Umudumu rahmetine bağlamışım ben.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;Büyükse de isyanım, kötülüklerim,&lt;br /&gt;Yüce Allah’dan umut kesmiş değilim;&lt;br /&gt;Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın&lt;br /&gt;Rahmete kavuşur elbet kemiklerim.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;Allah’ım bir geçim kapısı açıver bana;&lt;br /&gt;Kimseye minnetsiz yaşamak yeter bana;&lt;br /&gt;Şarap içir, öyle kendimden geçir ki beni&lt;br /&gt;Haberim olmasın gelen dertten başıma.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#333300;"&gt;Rahmetin var, günah işlemekten korkmam;&lt;br /&gt;Azığım senden, yolda çaresiz kalmam;&lt;br /&gt;Mahşerde lutfunla ak pak olursa yüzüm&lt;br /&gt;Defterim kara yazılmış olsun, aldırmam.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;Derde gama yatkın yüreğime acı;&lt;br /&gt;Bu tutsak cana, garip gönlüme acı;&lt;br /&gt;Bağışla meyhaneye giden ayağımı,&lt;br /&gt;Kızıl kadehi tutan elime acı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Akıl bu kadehi övdükçe över;&lt;br /&gt;Alnından sevgiyle öptükçe öper;&lt;br /&gt;Zaman Usta’ysa bu canım nesneyi&lt;br /&gt;Hem yapar hem kırıp bin parça eder.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?&lt;br /&gt;Sana düşer azapların, tövbelerin beteri.&lt;br /&gt;Alçakları besler, yoksulları ezer durursun:&lt;br /&gt;Ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Her sabah yeni bir gün doğarken,&lt;br /&gt;Bir gün de eksilir ömürden;&lt;br /&gt;Her şafak bir hırsız gibidir&lt;br /&gt;Elinde bir fenerle gelen.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;&lt;br /&gt;Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;&lt;br /&gt;Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,&lt;br /&gt;Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Yaşamanın sırlarını bileydin&lt;br /&gt;Ölümün sırlarını da çözerdin;&lt;br /&gt;Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:&lt;br /&gt;Yarın, akılsız, neyi bileceksin?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;İçin temiz olmadıksan sonra&lt;br /&gt;Hacı hoca olmuşsun, kaç para!&lt;br /&gt;Hırka, tespih, post, seccade güzel;&lt;br /&gt;Ama Tanrı kanar mı bunlara?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663333;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://blog.wolkanca.com/omer-hayyam-rubaileri/#more-884"&gt;&lt;span style="font-size:78%;color:#663333;"&gt;buradan devam edin...&lt;/span&gt; &lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116138570022702487?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116138570022702487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116138570022702487&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116138570022702487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116138570022702487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/mer-hayyam-rubaileri.html' title='Ömer Hayyam Rubaileri'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116129276260441164</id><published>2006-10-20T00:08:00.000+03:00</published><updated>2006-10-20T00:19:22.646+03:00</updated><title type='text'>Larry Ellison (Oracle) at Yale !!</title><content type='html'>Lawrence Joseph Ellison (born August 17, 1944) is the co-founder and CEO of Oracle Corporation, a major database software company.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lawrence Joseph Ellison: Oracle biigisayar ve yazılımlarının sahibi olan Ellison,  Servetinin toplamı ise 19.5 milyar dolar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;Larry Ellison'un yale üniversitesinde yaptığı&lt;br /&gt;Mezuniyet konuşması :&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;"Yale Üniversitesi mezunları, daha önce böyle&lt;br /&gt;bir giriş görmediğiniz için&lt;br /&gt;özür dilerim ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum.&lt;br /&gt;Lütfen, etrafınıza iyi bir bakın.&lt;br /&gt;Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın. Sonra&lt;br /&gt;sağınızdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın.&lt;br /&gt;Ve şimdi şunu aklınıza koyun:&lt;br /&gt;Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz&lt;br /&gt;yıl sonra, solunuzdaki kişi&lt;br /&gt;hiçbir şeyi başaramamış olacak. Sağınızdaki kişi&lt;br /&gt;de aslında hiçbir şey başaramamış olacak.&lt;br /&gt;Ve siz, ortadaki? Ne bekliyorsunuz? Siz de&lt;br /&gt;başaramayacaksınız.&lt;br /&gt;Başaramayacaksınız.&lt;br /&gt;Aslında bugün şöyle bir etrafıma baktığımda&lt;br /&gt;parlak gelecek için yüzlerce&lt;br /&gt;umut ışığı göremiyorum. Yüzlerce değişik&lt;br /&gt;endüstride liderliği&lt;br /&gt;ele alacak kişiler de göremiyorum. Görebildiğim&lt;br /&gt;tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey olmayacak yüzlerce&lt;br /&gt;insan. O kadar. Sinirlendiniz. Bu anlaşılabilir bir şey.&lt;br /&gt;Ben, Lawrence 'Larry' Ellison üniversite terk,&lt;br /&gt;kim oluyorum ve bu yetkiyi&lt;br /&gt;nerden alıyorum ki, ülkenin en prestijli&lt;br /&gt;yükseköğrenim kurumunun bu yılki&lt;br /&gt;mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum?&lt;br /&gt;Bu yetkiyi nereden aldığımı söyleyeyim:&lt;br /&gt;Çünkü ben, Lawrence 'Larry' Ellison, üniversite&lt;br /&gt;terk ve dünyanın en zengin&lt;br /&gt;ikinci adamıyım. Siz değilsiniz.&lt;br /&gt;Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve&lt;br /&gt;dünyanın -şimdilik- en zengin adamı. Siz değilsiniz.&lt;br /&gt;Çünkü Paul Allen, o da üniversite terk ve&lt;br /&gt;dünyanın en zengin üçüncü adamı.&lt;br /&gt;Siz değilsiniz.&lt;br /&gt;Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o&lt;br /&gt;listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor, o da üniversite terk. Ve&lt;br /&gt;siz o listede hâlâ yoksunuz.&lt;br /&gt;Hımmm... Şimdi çok kızdınız. Bu da anlaşılabilir.&lt;br /&gt;O halde biraz da egolarınızı okşamama izin verin.&lt;br /&gt;Pek çoğunuz burada dört ya da beş yıl eğitim&lt;br /&gt;gördünüz. Önünüzdeki yıllar&lt;br /&gt;için epey iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken pek çok&lt;br /&gt;şeyi öğrendiniz. İyi çalışma alışkanlıkları&lt;br /&gt;edindiniz. Burada size o&lt;br /&gt;önünüzdeki yıllar boyunca yardımcı olacak bir&lt;br /&gt;sürü insan tanıdınız, onlarla&lt;br /&gt;bağlantı kurdunuz. Ve hayat boyunca yanınızdan&lt;br /&gt;ayrılmayacak bir kelimeyle&lt;br /&gt;güçlü bir ilişkiniz oldu burada:&lt;br /&gt;Terapi.&lt;br /&gt;Bunların hepsi güzel şeyler. Ama gerçekte, o&lt;br /&gt;kurduğunuz arkadaşlık&lt;br /&gt;bağlantılarına fena halde ihtiyacınız olacak. O&lt;br /&gt;çalışma alışkanlığına ve&lt;br /&gt;'terapi'ye de ihtiyaç duyacaksınız hayat boyu.&lt;br /&gt;İhtiyacınız olacak, çünkü&lt;br /&gt;üniversiteyi terk etmediniz. Dolayısıyla asla&lt;br /&gt;dünyanın en zengin insanları&lt;br /&gt;arasına katılamayacaksınız. Elbette, belki de&lt;br /&gt;listeye 10 ya da 11. sıradan,&lt;br /&gt;Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gibi,&lt;br /&gt;girebilirsiniz. Ama herhalde onun&lt;br /&gt;kimin için çalıştığını söylememe gerek yok,&lt;br /&gt;değil mi? Sadece kayda geçsin&lt;br /&gt;diye söylüyorum, o da zaten master sınıfından&lt;br /&gt;terk. Biraz geç kalmış anlayacağınız.&lt;br /&gt;Son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu&lt;br /&gt;konuşmadan sonra çoğunuz&lt;br /&gt;kendi kendinize soruyorsunuz: 'Yapabileceğim bir&lt;br /&gt;şey var mı? Bir umudum var mı?'&lt;br /&gt;Maalesef hayır. Çok geç kaldınız. İçinize çok&lt;br /&gt;şey dolduruldu, siz onlara&lt;br /&gt;bakıp çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık 19&lt;br /&gt;yaşında değilsiniz.&lt;br /&gt;Eveeet, şimdi gerçekten çok kızdınız. Bu&lt;br /&gt;anlaşılabilir bir şey. Belki de&lt;br /&gt;şu an, size bir umut ışığı vermenin, bir çıkış yolu&lt;br /&gt;göstermenin tam zamanıdır.&lt;br /&gt;Hayır, 2000 mezunları size değil. Siz&lt;br /&gt;kaybettiniz. Sizi, yılda 200 bin&lt;br /&gt;dolarlık komik maaş çeklerinizle baş başa&lt;br /&gt;bırakıyorum. Üstelik o maaş&lt;br /&gt;çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu&lt;br /&gt;terk etmiş birinin imzası olacağını söyleyerek.&lt;br /&gt;Öğütlerim size değil daha alt sınıfta okuyanlara.&lt;br /&gt;Size söylüyorum: Hemen ayrılın. Daha güçlü söyleyemem:&lt;br /&gt;Ayrılın. Hemen toplayın eşyalarınızı ve&lt;br /&gt;fikirlerinizi ve bir daha geri&lt;br /&gt;dönmeyin. Terk edin. Her şeye yeniden başlayın.&lt;br /&gt;Size söyleyebileceğim&lt;br /&gt;tek şey, o başınızdaki kepler ve kıyafetin sizi&lt;br /&gt;aynen şu güvenlik görevlilerinin&lt;br /&gt;beni kürsüden aşağı çektiği gibi aşağı&lt;br /&gt;çektiği..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Larry Ellison (Oracle CEO) graduation speech at Yale :&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;A speech Larry Ellison (Oracle CEO) gave at Yale University to the Graduating class of 2000. What follows is a transcript of the speech delivered by Ellison at Yale University last month:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Graduates of Yale University, I apologize if you have endured this type of prologue before, but I want you to do something for me. Please, take a good look around you. Look at the classmate on your left. Look at the classmate on your right. Now, consider this: five years from now, 10 years from now, even 30 thirty years from now, odds are the person on your left is going to be a loser. The person on your right, meanwhile, will also be a loser. And you, in the middle? What can you expect? Loser. Loserhood. Loser Cum Laude.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In fact, as I look out before me today, I don't see a thousand hopes for a bright tomorrow. I don't see a thousand future leaders in a thousand industries. I see a thousand losers. You're upset. That's understandable.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;After all, how can I, Lawrence "Larry" Ellison, college dropout, have the audacity to spout such heresy to the graduating class of one of the nation's most prestigious institutions? I'll tell you why. Because I, Lawrence "Larry" Ellison, second richest man on the planet, am a college dropout, and you are not. Because Bill Gates, richest man on the planet-for now anyway-is a college dropout, and you are not. Because Paul Allen, the third richest man on the planet, dropped out of college, and you did not. And for good measure, because Michael Dell, No. 9 on the list and moving up fast, is a college dropout, and you, yet again, are not.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm... you're very upset. That's understandable. So let me stroke your egos for a moment by pointing out, quite sincerely, that your diplomas were not attained in vain. Most of you, I imagine, have spent four to five years here, and in many ways what you've learned and endured will serve you well in the years ahead. You've established good work habits. You've established a network of people that will help you down the road. And you've established what will be lifelong relationships with the word "therapy." All that of is good. For in truth, you will need that network. You will need those strong work habits.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;You will need that therapy. You will need them because you didn't drop out, and so you will never be among the richest people in the world. Oh sure, you may, perhaps, work your way up to #10 or #11, like Steve Ballmer. But then, I don't have to tell you who he really works for, do I?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;And for the record, he dropped out of grad school. Bit of a late bloomer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finally, I realize that many of you, and hopefully by now most of you, are wondering, "Is there anything I can do? Is there any hope for me at all?" Actually, no. It's too late. You've absorbed too much, think you know too much. You're not 19 anymore. You have a built-in cap, and I'm not referring to the mortarboards on your heads.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm... you're really very upset. That's understandable.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;So perhaps this would be a good time to bring up the silver lining. Not for you, Class of '00. You are a write-off, so I'll let you slink off to your pathetic $200,000-a-year jobs, where your checks will be signed by former classmates who dropped out two years ago.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Instead, I want to give hope to any underclassmen here today. I say to you, and I can't stress this enough:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LEAVE. Pack your things and your ideas and don't come back. Drop out. Start up. For I can tell you that a cap and gown will keep you down just as surely as these security guards dragging me off this stage are keeping me dow..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(At this point The Oracle CEO was ushered off stage.)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116129276260441164?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116129276260441164/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116129276260441164&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116129276260441164'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116129276260441164'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/larry-ellison-oracle-at-yale.html' title='Larry Ellison (Oracle) at Yale !!'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116104191522584287</id><published>2006-10-17T02:36:00.000+03:00</published><updated>2006-10-17T02:38:35.246+03:00</updated><title type='text'>Ben Senden Sonra Düş Oldum</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ne demeli? ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl anlatmalı? ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yazmalı bu dar ve parlak yüzeye? ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıradan bir yalnızlık benimkisi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiminkinden farkı var? ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelimelerden cümle kurma yeteneğim,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim yalnızlığımı sadece belgelenmiş bir 'anı' yapar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesinki gibi bir yalnızlık bu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yangın yerinde hareket edememek gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir teselliye boyun eğmeyen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laftan, sözden anlamayan bir yalnızlık bu da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asi... Onurlu... Ümitsiz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç kimseninkinden farkı yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah ezanından hemen sonra...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durduk yere arabanın camını açıp...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'un tam ortasında, sesim kısılasıya geceye O'nu bağırmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Seni seviyorum'u öfkeye dönüştürmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu koca kente O'nu haykırmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dudaklarımın önce titremesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra gözlerimin dolması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En fazla ağlamak ıslak caddelere...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimin ayağıma dolaşması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salaklaşmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı mı yapar benim yalnızlığımı? ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duysaydı... Belki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duymadı... Duyulmadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yalnızlıklar gibi benimkisi de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyulmayan... Görülmeyen... Bilinmeyen... Umursanmayan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıradan bir yalnızlık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir adım yaklaştıkça, bir 'kadın' daha uzaklaşan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın uzaklaştıkça, bir 'adam' daha küçülen yalnızlık bu da': ..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116104191522584287?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116104191522584287/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116104191522584287&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116104191522584287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116104191522584287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/ben-senden-sonra-d-oldum.html' title='Ben Senden Sonra Düş Oldum'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116103955189011069</id><published>2006-10-17T01:46:00.000+03:00</published><updated>2006-10-17T01:59:12.016+03:00</updated><title type='text'>You Might Be A Blogoholic If…</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;Signs of Blogoholism. You know you’re a blogoholic if:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;1. You constantly check your stats, technorati rank &amp;amp; links before you eat breakfast and before you go to sleep&lt;br /&gt;2. You work on your next blog post while you’re in the shower, at work, talking to family members or with your significant other when you should really be focused on something else&lt;br /&gt;3. You go on blog posting binges and still feel the need to post just one more&lt;br /&gt;4. You have done an all-nighter as if you were in college finishing a term paper&lt;br /&gt;5. You tell people you just met “I have a blog”&lt;br /&gt;6. You have the skin color of a corpse&lt;br /&gt;7. You would rather comment on blogs than talk to people face to face&lt;br /&gt;8. You consider any story, idea or photo bloggable&lt;br /&gt;9. You visit everyone on your blogroll at least once a day&lt;br /&gt;10. You have 50 blog posts saved as drafts, none of which are finished&lt;br /&gt;11. You have a significant other that no longer talks to you in person, rather by commenting on your blog.&lt;br /&gt;12. Your newborns first word is “blog”&lt;br /&gt;13. You are writing a blog post such as this one on a Saturday night rather than enjoying a night on the town&lt;br /&gt;14. Your children find out what you are doing by reading your blog&lt;br /&gt;15. You feel lost when your internet service goes down&lt;br /&gt;16. You try to recruit friends and family to blog&lt;br /&gt;17. You adamantly say I am not a blogaholic! I am not a blogaholic! I am not a blogaholic!&lt;br /&gt;18. You do want to be with your family, but want to multi task, post while you are with them&lt;br /&gt;19. FACT: You have stories on your blog, your children haven’t heard&lt;br /&gt;20. You feel sort of empty inside, let down and sad when a favorite blog does not post for a day or two.&lt;br /&gt;21. You get overly excited when a “Famous” Blogger invites you to comment or COMMENTS on YOUR Blog!!&lt;br /&gt;22. You plan your vacations around blogging. If no wireless internet access, then no vacation. That rules out some cruise ships, all national park lodges and most foreign countries.&lt;br /&gt;23. You’re biggest problem with moving into a new home is that you have to wait a few days for the cable man to show up and install a high speed connection!&lt;br /&gt;24. A weekend without access to the internet means that there are over 2000 unread posts in your feed reader! (no kidding, I’m looking at 2794 unread entries right now!)&lt;br /&gt;25. You have more than one blog!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OK fellow bloggers, let’s hear it…we need a TOP 3O LIST. What makes you a blogoholic?&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;by : http://blog.sellsiusrealestate.com/&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116103955189011069?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116103955189011069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116103955189011069&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116103955189011069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116103955189011069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/you-might-be-blogoholic-if.html' title='You Might Be A Blogoholic If…'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116088073416863310</id><published>2006-10-15T05:50:00.000+03:00</published><updated>2006-10-15T05:56:44.896+03:00</updated><title type='text'>...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/heat.jpg"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="smyrna" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/heat.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;&lt;br /&gt;Yaşıyor uzaktaysam senden, bilki seni hiç unutmadım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm değilse bizi ayıran,yazık olmuş hata yapmışız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden yada benden ne farkeder şeytana uymuş aşkı yakmışız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adımı söylemezdin bana seslenirken,aşk derdin aşkım derdin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her aşk dediğinde beni kendine daha da aşık ederdin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buluştuğumuz anları hatırlıyorum,güller açardı gönlümde sen gelirken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-5 saat bile ayrılsak senle,yapraklarım dökülürdü sen giderken…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanyana duran iki yıldızdık sana göre…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En parlak en güzeli olan bendim,gökyüzündeki yıldızındım senin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırtınalarda saklanıp korunduğun liman olduğumu söylerdin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömrünün sonuna kadar beni seveceğine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbini kalbime kelepçeleyip anahtarını okyanusa attığını eklerdin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için kıyamet seni kaybettiğim gün demekti…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhumda sakladığım en değerli hazinemdin,sonsuza kadarda saklıycam…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yokluğumda sen nasıl olursun hayal ettiğimde,seni mutlu çok mutlu görüyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü hep öyle ol istedim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta…hatta belki yeni aşklar tanırsın,tanı zaten herşeyin güzeli senin olmalı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı şeyi isteme benden yerine kimseyi koyamam ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevmedim ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bana aşk dedin bizi kirletemem ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı şarkılar vardı birlikte sevdiğimiz,senin bana benim sana söylediğim…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlardan bir yada benzerini duyarsan,beni anımsar gülümsersin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben mi?ben hiç unutmuycam ki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okyanusa attığın anahtarı biri bulurda bizi bizden çözer diye…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha iyisini yaptım …seni kalbime kazıdım her atışında hatırlamak için…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşıyor ama uzaktaysak birbirimizden bilki seni hiç unutmadım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölüm değilse bizi ayıran yazık olmuş hata yapmışız…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer ölümse bu ayrılığın sebebi ve…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bensem önce giden bu alemden kederlenme çok …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı benden istediğin gibi kendine sahip çık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bensem kalan geride zaten sen hep göreceksin…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kimseyi ama kimseyi seni sevdiğim gibi sevememki…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bana aşk dedin bizi kirletemeki…&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116088073416863310?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116088073416863310/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116088073416863310&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116088073416863310'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116088073416863310'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/blog-post.html' title='...'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116087279421120939</id><published>2006-10-15T03:34:00.000+03:00</published><updated>2006-10-15T03:39:54.233+03:00</updated><title type='text'>Nazan Öncel - Aşkim baksana bana</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/nazan_oncel_soylesi_189.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/nazan_oncel_soylesi_189.jpg" border="0" alt="Nazan Öncel" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;bot mu giyerdin kot mu giyerdin&lt;br /&gt;siyah kazaklarını mı çok severdin&lt;br /&gt;gecce mi gezerdin hazır mı yerdin unuttum&lt;br /&gt;pot mu kırardın kalp mi kırardın&lt;br /&gt;taş mı atardın kuş mu tutardın&lt;br /&gt;düşünceli miydin bananeci miydin unuttum&lt;br /&gt;yalandan kim ölmüş ki&lt;br /&gt;yolundan kim dönmüş ki&lt;br /&gt;elimden kim tutmuş ki bak aslında&lt;br /&gt;hiç iyi değilim ben&lt;br /&gt;ölsem bir kurtulsam ben&lt;br /&gt;kısmetsiz kediyim sanki&lt;br /&gt;aşkım baksana bana aşkım&lt;br /&gt;aşkım ağlarım ama aşkım&lt;br /&gt;yat kalk hep beni düşün yat kalk hep beni&lt;br /&gt;yat kalk hep beni düşün yat kalk hep beni&lt;br /&gt;aşkım baksana bana aşkım&lt;br /&gt;yat kalk hep beni düşün ooo nerde&lt;br /&gt;postal aldım giymedin&lt;br /&gt;göbek yaptım görmedin&lt;br /&gt;sordum cevap vermedin ya ya&lt;br /&gt;fransız kaldın bana&lt;br /&gt;yabancı olduk sonra&lt;br /&gt;bir ihtimal sevmedin ya ya&lt;br /&gt;aşkım baksana bana&lt;br /&gt;aşkım&lt;br /&gt;aşkım ağlarım ama&lt;br /&gt;aşkım&lt;br /&gt;yat kalk hep beni düşün yat kalk hep beni&lt;br /&gt;yat kalk hep beni düşün&lt;br /&gt;aşkım baksana bana&lt;br /&gt;aşkım&lt;br /&gt;yat kalk hep beni düşün ooo nerde&lt;br /&gt;dünyayı kurtaran adam nerde&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116087279421120939?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116087279421120939/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116087279421120939&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116087279421120939'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116087279421120939'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/nazan-ncel-akim-baksana-bana.html' title='Nazan Öncel - Aşkim baksana bana'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116082202477021425</id><published>2006-10-14T13:27:00.000+03:00</published><updated>2006-10-14T13:37:52.266+03:00</updated><title type='text'>Yahoo! Time Capsule</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/yahoobang.png"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/yahoobang.png" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yahoo!'dan antropoloji projesi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;&lt;strong&gt;İnternet portalı Yahoo, internet kullanıcılarını, 2006'da yerküreyi anlatacak her türlü bilgiyi gelecek nesiller için toprağa gömmek ve uzaya yayınlamak üzere '&lt;a href="http://timecapsule.yahoo.com/"&gt;Yahoo Time Capsule&lt;/a&gt;'e göndermeye çağırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlık tarihinin bir anını yakalayacak 'ilk antropoloji projesi' için fotoğraf, video, şarkı, fikir, desen veya her türlü sayısal belge gönderilebilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;Yahoo'nun 'Genel Yayın Yönetmeni' Srinija Srinivasan, projeyi Meksika'da başkente 40 km uzaklıktaki Teotihuacan Güneş Piramidi'nde 25 ekimde başlayacak ve üç gün sürecek törenle kutlayacaklarını belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternetten naklen yayınlanacak bu törende en iyi videolar piramit üzerinde gösterilecek ve kullanıcıların gönderdiği sayısal veriler, anıttan uzaya yayınlanacak.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yahoo'nun projesine York Düşesi Sarah Ferguson, Endülüs konusundaki bazı&lt;br /&gt;düşüncelerini, yapımcı John Woo ilk çizgi filminin bir bölümünü ve guru Deepak&lt;br /&gt;Chopra dünya barışı ile ilgili fikirlerini gönderdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öneriler, 8 kasım 2006'ya kadar gönderilebilecek ve bir saklama konteynırına konduktan sonra bir kopyası Washington'daki Smithsonian Enstitüsü ve bir kopyası da Meksika Antropoloji ve Tarih Enstitüsü için olmak üzere California Sunnyvale'de gizli bir yere gömülecek.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Projenin Websitesi : &lt;a href="http://timecapsule.yahoo.com/"&gt;http://timecapsule.yahoo.com/&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116082202477021425?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116082202477021425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116082202477021425&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116082202477021425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116082202477021425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/yahoo-time-capsule.html' title='Yahoo! Time Capsule'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116076982100082059</id><published>2006-10-13T21:18:00.000+03:00</published><updated>2006-10-13T23:03:41.360+03:00</updated><title type='text'>Orhan Pamuk</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/Orhanpamuk2.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/Orhanpamuk2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;a style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_Pamuk"&gt;Vikipedi&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;'ye göre : &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=orhan+pamuk"&gt;Ferit Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt; (d. 7 Haziran 1952, İstanbul). Romanları pek çok dile çevrilmiş, ödüller almış Türk yazar. Postmodern romancılar arasında sayılmaktadır. &lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;, 12 Ekim 2006 tarihinde &lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://nobelprize.org/"&gt;Nobel&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt; Edebiyat Ödülünü kazanarak &lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://nobelprize.org/"&gt;Nobel ödülü&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt; kazanan ilk Türk vatandaşı olmuştur.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Özel yaşamı : &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt; 7 Haziran 1952'de varlıklı bir ailenin son çocuğu olarak İstanbul'un Nişantaşı semtinde dünyaya geldi. Babası da, dedesi ve amcası gibi yüksek mühendisti. Aile servetinin temelini dedesi atmıştı. Babası IBM firmasının Türkiye bölümünde genel müdürlük yapmış olan Gündüz Pamuk, annesi 1700'lü yıllarda Girit valiliği yapmış olan İbrahim Paşa'nın soyundan gelen Şeküre Hanım'dır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;, Cevdet Bey ve Oğulları (1982) kitabındaki gibi bir ev ve ailede, İstanbul'un Nişantaşı semtinde büyüdü. Uzun yıllar ressam olma hayali kurarak Robert Kolej'de okudu. İstanbul Teknik Üniversitesi'nde okurken, mimar ya da ressam olamayacağına karar verip okulu bıraktı. Devam zorunluluğu olmadığı için yazıya daha çok vakit ayırabileceğini düşünerek İ.Ü. Gazetecilik Enstitüsü'ne girdi ve buradan mezun oldu. Ardından başladığı yüksek lisans eğitimini yarım bıraktı. Fakat Kar romanı dışında bu meslekte hiç çalışmadı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk &lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;1982 yılında Aylin Türegün'le evlendi. 1991'de Rüya isimli bir kız çocuğu sahibi olan çift 2001 yılında boşandı. &lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;'un ağabeyi Şevket Pamuk İktisat tarihçisi olup Boğaziçi Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;1985-1988 yılları arasında Iowa Üniversitesi tarafından verilen International Writing Program (IWP) kursuna katıldı. Amacı dünyanın değişik bölgelerinden gelen ve gelecek vaat eden yazarların Amerikan hayatını tanımaları ve kitaplarını yazabilecek güzel bir ortama kavuşmaları olan kurs sonrasında kendi deyimiyle "hayatı değişti". İlk kitabından itibaren yurtiçinde ve yurtdışında ödüller aldı. Kitapları hem çok sattı hem de edebi açıdan olumlu tepkiler aldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Yazarlık kariyeri :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt; yazarlığa 1974 yılında başladı. 1979 yılında ilk romanı olan Karanlık ve Işık ile katıldığı Milliyet Roman Yarışmasında birincilik ödülünü Mehmet Eroğlu ile paylaştı. Aynı romanı 1982 yılında Cevdet Bey ve Oğulları adı altında tekrar yayımlandı. Bu sefer 1983 yılında bu kitapla Orhan Kemal Roman Ödülüne layık görüldü.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;'un bundan sonra yazdığı kitaplar çok sayıda ödüller kazanmaya devam etti. İkinci romanı olan Sessiz Ev 1984 yılında Madaralı Roman Ödülünü kazandı. Bu romanın Fransızca tercümesi ise 1991 yılında Prix de la Découverte Européenne ödülüne hak kazandı. 1985 yılında yayımlanan tarihi romanı Beyaz Kale 1990 yılında ABD'de Independent Award for Foreign Fiction ödülünü kazandı ve Türkiye dışında daha geniş bir şekilde tanınmasını sağladı. &lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;, 2002 yılında yayımlanan Kar kitabını, Türkiye'nin etnik ve politik meseleleri üzerine kurulu bir politik roman olarak tanımlamaktadır. Kar adlı kitabı Amerika'da 2004 yılında "yılın en iyi 10 kitabından biri" olarak gösterilmiştir. Yıllar geçtikçe &lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;'un Türkiye dışındaki ünü artmağa devam etti. 1998 yılında yayımlanan Benim Adım Kırmızı 24 dile çevrildi ve 2003 yılında İrlanda'nın ünlü International IMPAC Dublin Literary Award ödülünü kazandı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;Romanlarının dışında, yazılarından ve söyleşilerinden seçmelerin ve bir hikâyesinin yer aldığı Öteki Renkler (1999) ve Ömer Kavur'un yönettiği Gizli Yüz adlı filmin senaryosu (1992) vardır. Bu senaryo, 1990 yılında yayımladığı Kara Kitap romanındaki bir bölümden yola çıkılarak yazılmıştır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;, romancılığının yanısıra insan hakları, düşünce özgürlüğü, demokrasi ve benzeri konulardaki düşüncelerini makaleler ve söyleşiler yoluyla aktarmaktadır. Şubat 2005 tarihinde İsviçre'de yayımlanan Tages-Anzeiger, Basler Zeitung, Berner Zeitung ve Solothurner Tagblatt adlı gazetelere haftalık ek olarak çıkan Das Magazin dergisine verdiği demeçte ifade ettiği&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt; Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü ama hiç kimse bunları konuşmağa cesaret edemiyor  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;"&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;sözleri Türkiye içinde büyük eleştirilere neden oldu. Yazar, Kürt sorunu ve Ermeni soykırımı iddiaları ile ilgili bu sözleri yüzünden Türklüğe hakaret suçuyla 6 ay ila 3 yıllık hapis istemiyle mahkemeye verildi. Mahkeme dünya çapında büyük ilgi uyandırdı. &lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt;'a karşı açılan bu dava T.C. Adalet Bakanlığının onayını gerektiriyordu. Bu onay verilmeyince 23 Ocak 2006 tarihinde mahkeme yetkisizlik kararı verdi ve dava düştü.&lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.orhanpamuk.net/"&gt;Orhan Pamuk&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 0);"&gt; ABD'de yayımlanan Time dergisinin 8 Mayıs 2006 tarihindeki kapak yazısında yer aldı. "Time 100: Dünyamızı Biçimlendiren Kişiler" başlıklı yazıda tanıtılan 100 kişiden biri oldu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Yayımlanmış eserleri :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * Cevdet Bey ve Oğulları, roman, İstanbul, Can Yayınları, 1982&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * Sessiz Ev, roman, İstanbul, Can Yayınları, 1983&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * Beyaz Kale, roman, roman, İstanbul, Can Yayınları, 1985&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * Kara Kitap, roman, İstanbul, Can Yayınları, 1990&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * Gizli Yüz, senaryo, İstanbul, Can Yayınları, 1992&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * Yeni Hayat, roman, İstanbul, İletişim Yayınları, 1995&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * Benim Adım Kırmızı, roman, İstanbul, İletişim Yayınları, 1998&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * Öteki Renkler, yazılarından ve söyleşilerinden seçmeler, 1999&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * Kar, roman, İstanbul, İletişim Yayınları, 2002&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;    * İstanbul: Hatıralar ve Şehir, anı, İstanbul, Yapı Kredi Yayınları (YKY), 2003&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;Ödülleri :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 1979 Milliyet Roman Yarışması Ödülü Karanlık ve Işık (iki yazarlı)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 1983 Orhan Kemal Roman Ödülü Cevdet Bey ve Oğulları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 1984 Madaralı Roman Ödülü Sessiz Ev&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 1990 Independent Yabancı Roman Ödülü (Birleşik Krallık) Beyaz Kale&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 1991 Prix de la Découverte Européene (Fransa) Sessiz Ev (Fransızca çevirisi nedeniyle)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 1991 Antalya Altın Portakal film festivali en iyi senaryo Gizli Yüz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 2002 Prix du Meilleur Livre Etranger (Fransa) Benim Adım Kırmızı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 2003 Premio rinzane Cavour (İtalya) Benim Adım Kırmızı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 2005 Alman Kitap Sanatı'nın Barış Ödülü (Almanya)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 2005 Prix Medicis Etranger (Fransa) Kar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;    * 2006 &lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(51, 0, 51);" href="http://nobelprize.org/"&gt;Nobel&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt; Edebiyat Ödülü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orhan Pamuk ile ilgili diğer yazılar : &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=orhan+pamuk"&gt;Ekşi Sözlük&lt;/a&gt; - &lt;a href="http://egazete.sabah.com.tr/ana102-20061013-100.html"&gt;Egazete&lt;/a&gt; - &lt;a href="http://www.ntv.com.tr/news/345446.asp"&gt;NTV&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116076982100082059?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116076982100082059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116076982100082059&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116076982100082059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116076982100082059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/orhan-pamuk.html' title='Orhan Pamuk'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116052641098598040</id><published>2006-10-11T03:17:00.000+03:00</published><updated>2006-10-11T03:26:51.013+03:00</updated><title type='text'>En Büyük Risk, Risk Almamaktır.</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- Tanıdığın en olumlu insan kendin ol.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- İçten ve samimi ol, her zaman (sesin titrese bile) gerçekleri söyle.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- Zamanında olman gereken yerde ol, geç kalma.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- Lütfen demeyi ve teşekkür etmeyi ihmal etme.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- Yapabileceklerinin altında söz ver, fazlasını yap.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- İnsanları onları ilk gördüğünden daha iyi bir durumda bırak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- Arkadaş canlısı ve şevkatli ol.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- Birinci sınıf bir dinleyici ol.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- Diğer insanlara karşı tutkulu bir şekilde ilgili ol.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;- Yüzünde gülümse eksik olmasın.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katılmamak elde değil ancak bunlar (bu sıralama ile yazıldığı haliyle) benim değil, o meşhur Ferrari’sini Satan Bilge’nin, Robin Sharma‘nın lafları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar çalıştıkları şirketlerinde pozisyonları veya ünvanları ne olursa olsun, “liderlik davranışı” sergileyebilirler. Bunun için önerdiği dört taktik var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.) Kendinize ait kişisel bir felsefeniz (nasıl bir kişi olmak istediğiniz) ve net hedefleriniz olsun. Bunları yazın, haftada bir okuyun.&lt;br /&gt;2.) Günün en zorlu işi, sabah yapacağınız ilk işiniz olsun.&lt;br /&gt;3.) Her gün düzenli olarak en az %1′lik bir ilerleme sağlayın.&lt;br /&gt;4.) Düşünmek için kendinize zaman yaratın. Sabahları bir saat erken kalkın (3 hafta sonra alışırsınız).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel felsefeniz, değerleriniz ve hedeflerinizi bulmanıza yardımcı olmak için şu soruyu cevabı tükenene kadar tekrar tekrar sorup, her defasında da ayrı cevaplar vermenizi istiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- “Hayatındaki en önemli şey ne?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sonra aynı şeyi şu 2 soru için de yapmanız gerekiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- “Hayatımda gelişmesi gereken şey ne?”&lt;br /&gt;- “En çok neyi yapmaktan pişmanlık duyuyorsun?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu üç soruluk çalışmayı yapmanın en ideal yolu başka bir kişi ile karşılıklı birer sandalyede ve diz dize, göz göze oturarak yapmak. Karşınızdaki aynı soruyu size defalarca (siz artık farklı bir cevap bulamayıncaya kadar) soracak. Gözlerinizi karşınızdaki kişinin gözlerinden kaçırmadan bunu yapabilmek o kadar kolay değil. Deneyin, işe yarar bir çalışma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.000 kişi ile yapılan bir araştırmada insanların en fazla “pişmanlık” duyduğu üç şey şöyle sıralanmış:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1.) Keşke daha fazla dinlenmek için vakit ayırabilseydim.&lt;br /&gt;2.) Keşke kendimi (duygularımı, değerlerimi, …) daha iyi ifade edebilseydim.&lt;br /&gt;3.) Keşke daha fazla sevgiyle dolu ilişkiler kurabilseydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıdaki diz dize, göz göze yöntemiyle olmasa dahi, cevaplarını sürekli gözden geçirmemiz gereken üç başka soru da:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ne olmak istiyorsun? (Öldükten sonra nasıl anılmak isterdin kapsamında)&lt;br /&gt;- Hayattaki en büyük korkuların ne?&lt;br /&gt;- Başarısız olmayacağını önceden bilme şansın olsaydı ne iş yapmak isterdin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi hedeflerinizi belirlerken olumlu referans noktaları belirlemek, daha önceden kendimizde göremediğimiz potansiyelin açığa çıkmasını sağlar. Eğer referans noktalarınızı dünya ölçeğinden seçerseniz de, umutsuz anlarınızda dahi bu referanslar size güç verecektir:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çocuklarımız: Koşulsuz sevgi ve sınırsız merak&lt;br /&gt;- Lance Armstrong: Sebat etme ve direnme gücü&lt;br /&gt;- Richard Branson: Hayatın her anını dolu dolu yaşamak&lt;br /&gt;- Madonna: Kendini yeniden keşif etmek&lt;br /&gt;- Peter Drucker: Hayat boyu öğrenmeyi sürdürmek&lt;br /&gt;- Nelson Mandela: Cesaret ve insanlıkçı olabilmek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liderlik sizle başlar. Yani kendinizle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Verdiğiniz sözleri tutun. Yaptığınız işte çok iyi olun ki, sizi umursamamazlık yapamasınlar. Fark yaratın.&lt;br /&gt;- Günlük ufak da olsa büyük işler için aksiyon alın.&lt;br /&gt;- Size ters gelen, kabul etmekte zorlandığınız işlerden kaçmayın, üzerine üzerine gidin. Gelişim ile beraber değişimi de içselleştirin. İnsanoğlunun en mutlu olduğu anlar büyüdüklerini, yani geliştiklerini gördükleri zamanlardır.&lt;br /&gt;- Aç kalın. Başarı kadar başarısızlığı davet eden başka bir şey yoktur. Başarılı oldukça açlık seviyeniz de artsın.&lt;br /&gt;- Yapabileceklerinizin altında söz verin, fazlasını yapın. O ekstra kilometreyi gitmekten kaçınmayın. Sonuçta insanlara beklediklerinden daha fazlasını verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar da “başarı” için verdiği taktikler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sabahları erken kalkın. Mesela 4′de veya 5′te. İlk yarım saati kendinize ayırın. Kahve eşliğinde sessiz bir ortamda gününüzü planlayıp kişisel hedeflerinizle karşılaştırın. Kitap okuyun, düşünün. Bu yarım saat kutsal zamandır.&lt;br /&gt;- Sağlığınızı birinci öncelik yapın. Düzenli spor yapın; sağlıklı yemekler (yağsız, bol sebze, bol su ve vitamin takviyesi) yiyin. Kısaca, sağlığınızı birinci öncelik yapmak için kalp krizi geçirmeyi beklemeyin.&lt;br /&gt;- Sağlıktan sonra en önemli öncelik aile. Özellikle çocuklarınızla kaliteli vakit geçirin, onları tanıyın.&lt;br /&gt;- Hayattaki en önemli amacınız ne ise her gün onun için mutlaka birşeyler yapın.&lt;br /&gt;- Her gün sonunda o günü değerlendirin. Hedeflerinizi gözden geçirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zor ve pek de keyif almadığınız bir iş yapıyorsanız (mesela bir alışkanlığınızı değiştirmek, bir korkunuzu yenmek gibi) kendinize en azından 30 günlük bir süre tanıyın. Her gün %1′lik bir aşama kaydedin. Bu bir ayda %30 demek. %1 zaman içinde mutlaka galip gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta hayal ettiğimiz “değişiklikleri” yapmamıza engel olan dört faktör var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Korku: Bilinenin bilinmeyene olan üstünlüğü. Korktuğun şey neyse, artık korkmayana kadar onun üstüne git.&lt;br /&gt;- Başarısızlık: Başarısız olmak istemediğimiz için denemeye dahi kalkışmamak. Oysa en büyük başarısızlık denemeyi başaramamak.&lt;br /&gt;- Unutmak: Kitaplardan veya seminerlerden öğrenip heyecan duyduğumuz konuları günlük hayatın karmaşası içinde unutma eğiliminde olmak. Öğrendiğimiz en değerli şeyleri yazarak sürekli görebileceğimiz yerlere asmak bir çözüm olabilir.&lt;br /&gt;- İnanç eksikliği: Çoğu kişide kişisel gelişim konularına karşı alaycı bir tutum var. Bu belki de çocukluk yaşlarında yaşanan bazı başarısızlıklardan kaynaklanıyor olabilir. Oysa başarıya giden yol başarısızlıklardan ve risk almaktan geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şimdi de sırada “mutlu olma” sırları var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yeni bir araba sizi sadece birkaç hafta mutlu eder. Yeni bir ev bir kaç ay. Gerçek mutluluğun anahtarı “hizmetkarlıkta.” Diğer insanlara “yardım” etmekte. Aldıklarımızın değil, verdiklerimizin üzerine inşa edilen bir hayat gerçek mutluluğu getirir.&lt;br /&gt;- Hayatı kendi değer ve kurallarınla yaşa. Kendi yarışını koş. Rüyalarına karşı saygılı ol.&lt;br /&gt;- Ünvansız yaşamayı öğren. (Bu arada bir arkadaşının verdiği kartvizit onu çok etkilemiş, kartında isminin altında ünvan olarak “Human Being” [İnsanoğlu] yazıyormuş.)&lt;br /&gt;- Para kazanmanın kötü bir yanı yok. Ancak para birinci önceliğe çıktığında, sen basamakların en üstüne çıksan bile içinde bir boşluk, eksiklik hissedersin. Kimse mezarda senin ne kadar zengin olduğunla ilgilenmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En büyük risk, risk almamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harcanacak en kötü şey ise hayatın kendisi. Sen doğduğunda ağlarken, bizler gülüyorduk. Öyle bir hayat yaşa ki, öldüğünde sen gülerken dünya ağlasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte size Ferrari’sini Satan Bilge Robin Sharma. Açıkçası yukarıdaki tüm bu doğrulara inanarak imzamızı atıyoruz. Bir sonraki yazımızda ise işte bu “doğruları satarak” nasıl kişisel bir başarı hikayesi yaratılabileceğinden bahsedeceğiz. O zamana dek, kalın sağlıcakla.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116052641098598040?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116052641098598040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116052641098598040&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116052641098598040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116052641098598040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/en-byk-risk-risk-almamaktr.html' title='En Büyük Risk, Risk Almamaktır.'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116035898317396685</id><published>2006-10-09T04:15:00.000+03:00</published><updated>2006-10-09T04:56:23.946+03:00</updated><title type='text'>Ziki</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/ziki_1.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/ziki_1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ziki, kişilerin online kimlik oluşturmalarını sağlayan bir sitedir. İlk bakışta; yeni internet teknolojilerini kullanarak kendi markasını yaratmayı becerebilen hoş bir site havasında. Kendinize ait bir hesap yaratıp resimlerinizi,hakkınızdaki bilgileri paylaşabiliyorsunuz ve ortak etiket -tag- ‘lar yardımıyla sizle benzer ilgi alanlarına sahip kişileri buluyorsunuz. Tasarımda kullanılan renkler ve resimler oldukça hoş. Blog tutuyorsanız ve paylaşmayı seviyorsunuz mutlaka bu siteden bir hesap almalısınız!. Ziki geçenlerde Google’da reklam satın aldı. Reklamı kendisi için satın almadı. Ziki’de profili bulunan ben ve diğer insanlar için satın aldı. Böylece, Google’da bu kişileri arayan insanlar Ziki’den haberdar oldu.&lt;br /&gt;benim Ziki adresim : &lt;a href="http://www.ziki.com/people/navidtabrizi"&gt;http://www.ziki.com/people/navidtabrizi&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116035898317396685?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116035898317396685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116035898317396685&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116035898317396685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116035898317396685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/ziki.html' title='Ziki'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116017549273110001</id><published>2006-10-07T01:44:00.000+03:00</published><updated>2006-10-07T01:58:12.813+03:00</updated><title type='text'>:: Meme kanseri ::</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/pink_ribbon.png"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/pink_ribbon.png" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Günümüzde erken tanı sayesinde tedavi edilebilir hastalıklar grubuna giren meme kanseri, tüm gelişmelere rağmen kadınlar tarafından yeterince tanınmadığından hala en çok korkulan hastalıkların başında gelir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memede hissedilen her sertlik kanser değildir. Göğsünde sertlik olan her 10-11 kadından sadece birinde meme kanseri saptanmaktadır. Toplumda yaklaşık 100 kadından 13'ünde meme kanseri görülmektedir. Meme kanserinin en sık saptandığı yaşlar 35-55 yaş grubudur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 51, 0);"&gt;Riski azaltma yolları&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 51, 0);"&gt;Dengeli beslenmek ve aşırı kilodan korunmak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 51, 0);"&gt;Alkol alımına dikkat etmek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 51, 0);"&gt;30 yaşından önce doğum yapmak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 51, 0);"&gt;Emzirmek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 51, 0);"&gt;Stresi kontrol etmek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 51, 0);"&gt;Spor yapmak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 51, 0);"&gt;Düzenli doktor muayenesinden geçip tetkikleri yaptırmak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 51, 51);"&gt;Kendi kendine muayene şart&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 51, 51);"&gt;En hızlı yayılan tür olan meme kanseri, Türkiye'de her yıl 30 bin kadının baş belası oluyor. Doktorlar 'kadınlar meme kanserine karşı kendilerini muayene etmeli' diyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 51, 51);"&gt;Kanser türleri arasında dünyada ve Türkiye'de yayılma hızı en yüksek olanı meme kanseri. Kırk yıl önce yirmi kadından birinde görülen meme kanseri, günümüzde sekiz kadından birinin baş belası oluyor. Buna karşılık rahim kanserleri ise etkisini iyice kaybetti. Bu kanser türünden ölüm artık neredeyse sıfırlandı. Bunun nedeni erken teşhis. Türkiye'de her yıl 30 bin kadının yakalandığı meme kanserini erken teşhis etmenin ipuçları var. Meme Vakfı'nın kurucusu ve başkanı Prof. Dr. Can Gürbüz, "Meme kanserine yakalanmayı önleyen bir yöntem yok, buna karşı en önemli silah erken teşhis, mamagrofi, ve kendi kendine muayene" diyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 51);"&gt;20 Yaşını Aşmış Her Kadın Kendini Muayene Etmeli&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;Prof. Dr. Can Gürbüz, meme kanserinde en önemli risk faktörünün yaş olduğunu belirtiyor. Yaşı ellinin üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığının, yaşı ellinin altında olan kadınlardan 4 kat daha fazla olduğunu belirten Dr. Gürbüz, "Adet görmeye erken başlanması, menopoza geç girilmesi, 30 yaşından sonra doğum yapılması, östrojen hormonu tedavisi, doğum kontrol hapları, alkol, şişmanlık ve yağlı beslenme, meme kanseri risk faktörleri arasındadır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;Tüm bu risk faktörlerine karşın; şişmanlığın azaltılması, alkolün dozunda alınması, spor ve sebze- meyvenin bol tüketilmesi gibi basit önlemlerle meme kanseri riski %30-40 oranında azaltılabilmektedir" diye konuşuyor. Prof. Gürbüz erken tanı için kadına önemli görev düştüğünü söylüyor. "Yirmi yaş üzerindeki kadınlar, adet bitimini takip eden günlerde kendi kendini muayene etmeli, bu muayeneler sırasında meme dokusunda farklılık olup olmadığı araştırılmalı, bir değişiklik saptanmasa bile yirmi yaşından itibaren her üç yılda bir muayeneye gitmeliler" diyen Gürbüz, "Kırk yaşını geçen kadınlar her yıl bir doktor tarafından muayene edilmeli ve iki yıl arayla mamografi çektirmeli. Elli yaşından itibaren ise her yıl mamografi çektirmeli" tavsiyesinde bulunuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;Kansere çare genetik bilimde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);"&gt;5-8 Haziran tarihleri arasında New Orleans'ta düzenlenen 41. ASCO (Amerikan Kilinik Onkoloji Derneği) Toplantısı'na katılan onkologlardan biri olan İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Fuat Demirelli, "Toplantıdan çıkan sonuç kanser tedavisinin genetikte gizli olduğudur' diye konuşuyor. Günümüz tıbbında kullanılan hiçbir tedavinin birbirinden çok üstün taraflarının olmadığını savunan Demirelli, "Son birkaç yıldır genel eğilim, kanser hücresinin kontrolsüz çoğalmasındaki mekanizma bozulmasını tespit etmeye yönelik, yani genetiğe yönelik. Kanser hücresi olduğu yerde duracak, ilerlemeyecek, çoğalmayacak" diye konuşuyor.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;Meme Kanseri Terimi Bitecek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 51, 0);"&gt;Genetik tedavi yönündeki adımların hızlandığını anlatan Prof. Demirelli, "Bir miligramlık tümör dokusunun içinde bine yakın genin ne durumda olduğu görüyorsunuz. Eminim ki on yıl sonra meme kanseri diye bir terim kullanmayacağız. Şu nedene bağlı olarak gelişmiş A tipi meme kanseri, bu genlerin aşırı çalışmasına bağlı olarak gelişmiş B tipi meme kanseri diyeceğiz" şeklinde konuşuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bknz : &lt;a href="http://www.memekanseri.org/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Türkiye Meme Vakfi&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;     -   &lt;a style="color: rgb(51, 51, 0);" href="http://www.turkcancer.org/"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116017549273110001?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116017549273110001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116017549273110001&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116017549273110001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116017549273110001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/meme-kanseri.html' title=':: Meme kanseri ::'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116008991472534512</id><published>2006-10-06T01:45:00.000+03:00</published><updated>2006-10-06T02:28:24.783+03:00</updated><title type='text'>Egeli ihracatcilar</title><content type='html'>efendim &lt;a href="http://www.egeliihracatcilar.com"&gt;Egeli ihracatcilar &lt;/a&gt;diye bir websitesi var,&lt;a href="http://www.egebirlik.org.tr"&gt;egebirliğe&lt;/a&gt; bağlı,&lt;a href="http://www.egeliihracatcilar.com"&gt;buradan bakın...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ilk bakışta çok kullanışlı ve çok işe yarar gibi gelsede,bu websitesinde tüm iş arayanların profili herkese açık bir durumda yayınlanıyor!!!&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.egeliihracatcilar.com/duyurudoc/2005822171954/IK.htm"&gt;bakınız...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Özgeçmiş kayıt formunu doldururken şöyle bir yazı var :&lt;br /&gt;Not: Aşağıdaki kriterleri doldurarak oluşturacağınız özgeçmiş özetiniz&lt;br /&gt;Genel Sekreterliğimiz onayı sonrası 2 ay süreyle web sitemizde yayınlanacaktır.&lt;br /&gt;Doldurulan ve yayınlanan özgeçmişler ile ilgili&lt;br /&gt;Genel Sekreterliğimizin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu işi anlıyamadım ya,hiç mi ahlak olmaz ,önce size güvenen,işsiz insanın tüm kişisel bilgilerini internette yayınlamak nedemek ya.Benim bilgilerim o sitede yayınlansaydı,onlara dava açardım,rezil ederdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ... insanlarla bu adresten iletişim kurabilirsiniz :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adres:&lt;br /&gt;Atatürk Cad. No:382&lt;br /&gt;Alsancak 35220 İzmir&lt;br /&gt;Tel: 232-488 60 00&lt;br /&gt;Faks: 232-488 61 00&lt;br /&gt;E-Posta: eib@egebirlik.org.tr&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bu adrestende yetkililere ulaşabilme imkanınız var : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.egeliihracatcilar.com/Asp/Content.Asp?MS=1&amp;Content=1&amp;MN01=15&amp;MN02=0&amp;MN03=0&amp;MN04=0&amp;MN05=0&amp;ID=38"&gt;http://www.egeliihracatcilar.com/Asp/Content.Asp?MS=1&amp;Content=1&amp;MN01=15&amp;MN02=0&amp;MN03=0&amp;MN04=0&amp;MN05=0&amp;ID=38&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116008991472534512?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116008991472534512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116008991472534512&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116008991472534512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116008991472534512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/egeli-ihracatcilar.html' title='Egeli ihracatcilar'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-116008632349681161</id><published>2006-10-06T01:09:00.000+03:00</published><updated>2006-10-06T01:12:03.546+03:00</updated><title type='text'>Erkekleri sinir etmek için yeni ve geliştirilmiş tüyolar</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;1. İlk önce aşkınızı ilan edin; onu da kendinize aşık edin; sonra bir yanlışlık olduğunu söyleyip geri çekilin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. İlk önce, "ömrümün sonuna dek seninim" deyip kendinize bağlayın. Daha sonra "Aşk, sürdüğü müddetçe ebedidir" deyin. Bu, onu cin çarpmışa çevirecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Gabriel Garcia Marquez`in Kolera Zamanı Aşk`ını okumasını coşkuyla salık verin ve romandaki kahramanın 51 yıl aşkını beklemesi gibi bir davranış sergilemesini ondan da umduğunuzu ima edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Kontrolün kimde olduğunu göstermek için, onun telefonlarına ve e-posta mesajlarına verecekseniz bile hep geç cevap verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Telefon ettiğinizde de, kendinizi odadaki kişiyle konuşmayı kesmek zorunda hissetmeyin. Bırakın, telefondaki erkek arkadaşınız beklesin ve konuşmanızın yalnızca sizin tarafını dinlemek zorunda kalsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. 'Yanlışlıkla' özel notlarını okuyun, sonra hesap sorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Eski erkek arkadaşınıza iletmeniz gereken bir mesajı yanlışlıkla onun telesekreterine bırakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Evini ziyaret ettiğinizde telefon çalarsa, suçlar bir biçimde "Hmm, bu da kim olabilir?" diye dudak bükün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9. Randevulara 15 dakika geç gitmeyi adet haline getirin. Bir gün, haklı sebepten de olsa geç kaldığında küplere binin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10. Hatta randevulara hiç gitmeyin. Sözlerinizin hiç birini tutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11. Sizi kentin en pahalı restoranlarından birine götürmesini sağlayın; yemek gelince de yüksek sesle porsiyonların küçüklüğünden yakının. Ya da kıtlıktan çıkmış gibi yiyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12. Evinizin en göze çarpan köşesine eski erkek arkadaşınızın çerçeveli resmini asın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13. Yatak yapmayı, ütülemeyi, yemek pişirmeyi, temizlik yapmayı bilmemezlikten gelin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14. İlk öpüştüğünüzde dilinizi boğazına kadar sokun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15. İzinizi bırakın: boynunun görülebilecek bir yerini ısırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. O evinden bir başka yere taşınırken, münasip bir biçimde tatile çıkın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17. Bir başka erkek arkadaşınız olduğunu söylemeyi unutuvermiş olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. Onu iş yerinde ziyarete gittiğinizde, amiri ya da daha iyisi memuru ile kesişin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19. Arkadaşlarının yanında küçük düşürün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20. Annesini eleştirin. Ebeveynini ziyerete gittiğinizde, onun hiç sevmediği elbisenizi bilhassa giyin. En yakın akrabalarının, kardeşinin falan adını unutun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21. Sözüm ona size hediye aldığı ütü, ekmek kızartma makinesi, mikser gibi ev eşyalarını yılbaşında annesine hediye edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22. En sevdiği dostunu sürekli eleştirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23. Vereceği partiden önce en ilgisiz konuda kavga çıkarın ve bütün gece suratınızı asın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24. Gideceğiniz partide kravat takma mecburiyeti olduğunu söylemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25. O arabayı sürerken sürekli karışın; arabanın orasına burasına tutunun; frene basıyormuş gibi yapın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26. Siz arabayı kullanırken, kaybolsanız bile durup yön sormayı reddedin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27. Film seyrederken elini tutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28. Esprilerine gülmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29. Michelle Pfeiffer`ı beğendiğinde hakarete uğramış gibi bozulun; Daniel Day-Lewis`i seyrederken kendinizden geçin, alkışlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30. Eski kız arkadaşlarıyla dalga geçin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;31. Aşka hazırlık safhasında, anatomisinin aşağı kısımlarında rastgele bir şeyi tutun ve "Bu mu?!" diye sorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;32. Sevişirken onun adı hariç, kendinizinki dahil herhangi bir ad haykırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;34. Uyumak istediğinde, okumasanız da gece lambasını açık tutun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35. Uyurken kol ve bacaklarınızla ahtapot gibi ona sarılın ki sabaha kadar bütün vücudu uyuşmuş olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;36. Çalar saatin sizin tarafınızda olmasında İsrar edin ama çaldığında, erişemeyeceğini bilerek, uyumayı sürdürün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;37. Her gece, o, yatağa girmenizi beklerken cilt bakımınızı son derece yavaş yapın; çantanızı baştan düzeltin; bozuk paraları etajerin üzerine büyük bir itina ile yavaş yavaş dizin. Sonra, yosunlu maskeyle yatın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;38. İlişkinizi, gelecek kuşaklar için görüntüleyin; daha doğal oluyor diye hazırlıksızken fotoğrafını çekin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;39. Arkadaşlarınızla saatlerce telefonda konuşun; sonra o sizinle konuşmak istediğinde yorgun olduğunuzu, TV seyretmek istediğinizi söyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;40. TV seyrederken, uzaktan kumanda ile kanalları durmaksızın değiştirerek kıvançla el maharetinizi gösterin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;41. Tam gazetesini, dergisini ya da kitabını okumak istediğinde TV`yi açıp sadece hanımlara hitap eden bir programı seyredin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;42. Ne okuduğunu görmek için elinden kitabı alın ve sayfayı kaybedin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;43. O tam gazete okuyacakken, ayağınızı kucağına uzatın ve ovmasını söyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;44. TV`de heyecanla maç seyrederken odaya girip kanalı değiştirin; "Bu belgeseli kaçıramazsın" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;45. "Meyve yemek ister misin?" diye sorun ve onun kalkıp getirmesini bekleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;46. O dışarı yemek almaya giderken aç olmadığınızı söyleyin. Sonra o yerken ağzınızın suları aksın; başınızı yana eğip, size de vermek zorunda kalıncaya kadar sessizce onu seyredin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;47. Sürekli ovulmak isteyin ama onu ovmak için hiç oralı olmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;48. O ilk önce ovarsa sizin de onu ovacağınıza söz verin; sonra uyuyakalın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;49. Evlilik lafı edildiğinde yüzünüz kireç gibi bembeyaz olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;50. Ne konuştuğunun farkında olmadığını söyleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;51. Konuşurken dinlemeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;52. Telefonda konuşurken esneyin ve o sırada uzandığınızdan rehavet çöktüğünü bahane edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;53. Gününün nasıl geçtiğini sorun; sözünü kesin ve kendi gününüzü anlatın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;54. Gününün nasıl geçtiğini sorun; sonra öbür odaya geçin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;55. Gününün nasıl geçtiğini sormayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;56. Arkadaşlara bir olayı tatlı tatlı anlatırken ortasında sözünü kesin ve siz bitirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;57. Onun her gün biteviye yaptığı olağan bir işi siz yaptığınızda iltifat bekleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;58. Sizi sevdiğinizi söylediğinde boş gözlerle bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;59. Her fırsatta, "Ben demedim mi?" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;60. Suratınızı asın; "Neyin var canım benim?" diye sorduğunda, "Hiç!" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;61. Canınızın bir şeye sıkıldığını bildiğini bildiğinizi bildiğinde bile hala "Hiç!" deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;62. Nihayet, "Neyin var canım benim?" demekten vaz geçtiğinde kırılın ve artık duygularınıza eskisi kadar önem vermediği için serzenişte bulunun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;63. çok büyük bir kavgadan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranın ve yapmakta olduğunuz video kliple ilgili alakasız bir soruyu sakince sorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;64. Cumartesi günü hasta yatağında yatarken, arkadaşlarınızı davet edin ve iskambil oynayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;65. Kilo aldığında, yerçekimsel özürlü olduğunu bilhassa belirtin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;66. Kilo vermek istediğinde, eski erkek arkadaşınızın egzersiz programını ya da gıda rejimini tavsiye edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;67. Ona, kendi görsel zevkiniz için, en sevdiğiniz erkek artistin egzersiz videosunu alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;68. Yeni saç traşı olduğunda aldırmayın, farkına varmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;69. Yeni aldığı elbisenin yakışıp yakışmadığını sorduğunda, gözünüzü TV`den ayırmadan yakıştığını söyleyin. Daha sonra baktığınızda, "A, bunu mu giyiyordun?" diye sorun.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-116008632349681161?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/116008632349681161/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=116008632349681161&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116008632349681161'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/116008632349681161'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/erkekleri-sinir-etmek-iin-yeni-ve.html' title='Erkekleri sinir etmek için yeni ve geliştirilmiş tüyolar'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115995979756528952</id><published>2006-10-04T13:58:00.000+03:00</published><updated>2006-10-04T14:03:54.303+03:00</updated><title type='text'>.: Ankara :.</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;1-Yeni başlayanlar için Ankara AŞTİ dir.&lt;br /&gt;2-Soğuğun içine işlediği anda başını kaldırıp denizi aramaz isen kolay alışırsın.&lt;br /&gt;3-Ankarada deniz yoktur.deniz kenarında bir şekilde bulunmuşsan,denizi seviyorsan,Ankarayı kısa vadede sevemiyeceksin,hiç kasma.Yinede çeneni kapa düşüncelerini kendine sakla,bu muhabbeti defalarca kez duymuş olan Ankaralılar pek sevecen davranmazlar,sıcak yaklaşmazlar,baygınlık verirsiniz.Yapmayın atmeyin gözünüzü seveyim.&lt;br /&gt;4-Ankarayı İstanbul ileİzmir ile kıyaslamayın.Bu da sevilmez,hele İzmir karşılaştırması tiksinti yaratır.Yok kordon vardı yok çiğdem vardı bilmemne..Gölbaşında denize dökerler adamı allahıma..&lt;br /&gt;5-Ankarada kış soğuk geçer.Rüzgarı keser ayazı süründürür.Kalın giyinin,bere ve eldiven edinin;öğlen dışarı çıkıyorsanız ve geç saatlere kadar dışarda bulunmanız gerekecekse havaya aldanmayın,coğrafya dersinde karasal iklim için neler söylediğinizi hatırlayın ya da en iyisi iliklerinize kadar üşüyün,sonra gece-gündüz arasındakisıcaklık farkını anlayın.&lt;br /&gt;6-Çinçin mahallesi denilen yere gece gitmeyin,gündüz de gitmeyin.&lt;br /&gt;7-Ankarada deniz yoktur.alışın.&lt;br /&gt;8-Elektronik malzeme,korsan cd falan arıyorsanız Kızılayda vakit kaybetmeyin,teknosa filan da aryıp kazık yemeyin,Maltepe pazarını öğrenin.Ben öğrenciyim abi sözünü motto bilin,her alışverişte işe yarar.&lt;br /&gt;9-Öğrenciyseniz,kendi evinizde kalacaksanız,İtfaiye meydanına gidin,az parayla süper ev nasıl döşenir görün.&lt;br /&gt;10-Atakulede bir halt yok boşuna meraklanmayın,Çankayaya sırf atakuleyi görücem diye tırmanmayın.ha illa bozkır manzarasıgörücem diyip giderseniz hemen aşağıdaki Botanik parkı na bir uğrayın.&lt;br /&gt;11-Ankarada deniz yoktur.deniz aramayın.&lt;br /&gt;12-Metroya girin kaybolun ama alışveriş yapmayın.&lt;br /&gt;13-ODTÜ,Bilkent,Hacettepe yahut Başkent üniversitesi öğrencisi iseniz,araba almayın,otobüs ya da servisi tercih edin.Eskişehir yolunun her sabah yaşadığı tıkanıklıkta tuzunuz bulunmasın.&lt;br /&gt;14-Banliyö trenleri güvenlidir,çekinmeyin.&lt;br /&gt;15-Kaybolursanız sakın kimseye yol sormayın.Yol sorduğunuz her yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü,otuzu karşı tarafı gösrerir.Kalan otuz kişi ise"abi ben buraların yabancısıyım" der.&lt;br /&gt;16-ODTÜ lü değilseniz ODTÜkampüsüne girmeniz Alcatraz dan kaçmaya çalışmanız kadar meşakkatlidir.&lt;br /&gt;17-Ulus pek sevilen bir yer değildir.eski meclisin orda olaması Ulusu güzel kılmaz.&lt;br /&gt;18-En popüler buluşma yeri olan kızılay Dost kitapevi ni öğrenin.&lt;br /&gt;19-Tunalı Hilmi caddesi demeyin.Ankaralılar Hilmi nin güzel bir isim olmadığını düşünüyor olduklarından Tunalı derler.Siz de Tunalı diyin.&lt;br /&gt;20-"Boş yere ağlama kalbini bağlama Ankara kızlarına" şarkısını öğrenin,sık sık söyleyin.&lt;br /&gt;21-Ankarada en güzel mevsim sonbahardır,tadını çıkarın.&lt;br /&gt;22-trafikte taş düşemez ama milletvekili sizi kırmızı ışıkta bekletebilir.Hazırlıklı olun.&lt;br /&gt;23-Gece onbirden sonra sokaklarda kimseciklerin kalmaması normaldir,kimyasal bomba neyin atılmamış,insanlar sığınağa kaçarcasına ortadan kaybolmamışlardır,olağan bir durumdur.Panik olmayın.&lt;br /&gt;24-Nerde olursanız olun aşağıya doğru gittiğinizde Kızılaya çıkarsınız.Pek çok yere yürüyerek ulaşabilirsiniz,kaybolmak gibi bir şansınız yoktur."Aha nerdeyim ben"dediğinizde Ulustasınızdır,panik yapmanıza gerek yok,Bentderesine doğru gitmediğinize emin olduktan sonra,hızla metroya ulaşabilirsiniz,müzelerin biraz aşağısındadır.&lt;br /&gt;25-Etrafınızda,gözünüzü nereye çevirdiyseniz bir robocop ile karşılaşıyorsanız kızılaydasınız demektir.Korkmayın.Eylem vardır.&lt;br /&gt;26-Ankara melankoliktir.Ekim güzeldir.&lt;br /&gt;27-Bilkente yolunuz düşerse Marakesh e bir uğrayın.&lt;br /&gt;28-Metro ve Ankaray ı karıştırmayın.İkiside Kızılayda kesişir,Ankaray AŞTİ ye gider,Metro ise Akköprü tarafına.&lt;br /&gt;29Kar-buz çok olur lütfen dikkatli yürüyün.&lt;br /&gt;30-Ankaradaki yürüyen merdiven adabında acelesi olamayan vatandaş sağda dursun diye bir kural yoktur.Yürüyen merdivene bindiyseniz yürümeyin,durun.zira merdiven sizin için yürümektedir.&lt;br /&gt;31-Genelkurmay önünde ayakkabılarınızı bağlamak için durmayın,makinalı tüfek doğrultuyorlar.&lt;br /&gt;32-İzmirliler,İstanbullular bütün vatandaşlar gibi kardeşlerimizdir ama gelipte"buranın denizi yok,akşamları dolmuş bulunmuyor,İstanbulun gözünü seveyim...bik bik bik"diye trip atanlar sevilmez pek.Yoksa ikisi de şahane şehirlerdir itirazımız yok yani...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#003300;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115995979756528952?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115995979756528952/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115995979756528952&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115995979756528952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115995979756528952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/ankara.html' title='.: Ankara :.'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115965618225505893</id><published>2006-10-01T01:07:00.000+03:00</published><updated>2006-10-01T02:00:42.536+03:00</updated><title type='text'>Salaklığın sınırı var mı?</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Bob Fenster'ın "Salaklığın Tarihi" kitabından örnekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı. Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi. Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333300;"&gt;Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında yüzlerce erkek satın aldı. Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini söyleyerek onları çöpe attılar. Gillette yetkilileri, mutsuz müsterilerin tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;Chevrolet, yeni model arabası içın "Nova" ismini buldu ama sonra arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı... Çünkü "Nova", İspanyolca'da "gitmez" anlamına geliyordu...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333300;"&gt;1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules Noel'in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı... Çünkü atışı izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını izlemek için arkalarını dönmüşlerdi...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;1840'da ABD başkanlığına şeçilen William Henry Harrison, çok soğuk bir günde Washington'da açık havada düzenlenen göreve başlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığı uzun konuşma sonucu zatürre oldu... Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#333399;"&gt;1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim adamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yapmak için bir tepeyi yangın hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonuçu meydana gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce pusuya yatan düsman askerleri tarafından vuruluyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#330033;"&gt;1985'de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide konuklardan biri boğuldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc9933;"&gt;1975'de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü. Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak, kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;1983'de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten ölünceye kadar nefesini tuttu.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115965618225505893?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115965618225505893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115965618225505893&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115965618225505893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115965618225505893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/salakln-snr-var-m.html' title='Salaklığın sınırı var mı?'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115965283610454202</id><published>2006-10-01T00:41:00.000+03:00</published><updated>2006-10-01T00:47:16.106+03:00</updated><title type='text'>Sapık taksi şoförü nasıl anlaşılır?</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/taxi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/taxi.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda bir sapık taksici furyası başladı gitti. Şikayet eden edene. Peki sapık taksici nasıl anlaşılır? Muhabbete nasıl girer? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte örnekleri: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Rahat mısın abla? &lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- Rahatım rahatım kardeş... &lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Arkana bişey ister misin? Yastık felan... Arkana bişey istersen seslen. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü :&lt;br /&gt;- Seni nereye götürüyoruz abla? &lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- Taksim'e &lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Tamam götürürüz seni...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Bacım senin kapı açık galiba... &lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- Hayır kapalı... &lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;-Açık açık... Senin kapı açık... Kapatmak lazım... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü :&lt;br /&gt;-Abla bak bu arabanın kapıları otomatik olarak kitleniyor biliyon mu? yani bağırsan da açılmıyor yaani. &lt;br /&gt;Bayan Müşteri :&lt;br /&gt;- Niye bağıracakmışım ayol? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü :&lt;br /&gt;- Sigarayı şimdi mi içen, sonra mı içen bacım? &lt;br /&gt;Bayan Müşteri :&lt;br /&gt;- Neden sonra? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- Bi sigaranız var mı şöför bey? &lt;br /&gt;Taksi Şoförü :&lt;br /&gt;- İsterseniz puro var bağyan... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Popstardaki helenikiyi bizim Bayhan otelde götürmüş biliyon mu bacım? Yani hiç olmadık insanlar birbiriyle sevişebiliyor biliyor musunuz? Bu arada nereye gidiyos? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- Burası Taksim'e hiç benzemiyor şöför bey... &lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Tamam abla ya. Belgrad ormanlarını geçince hemen taksime çıkıyoz zaten. Bu yol kestirme.... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Ben sinemaya çok meraklıyım abla. Bak Coşkun Göğen ağabeymin hiçbir filmini kaçırmadım. &lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- O kim ayol? &lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Tecavüzcü Coşkun abla... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Bu yokuşu çıkamayız abla. &lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- Ne demek çıkamayız? Yüküm ağır bi yolu yok mu? &lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Geriye takarsak çıkarız bu yokuşu abla, geriye takmak lazım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Adama bak uzunları yakmış. Sanki bi tek kendisinde var uzun. Kısa da var uzun da var di mi abla? Yanlış anlama yani. Ehe ehe he... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü :&lt;br /&gt;- Gel önüme otur abla. &lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- Pardon.. &lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Yani öne geç. Daha rahat, manzarası da iyi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Çok yedim sıktı, kemerimi açsam yanlış anlamazsın di mi abla? &lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- Saçmalama kardeşim tak kemerini. &lt;br /&gt;Taksi Şoförü :&lt;br /&gt;- Takıcam be abla. Ne acele ediyon? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Hanım küçük diyor. Buyrun siz karar verin abla. &lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- Lütfen kardeşim. &lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- Valla bunalıma girdim ya... Bak be abla küçük mü allahaşkına söyle.. &lt;br /&gt;Bayan Müşteri : &lt;br /&gt;- İmdaaat. &lt;br /&gt;Taksi Şoförü : &lt;br /&gt;- İmdat ya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115965283610454202?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115965283610454202/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115965283610454202&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115965283610454202'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115965283610454202'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/sapk-taksi-ofr-nasl-anlalr.html' title='Sapık taksi şoförü nasıl anlaşılır?'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115965213260906085</id><published>2006-10-01T00:31:00.000+03:00</published><updated>2006-10-01T00:35:32.660+03:00</updated><title type='text'>Delikanlı Bilgisayarcı</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/electric%20red%20v5.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/electric%20red%20v5.jpg" border="0" alt="navid tabrizi" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı, silmek istediği bir dosyayı shift +del kombinasyonu ile siler,geri dönüşüm kutusu kullanmaz,tükürdüğünü yalamaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı, Windows gezgini kullanmaz,aradığı dosyayı anında bulur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı bilgisayarcı, IP numarasını gizlemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı, WindowsXP'de bir hata olduğunda hata raporu göndermez, ispiyonculuktan hoşlanmaz. Hoşgörülüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı, MS Office yardımcısı kullanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı, yardım menüsünü de kullanmaz.İhtiyacı olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı, Windows'taki Pinball oyununu uninstall eder.Oyun bile olsa toplarla işi olmaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı bilgisayarcı, IMAC gibi renkli cicili-bicili bilgisayar kullanmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı, bilgisayarını sleep modunda bırakmaz,bilgisayarı her daim hazır ve nazırdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı bilgisayarcı, bilgisayarcı kültürüne saygı gösterir:&lt;br /&gt;Örneğin : "tek rakibim AMD" , "rahmetli de X386ydı ", "bir sana hasretim,birde 3 Ghz cpu hızına", " Windows'un ustasıyım Linux'un hastasıyım" vb..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı, görev zamanlayıcı kullanmaz, kafasına estiğinde defrag yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı Memik Yanık gibi şahsiyetlerle muhattap olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı bilgisayarcı monitörünün üstüne meraklı ördek,kuş böcük vb. materyaller koymaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Delikanlı Bilgisayarcı internette sörf yapmaz,olsa olsa tavla oynar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115965213260906085?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115965213260906085/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115965213260906085&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115965213260906085'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115965213260906085'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/delikanl-bilgisayarc.html' title='Delikanlı Bilgisayarcı'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115965171543256679</id><published>2006-10-01T00:26:00.000+03:00</published><updated>2006-10-01T00:28:35.453+03:00</updated><title type='text'>Ünlülerden süper gaflar :)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/asena001.jpg" target=_blank&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/asena001.jpg" border="0" alt="Asena" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Salak olabilirim ama aptal asla.... ASENA &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben meme kanserine şahsen karşıyım.... SİNEM GÜVEN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mozart Türkiye'de konser vermeye gelirse tabi ki dinlemeye gideriz.....EMRAH&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahı size emanet ediyorum.... TANSU ÇİLLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüneli kaçmak için mi kazdınız .... REHA MUHTAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsmini vermek istemeyen bir izleyici Filiz Ovar İngiltereden arıyor.... A TAKIMI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime ait görüşlerim çok güçlü görüşlerim var ama onları her zaman onaylamıyorum..... CORC W BUSH&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polis yolu az sonra işlenecek bir cinayetin tatbikatı için kapattı....KANAL D ANA HABER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eminem dünyaca ünlü bir grup biliyorsunuz değil mi arkadaşlar....BEYAZ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23.Yüzyılı yaşadığımız bu günlerde başıma gelen bu dram...Q KIZI REYHAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cinayetler dışında en düşük suç oranına sahibiz..... WASHINGTON D.C. VALİSİ MARION BARRY&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara içmek öldürür öldüğümüzde hayatımızın önemli bir bölümünü kaybederiz ....BROOKE SHIELDS&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fransızlar amma kültürlü ufacık çocukları bile Fransızca konuşuyor....İZZET YILDIZHAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhuriyet 1927 yılında ilan edildi ......Tuğba ÖZAY&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atatürk ne demiş Yurtta sulh barışta sulh ....NİHAT DOGAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün 10 Kasım Atatürk'ün 64. ölüm yıldönümünü şölenlerle kutluyoruz......ELİFNAĞME&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115965171543256679?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115965171543256679/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115965171543256679&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115965171543256679'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115965171543256679'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/10/nllerden-sper-gaflar.html' title='Ünlülerden süper gaflar :)'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115956909019174171</id><published>2006-09-30T00:58:00.000+03:00</published><updated>2006-09-30T01:35:15.213+03:00</updated><title type='text'>Dance to L.A.</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.nike.com/nikewomen/siteshell/index.jsp#,tr,24,,url;contents;dance2LA;thevideos,201285"&gt;&lt;img style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 175px; CURSOR: hand; HEIGHT: 183px" height="140" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/200/nike.jpg" width="148" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;bu bir &lt;a href="http://www.nike.com/nikewomen/siteshell/index.jsp#,tr,24,,url;contents;dance2LA;thevideos,201189"&gt;&lt;span style="color:#999999;"&gt;NikeWomen&lt;/span&gt;&lt;/a&gt; reklamıdır&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:verdana;font-size:180%;color:#990000;"&gt;&lt;strong&gt;USTA BİR DANSÇI MISIN? &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;color:#cc0000;"&gt;kalkışa hazır ol&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.nike.com/nikewomen/siteshell/index.jsp#,tr,24,,url;contents;dance2LA;thevideos,201285"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/400/nike2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kemerlerinizi bağlayın.beş kızı,dans cenneti Los Angeles'ta bir haftalık krallara layık bir tatile götürüyoruz.En sıkı dans figürlerini bize göster.Bakalım bu tatili hak ediyor musun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Los Angeles'ta muhteşem günler geçirmeye hazır mısın? &lt;a href="http://www.nike.com/nikewomen/siteshell/index.jsp#,tr,24,,url;contents;dance2LA;thevideos,201285"&gt;bizi takip et ve bu yepyeni ödülün sahibi ol&lt;/a&gt;...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.nike.com/nikewomen/siteshell/index.jsp#,tr,24,,url;contents;dance2LA;thevideos,201285"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/400/nike3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.nike.com/nikewomen/siteshell/index.jsp#,tr,24,,url;contents;dance2LA;thevideos,201285"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/400/nike4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115956909019174171?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115956909019174171/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115956909019174171&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115956909019174171'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115956909019174171'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/dance-to-la.html' title='Dance to L.A.'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115943331424982188</id><published>2006-09-28T11:27:00.000+03:00</published><updated>2006-09-28T12:01:58.503+03:00</updated><title type='text'>I wish I was in her shoes</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/VGriV7ynlHo"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/VGriV7ynlHo" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;small&gt;adapted from &lt;a href="http://spaceblog.xprize.org"&gt;http://spaceblog.xprize.org&lt;/a&gt;&lt;/small&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#990000;"&gt;Being in weightlessness has its wonderful advantages…&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;You can lift a 500 lb block with one hand and move it around with one finger… You can fly and float around instead of walking… you can do somersaults at any age… and you can play with your food.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;As I have said before, everything is effortless. If you want to move forward you slightly touch a wall or any other solid object with one finger and you start moving in the opposite direction of the force you applied. People are blocking your way in the hallway, no worries, you flip to the ceiling and just like Spiderman crawl the ceiling over their head using the bar handles on the walls (of course you cannot crawl but it looks like you are crawling). &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;You forgot your book at the other side of the module, no problem… you ask someone close to it to send it to you … that means they pick it up and very gently push it toward you, and here it is… your book flying to you all the way from the other side. Your friend is having a candy and you ask if you can have some, so he gently throws a piece your way and it comes flying into your open mouth… (Kids please don’t try any of these in Gravity &lt;img class="wp-smiley" alt=":)" src="http://spaceblog.xprize.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" /&gt; )&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;In space it is okay to play with your food. The astronauts and cosmonauts all do. The cheese puffs are not put into the mouth by hand, they are slightly jolted out of the container and flown to your mouth. When you open a bag of soft food like yogurt or soup, if you are not really really careful, small yogurt bubbles or soup bubbles start floating around and then you can catch them with your spoon. But if you try to catch them too fast, one bubble hits your spoon and becomes 10 smaller bubbles and now you have to catch ten of them!&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;I truly enjoy weightlessness… You feel like a free spirit. I remember when I was very young, for a long period of time I had this constant dream that, to the amazement of my family, I was floating from one room to the next in our house and I was amazed at my ability to do that. Of course, in my dream, I was expert at it and I was able to float around with my will power and not by touching things around me. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;In reality though, I’m a rookie… I fly around hitting walls and dislodging things. The first few days I would push against a wall too hard and end up flying too fast to the other wall, not being able to stop and BANG! I would hit the other wall and bounce back toward where I started from… Recently, however, I was complimented on how professionally I fly! It was very flattering &lt;img class="wp-smiley" alt=":)" src="http://spaceblog.xprize.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" /&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;I guess the closest thing to moving in weightlessness is floating in water. But there is a major difference. In water when you move your arms and legs, you move… in here you can move your arms and legs all you want, but you are not going anywhere. The only thing that can help you move is the gentle air flow from the fans… &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;The guys up here wanted to show me how this concept works so they put me in the middle of the Node, which is one of the American Modules, and I couldn’t reach anything to push myself… so I was just floating in the middle of the Node and no matter how much I moved myself I did not go anywhere. They were all laughing at me and finally the gentle breeze from the fan slowly got me close to a handle on the ceiling and I was able to free myself &lt;img class="wp-smiley" alt=":-)" src="http://spaceblog.xprize.org/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif" /&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;So now keeping this in mind, today when you are working, imagine there is no gravity so not only are you floating, everything around you is floating too. Can you imagine that? You are sitting at your computer typing…. well… you can’t sit because nothing will keep you in your seat, unless you strap yourself down to a chair that is bolted to the floor… So since you cannot sit, let’s stand… well, you cannot stand still either because every key stroke pushes you further form the keyboard. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;So what do people do in space when they want to stay in one place and do something? They use their feet to secure themselves. They stick their feet under these bars that are all over the place or find something to anchor their feet. That is why, the first day I arrived on the station, Pasha gave me these soft Eskimo lamb skin boots… I didn’t know why and did not wear them. Then at night when I went to bed, I noticed that the top of my feet had small bruises and hurt a little. In space you learn to use your toes well. I don’t think I ever paid any attention to them on Earth, but up here, your big toe is a powerful tool to hold you in place.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;So let’s continue working… You want to read something from a book so you put the book on the table, butl it doesn’t stay… You put your soda pop bottle on top of it to keep it down, now you have the book flying with your pop bottle, so you hold it down with one hand but now the bottle is flying, so you quickly grab the bottle with the other hand, and then the phone rings… You put the book on the table to pickup the handset and as soon as you do that the book starts flying again and you try to control the handset but now it’s floating away… &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;You get the picture… So God invented Velcro for this very purpose… to keep things in place in weightlessness. Everything here has Velcro attached to it…even your pants have Velcro strips. I thought things could be secured if I put them in my pockets and closed the zipper. Well they are secured until you open the zipper and take one out… here comes the other small items flying out.. Shhhh! don’t tell anyone up here but I’ve lost a few little things already, like my lip-gloss &lt;img class="wp-smiley" alt=";-)" src="http://spaceblog.xprize.org/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif" /&gt; &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;So basically everything you own should have Velcro attached to it. There are bags of Velcro strips with different shapes and colors up here and they are used all over the place. You just have to remember that if you let anything go, it does not stay in the same place and that makes performing tasks a little more challenging up here.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;All in all though, it is a wonderful feeling to float… and my biggest challenge before I leave is to see how long I can stay floating in one place without hitting anything. You have to stand still and not exert any force on any thing. So far I can only do 25 seconds before I’m carried away…&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;It’s time for me to go savor the last few days onboard… &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Til’ later…&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115943331424982188?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115943331424982188/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115943331424982188&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115943331424982188'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115943331424982188'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/i-wish-i-was-in-her-shoes.html' title='I wish I was in her shoes'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115930415012560415</id><published>2006-09-26T23:53:00.000+03:00</published><updated>2006-09-26T23:55:50.173+03:00</updated><title type='text'>Ahmet Altan - Karanlıkta Sabah Kuşları</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;İnsan ruhunu, duygularını, çelişkilerini,coşkularını, en güzel çözümleyen ve anlatan bir deneme kitabı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bazen, bir ömür bir uçurum taşırız içimizde ve fark etmeyiz.Bizi biz yapan her şeyin ve adına hayat dediğimiz serüvenimizin kökünde bazen büyük bir boşluk vardır ve biz bu boşluğu, onun orada olduğunu bilmeden, hissetmeden taşır dururuz. O güne dek, gizli gizli kendini duyumsatan uçurum ayaklarımızın dibinde açılmıştır artık ve gözlerimiz o derinlikten başka bir şeyi gormez; o uçurum dolmadan önce yaşadığımız herşey manasız ve sıkıcıdır. Hatırlamak için harcadığımız çok daha fazla çabayı unutmak için harcıyoruz herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çaresizlerin, fırtınalar arasında, bir gün oraya ulaşmanın düşünü kurdukları o acıklı sığınak.Hayatımıza girenleri ya da girmek için kapılarımız zorlayanları silmek aklımızdan, onlar yokmuş gibi davranıp onlar yokmuş gibi yaşamak. Geçmişi, o geçmişi yaşayan parçamızla birlikte çıkarıp atmak içimizden, atılan her parçayla birlikte içimizde bir boşluk kalacağını bilerek yapmak bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişimizde en çok özlediğimiz mi en çok unutmaya çalıştığımız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En unutulmaz olan mı en unutulmak istenen? &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115930415012560415?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115930415012560415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115930415012560415&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115930415012560415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115930415012560415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/ahmet-altan-karanlkta-sabah-kular.html' title='Ahmet Altan - Karanlıkta Sabah Kuşları'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115865140828791103</id><published>2006-09-19T10:00:00.000+03:00</published><updated>2006-09-19T10:40:01.900+03:00</updated><title type='text'>Imagine - Be the change - Inspire</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/flyaround2.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/flyaround2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/exp14soyuzlaunch.0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/exp14soyuzlaunch.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/ansari.1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/ansari.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;Iranian woman, Anousheh Ansari, is over the moon&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Member on the next crew of the International Space Station, Iranian born , USA entrepeneur Anousheh Ansari waves during the farewell ceremony as she enters the Soyuz TMA-9 spacecraft before the launch at the Baikonur cosmodrome in Kazakhstan, Monday 18 September 2006. Ansari who will spend ten days in space is accompanied on the flight by US astronaut Michael Lopez-Alegria, Russian cosmonaut Mikhail Tyurin to the International Space Station for the 14th long term mission, EPA/YURI KOCHETKOV&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iranian born telecom tycoon Anousheh Ansari left Iran when she was 16, and says that space is “in my soul and in my heart”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ansari was one of many Iranian refugees who fled Iran's oppressive mullahs. She became the first Iranian-born astronaut, and was circling Earth just last night.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her fated journey from Tehran to the International Space Station was being celebrated also as the continued power of the real American dream, achievable by anyone from anywhere with the drive and vision to perform and succeed.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mrs Ansari was 16 when her family emigrated in 1984 as the Islamic Revolution in Iran was at its peak and girls faced a strictly limited future. Her parents said that they wanted her to be able to pursue her passion for science.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anousheh Ansari would stare in wonder at the stars and dream of joining them in the blackness of space as a teenager in Iran.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yesterday, a week after her 40th birthday, she made her dream come true. At an estimated cost of $20 million (£11 million), Mrs Ansari became the first woman space tourist after blasting off in a Russian Soyuz rocket from Star City in Kazakhstan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/_42088170_ansari.0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/_42088170_ansari.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ansari arrived in the USA speaking only French and Farsi, then she became an American citizen and quickly immersed herself in the study of electronics, receiving degrees in electrical engineering and computer science at George Mason University in Virginia and George Washington University in Washington.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mrs Ansari joined a telecommunications company, where she met her husband, Hamid. In 1993 she persuaded him and his brother to pool their savings and set up Telecom Technologies, a supplier of communication networks, just as the industry in America was deregulating.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The start-up mushroomed and turned the Ansaris into telecom tycoons when the business was sold for hundreds of millions of dollars in 2000.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mrs Ansari turned her eyes again to the stars. She gave $10 million in 2002 to the X Prize Foundation, set up to encourage advances in human spaceflight, as a prize for the first private venture to launch a reusable spacecraft into space twice in two weeks.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Ansari X Prize was claimed in 2004 by Mojave Aerospace Ventures.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/_42088600_rocket.1.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/_42088600_rocket.1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;When the impoverished Russian space programme at the Baikonur centre in Star City began accepting paying passengers on missions, Ansari signed up.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Space Adventures, the American firm that markets the trips, does not disclose the price but is understood to charge $20 million a ticket, most of which goes to the Russians.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ansari prepped with six months of intensive training for the 11-day spaceflight with two professional astronauts, Michael López-Alegría, from Nasa, and the Russian Mikhail Tyurin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;They are due to dock tomorrow at the space station, where Mrs Ansari will spend eight days before returning to Earth with the departing crew, Pavel Vinogradov, of Russia, and the American , Jeffrey Williams, on September 29.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ansari said before take-off that she was looking forward to seeing Iran again from high above Earth. She has not been to her homeland since she left.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;She has hopes that a new generation of Iranian girls with similarly big dreams will be staring back at her up among the stars. She said: “I hope to inspire everyone — especially young people, women and young girls all over the world, and in Middle Eastern countries that do not provide women with the same opportunities as men — to not give up their dreams and to pursue them.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“It may seem impossible to them at times. But I believe they can realise their dream if they keep it in their hearts, nurture it and look for opportunities and make those opportunities happen.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ansari's mother, Fakhri Shahidi, said: “It’s hard to believe my daughter is going to space. I pray with all my heart she’s coming back soon.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;&lt;strong&gt;First Female Private Space Explorer &amp; Space Ambassador&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anousheh Ansari, has been officially named to the Soyuz TMA-9 primary crew. The first female spaceflight participant will launch from the Baikonur Cosmodrome in Kazakhstan on September 18, 2006 en route to the International Space Station (ISS) along with the Expedition 14 crew members: NASA astronaut Michael Lopez-Alegria and Russian cosmonaut Mikhail Tyurin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“By reaching this dream I’ve had since childhood, I hope to tangibly demonstrate to young people all over the world that there is no limit to what they can accomplish,” said Anousheh Ansari, chairman and co-founder of Prodea Systems, Inc.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;Anousheh's Blog - Last Post&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;I’m hours away from my flight…&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;It is hard to believe that I’m here. It is still all a daze… &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;It is hard to explain my feelings… a strange mix of excitement and anxiety. Strangely enough my anxiety is for those who await me here on Earth. My family… I know how hard this must be on them. I must say I’m not enjoying this stage of it all. I just want to get the launch behind me and start floating in the wonderful weightlessness of space.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;In a way I think that when I start floating I will be free from all fears, all anxieties, all expectations… It willl only be me… free from it all…&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;As I await this wonderful moment of weightlessness, everything here is starting to weigh more… I can feel the pressure of the air I’m breathing on my chest and it is getting heavier… It feels like waiting in a doctor’s office for the test results.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/exp14crew.0.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/exp14crew.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Everyone told me Greg Olson was incredibly calm on the day of his flight. I asked Greg how could he keep himself so calm. He said that when he was sitting there, inside the Soyuz, he knew for sure that he would be flying and no one could stop him anymore. No more doctors, no more exams, no more ceremonies… I cannot wait to get there…&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;…&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;I had to take a break from writing, to go visit my family. They were all here… As soon as we saw each other behind the glass wall the tears started rolling down. It was hard for everyone. My sister Atousa was trying hard to be the strong one and fighting her tears but there was no use fighting it. After we got the crying out of the way, we continued to talk and joke around and I felt everyone was getting more at ease. I certainly was. All the butterflies from the morning were gone. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;I know I will be back soon and will be able to hug them all and tell them all about my trip. My brother-in-law Amir was focusing on taping the whole event and my husband Hamid was being the coordinator of the group and keeping his mind off the flight. I looked in his eyes and saw love and admiration mixed with anxiety…&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;We said our goodbyes since I will only get a glimpse of them on my way to the rocket. It is almost 7 pm Baikonur time and I was supposed to sleep an hour ago. They will come to wake us up at 1:00 am to prepare and head out for the launch pad.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;I feel very calm and content… a sort of a Zen-like feeling… It is all going to be fine…&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;I want to thank you all for following along with me and thank you for all your kind and supportive words… I was never a very social person and have only a handful of close friends. I feel like in a matter of a week I have new friends all over the world and I look forward to telling you all about the ride up to the ISS. &lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;I will be signing off now for a couple of days since the internet onboard the Soyuz is not working &lt;img class="wp-smiley" alt=";-)" src="http://spaceblog.xprize.org/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif" /&gt; But my husband and Peter will be reporting on my activities from the ground.&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Live Long and Prosper my friends -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anousheh&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;and,Tabrizi Web Art Center team hopes you good luck Anousheh Ansari &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Tabrizi Web Art Center team : Okay Açıkgöz , Gülbahar Karakoç , Navid Tabrizi , Selin Tabrizi , Alex Coselav,Nazila Tabrizi,Kiarash Qavam&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115865140828791103?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115865140828791103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115865140828791103&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115865140828791103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115865140828791103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/imagine-be-change-inspire.html' title='Imagine - Be the change - Inspire'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115783602058088938</id><published>2006-09-10T00:06:00.000+03:00</published><updated>2006-09-10T00:07:00.616+03:00</updated><title type='text'>:)</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/navidtabrizi.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/navidtabrizi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/4095656-lg.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/4095656-lg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/45_8b20a_45576e42_oj.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/45_8b20a_45576e42_oj.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/4111231-lg.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/4111231-lg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/4367599-md.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/4367599-md.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/4040941-lg.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/4040941-lg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/3985221-md.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/3985221-md.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/3940774-md.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/3940774-md.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/3880155-md.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/3880155-md.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/3803550-lg.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/3803550-lg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115783602058088938?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115783602058088938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115783602058088938&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115783602058088938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115783602058088938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/blog-post.html' title=':)'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115783304330878583</id><published>2006-09-09T23:15:00.000+03:00</published><updated>2006-09-09T23:17:23.333+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/4914431-lg.jpg"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/400/4914431-lg.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000066;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yağmur yağıyor ve yere düsen her bir damlanın çıkardıgı hoş ve tatlı ses&lt;br /&gt;beynimin en ücra köşelerine kadar işliyor.Kalbimin taşlaşmaya yüz tutan&lt;br /&gt;noktalarına serpiyorum.Sonsuzluğa dalmanın hazırlığı içinde bir an&lt;br /&gt;gözlerimi kapatıyorum.&lt;br /&gt;Gözlerimi açtığımda kanatlarını açmış yağan yağmurda duş yapan bir&lt;br /&gt;kuşla karşılasıyorum.Daha bir artan sağnak yağmura aldırış bile&lt;br /&gt;etmiyor.İçimde bir an bir ınkılap doğuyor.Delıcesine sağnak yağmurun altında&lt;br /&gt;koşmak.Kime mi,neye mi,niçin mi? hiç düşünmeden yokluğa ,meçhule....&lt;br /&gt;Nasıl ulaşacağımı bilemediğim özgürlük sevdası için.Dalgalarıyla&lt;br /&gt;sahilleri döven deniz kadar sebepsiz.Fakat bir anlık.karşı binanın&lt;br /&gt;duvarlarına senelerin tozları dökülmüs.Her zaman münzevilesen ,her zaman&lt;br /&gt;ölüme daha da yaklaşan bu bina.Yağmur bu tozları yıkamak ,silmek istiyor .O&lt;br /&gt;da biliyor bunun imkansız olduğunu .Ama bir çaba belki de bir sevda o da&lt;br /&gt;biliyor Ferhat'ın dağları deldiğinin koca bir yalan olduğunu !!&lt;br /&gt;Yağ yağmur yağ !Gönül isterki hiç durma.Fakat her aşkın bir&lt;br /&gt;bitişi, her mumun bir sönüşü olduğu gibi sende bizi&lt;br /&gt;bırakacaksın.Dirilttiğin anılar yeniden&lt;br /&gt;cesetlesecek.sevgiymiş,askmış......Sensiz hiçbir anlamı yok bunların.Hepsi&lt;br /&gt;sana muhtaç.Ben bile............ &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115783304330878583?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115783304330878583/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115783304330878583&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115783304330878583'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115783304330878583'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/yamur-yayor-ve-yere-dsen-her-bir.html' title=''/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115772262965770421</id><published>2006-09-08T16:34:00.000+03:00</published><updated>2006-09-08T16:37:09.810+03:00</updated><title type='text'>Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Neden?&lt;br /&gt;Neden olacak, korkuyorum!&lt;br /&gt;Korkuyor musun?&lt;br /&gt;Evet ya, korkuyorum.&lt;br /&gt;Çünkü seni seversem hemen huyun suyun değişecek.&lt;br /&gt;Sende sevdiğim şeyler farklılaşacak. Şımaracaksın.&lt;br /&gt;Beğenmez olacaksın artık beni.&lt;br /&gt;Çünkü ben artık muhtaç olmuş olacağım sana, senin gözünde. Çünkü bilinç altı atacaksın beni önceden programladığın bir yere. Sesine, görüntüne, ellerine, gülümseyişine hatta nefesine bile mahkum edilmiş olacağım…ve adına “Aşk” diyeceksin hemen, daha ben ne olduğumu bile bilemeden. Öyle değil mi? Bilmez misin? Muhtaç olmak acizliktir.&lt;br /&gt;Simdi seni sevdiğim için cezalandıracaksın beni biliyorum!&lt;br /&gt;Hor göreceksin. Bekleteceksin. Aramayacaksın.&lt;br /&gt;Menfaatlerin ön plana çıkacak.&lt;br /&gt;Şayet menfaatlerini de sevmezsem beni sileceksin.&lt;br /&gt;Yalan mi? Sileceksin iste!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra her gün benden azar azar uzaklaşacağını seyredip kahrolacağım.&lt;br /&gt;Yahu ben bir seven’im. Yani seni sevgimle onurlandırmış bir insan.&lt;br /&gt;Dünyayı ayakta tutacak insan kudretinin adidir Sevgi… Simdi ben sevdim diye, bu kudrete ve cesarete sahip oldum diye sen beni nasıl ve ne hakla cezalandırabilirsin? Aklim almıyor. Zeka seviyemde. İnsanlığımda. Yüreğimde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok! “Seni seviyorum” cümlesini çok sarf etme eskir! Yok! Herkese “seni seviyorum” deme, sadece aşık olunca kullan! Yok! “Seni seviyorum” demeden önce binbir hokkabazlık yap ve şirin görün ki sevdiğin sevildiği için kendini dev aynasında görmesin, onu inlet, süründür, aklını başına getirt, mahvet!&lt;br /&gt;Neden?&lt;br /&gt;Çünkü, bu makbul..&lt;br /&gt;Kaç….sevsen de sevmesen de kaç!&lt;br /&gt;Neden?&lt;br /&gt;Çünkü kaçan kovalanır aptal! Kaçan kovalanır… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi de, neden sevdiğim için kaçıyorum ki? Ben kaçacak ne yaptım?&lt;br /&gt;Kaçarak daha mi makbul olacağım? Kaçarsam daha mi kıymetim anlaşılacak? Sevmek utanç verici bir şey mi ki kaçmam gerek?!&lt;br /&gt;Anlayamıyorum… Oysa ben zaten sevdiğimi severek devleştirmişimdir.&lt;br /&gt;Onun dev aynasında kendisini yeniden devleşmesine ne gerek var ki?&lt;br /&gt;Bir görebilse benim gözlerimle kendini, eminim kıskanacaktır bendeki kendisini…&lt;br /&gt;Yok ama yok!&lt;br /&gt;Bilmez sevgililer sevilmenin eşsizliğini, bilmez…&lt;br /&gt;Ondandır bol keseden sevgiyi böyle tüketişleri…&lt;br /&gt;Ben hiç şımarmayan, değişmeyen, yozlaşmayan, uçup gitmeyen, tükenmeyen sevgi görmedim.&lt;br /&gt;Artık cenaze törenleri iki türlü yapılmalı. Biri bedenler için, Diğeri zorla öldürülen sevgiler için!… Ne demiş Yılmaz Erdoğan, ” Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim ” Anlayın artık varlıkları değil, ihtimalleri sever olduk… Neden?&lt;br /&gt;Çünkü ihtimaller hayallerimizdir. Sevmekse hayatin bir gerçeği.&lt;br /&gt;Hayallerimizde sevgilimiz hiç değişmez.&lt;br /&gt;Hatta “seni seviyorum” dedikçe ya gözleriyle, ya elleriyle ya da tatlıdiliyle ” beni sevdiğin için teşekkür ederim aşkım ” der… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teşekkür etmek?! Beni sevdiğin için… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet ya… Bir onurdur, bir ödüldür, bir şereftir sevmek ve sevilmek.&lt;br /&gt;Özgürlüğümüzdür. Cesaretimizdir. İnsanlığımızdır. Ayrıcalığımızdır.&lt;br /&gt;Ama ne yazık ki birde bütün bunları farkında olamayışımızdır sevmek…&lt;br /&gt;Korkuyorum. Hep sevdiğim için cezalandırıldım. Artık “seni seviyorum” derken bana tuhaf tuhaf bakmayacak varlıkları daha çok sevmeye niyetliyim… Bir çiçek gibi… Bir hayvan gibi… Bir dağ manzarası gibi… Bir su damlacığı gibi… Bir küçük tomurcuk gibi henüz doğmakta olan… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü hepsinin insanlarda var olan bir büyük silahtan arındırılmışlığı var.&lt;br /&gt;Yani dilleri yok, dilleri! Konuşamazlar… Sadece dinlerler…&lt;br /&gt;Sevginizi anlayarak hissederek dinlerler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlara “Pardon! Acaba sizi sevebilir miyim? ” demeniz gerekmez. Direkt söylersiniz sevginizi hesapsızca, umarsızca… Saymadan… Ne güzeldir huzurla sevebilmek. Ne güzeldir bir çiçeğin kokusu, bir kusun sesi, bir manzaranın görüntüsü, bir sıcacık bakışla ödüllendirilmek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim için ödül demek, elle tutulabilen bir şeydir.&lt;br /&gt;Bir nesne. Öznesiz.&lt;br /&gt;Özne biziz…ama nesneye muhtaç.&lt;br /&gt;Özne özneyi sevemez mi?&lt;br /&gt;Nesnesiz öznelik olamaz mi? Nesne özneyi sevemez mi?&lt;br /&gt;Ben severken bedenimi unutmak istiyorum.&lt;br /&gt;Sadece elimde kalbim olsun. Bir kısa bir uzun vuruşlarla atıp dursun.&lt;br /&gt;Tek armağanım bu olsun verebildiğim bir sevgiliye. Bundan kutsalı?&lt;br /&gt;Daha ne olsun! Anlasın artık beni anlasın. Sevmek istiyorum Utanmadan, korkmadan, reddedilmeden, küçük görülmeden sevmek… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sevgimi ifade edecek her türlü çılgınlığı hesapsızca yapmak istiyorum. Gurur denilen sözcüğü sözlüklerden çıkartmak, sevdiğim için sevilerek ödüllendirilmek istiyorum… Bir insani sevebilme yeteneğimin bulaşıcı olmasını istiyorum. Ve bu mükemmel hastalık tüm dünyaya bulaşsın istiyorum. İnim inim inlesin mutluluktan insanlar. Sevilmekten ölebilsinler belki de!&lt;br /&gt;Sevgisizlikten değil!…&lt;br /&gt;Sevgi üretilsin.&lt;br /&gt;Sevgi ile her şey topraktan fışkırır gibi fışkırsın istiyorum. Pardon!&lt;br /&gt;Acaba sizi sevebilir miyim? diye sormayı değil, bugün sana “seni seviyorum” demeyi atladım galiba beni affet diye hesap soran bir yüreğe ifade vermek istiyorum mutlu mutlu gülümseyerek… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hey sen…Okuyucum.&lt;br /&gt;Sen de bir ben’sin… Ben de bir sen’im…&lt;br /&gt;Yok birbirimizden farkımız ama…&lt;br /&gt;Şayet isyanlarımla beni, bende kendini, kendinde dünyayı hissedebildiysen eğer hiç görmediğin bir yüz, duymadığın bir ses, “Ne fark eder ki?” dedirtebildiyse sana amaç hayatini yasadığın yüreğini ortaya koymaksa, sevmekte cömertsen, göstermekte cesur. Öyleyse soruyorum simdi sana.İki küçük kum tanesi sevgi ile bir fırtına yaratabilir (di) mi?&lt;br /&gt;Ben’ce :&lt;br /&gt;Sevdiğiniz ve sevildiğiniz her günü bir teşekkürle ödüllendiriniz… &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115772262965770421?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115772262965770421/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115772262965770421&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115772262965770421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115772262965770421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/ben-senin-beni-sevebilme-ihtimalini.html' title='Ben senin beni sevebilme ihtimalini sevdim'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115766616573772760</id><published>2006-09-08T00:54:00.000+03:00</published><updated>2006-09-08T00:56:05.766+03:00</updated><title type='text'>Ariston made The BEST AD in the world!</title><content type='html'>&lt;object width="425" height="350"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/zA2Qp5DizpE"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/zA2Qp5DizpE" type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="350"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115766616573772760?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115766616573772760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115766616573772760&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115766616573772760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115766616573772760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/ariston-made-best-ad-in-world.html' title='Ariston made The BEST AD in the world!'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115758159059787087</id><published>2006-09-07T00:54:00.000+03:00</published><updated>2006-09-07T01:26:31.166+03:00</updated><title type='text'>Impossible is Nothing</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;Goals dare us to overcome.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Goals dare us to dream.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;This hangs on my wall:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Impossible is Nothing!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Impossible is just a big word&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;thrown around by small men,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;who find it easier to live&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;in a world they have been given,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;than to explore the&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;power they have to change it.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Impossible is not a fact&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;it's an opinion.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Impossible is not a declaration.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;It's a dare.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Impossible is potential.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Impossible is temporary.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Impossible is nothing!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/4891083-md.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="navid tabrizi" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/4891083-md.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;İmkansız bu dünyayı değiştirebilecek gücü içlerinde keşfetmek yerine, &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;kendilerine sunulan dünyada yaşamayı daha kolay bulan, &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;küçük insanların ortaya attığı büyük bir kelimedir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;İmkansız bir gerçeklik değil, bir görüştür. İmkansız bir iddia değil, &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;meydan okumadır. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;İmkansız potansiyeldir. Geçicidir. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#003333;"&gt;İmkansız yoktur. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115758159059787087?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115758159059787087/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115758159059787087&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115758159059787087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115758159059787087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/impossible-is-nothing.html' title='Impossible is Nothing'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115745801520903439</id><published>2006-09-05T15:05:00.000+03:00</published><updated>2006-09-05T15:06:55.236+03:00</updated><title type='text'>Rüzgarla Yaprak</title><content type='html'>Rüzgarla yaprak dost oldular. Artık rüzgar savurmuyordu yaprağı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Söyle dostum, nereye istersen oraya götüreyim seni. dedi rüzgar yaprağa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaprak düşündü taşındı, aklına hiçbir şey gelmedi. Tekrar sordu rüzgar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Hadi söyle, seni istediğin yere taşıyayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar düşündü yaprak, aklına yine bir şey gelmedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Bilmiyorum rüzgar kardeş, aklıma hiçbir şey gelmiyor. Sen söyle? Dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüzgar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Gideceğin yeri bilmedikten sonra rüzgar dostun olsa neye yarar, savrulur gidersin!&lt;/strong&gt; dedi ve bildiği gibi esti tekrar. Yaprak yine savruldu. Üstelik bu sefer savuran dostuydu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115745801520903439?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115745801520903439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115745801520903439&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115745801520903439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115745801520903439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/rzgarla-yaprak.html' title='Rüzgarla Yaprak'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115719015908919958</id><published>2006-09-02T12:34:00.000+03:00</published><updated>2006-09-02T12:42:39.120+03:00</updated><title type='text'>Pinokyo o burunla nasıl namaz kılacak !?</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/pinocchio_top.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/pinocchio_top.jpg" border="0" alt="pinokiyo pinocchio" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Milli Eğitim Bakanlığı’nın önerdiği 100 Temel Eser dizisinin çevirilerinde İslam terminolojisinin kullanımı ve ardından yaşanan tepkiler İtalyan basınına da yansıdı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Libero" gazetesi, "Türk masal kitaplarında Pinokyo ve Heidi artık Allah’a dua ediyorlar" başlığı ile verdiği haberde geçtiğimiz günlerde Filistin’de kaçırılan Fox News’a bağlı gazeteciler Steve Centanni ve Olaf Wiig’in zorunlu İslam’ı seçip özgürlüklerini kazanmalarıyla bu hareketin aynı olduğunu iddia ederek "Batı masalları kahramanları da zorunlu Müslümanlığı seçiyorlar" yorumunda bulundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Libero "Pinokyo o burnu ile namaz kılmakta büyük zorluk çekecek ama, Allah fiziksel özürlere karşı özverili olduğundan kulunu affedecek" diye yazdı. Libero, İtalyan yazar Carlo Collodi’nin klasik eseri Pinokyo’daki kahramanın "Allah rızası için", "Allah’a şükürler olsun" gibi özgün metinde bulunmayan sözler sarf etmesinin bazı medya kuruluşları tarafından eleştirildiğini belirtti. &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115719015908919958?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115719015908919958/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115719015908919958&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115719015908919958'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115719015908919958'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/pinokyo-o-burunla-nasl-namaz-klacak.html' title='Pinokyo o burunla nasıl namaz kılacak !?'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115712844400435187</id><published>2006-09-01T19:24:00.000+03:00</published><updated>2006-09-01T19:34:04.833+03:00</updated><title type='text'>+ 18</title><content type='html'>Arkadaşlar aşağıda bazılarını seçtiğim oldukça komik deyimler(!) yer alıyor filiz bingölçe‘nin kadın argosu sözlüğünden yararlanılmıştır filiz bingölçe’nin haziran 2005′te alt-üst yayınevi‘nden çıkmış bu kitabı. içeriğin büyük bölümü 3.000 kadar kadınla yüz yüze konuşularak derlenmiş, zekice ve alaycı deyimlerden, küfürlerden oluşuyor…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;ayna dilberi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: kendini beğenmiş, kendine hayran kimse…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff9966;"&gt;balkondan balık tutmak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: göğüs dekoltesiyle erkek tavlamak…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#999900;"&gt;cacık yapmak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: (erkek için) mastürbasyon yapmak…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;dibi yosun tutmuş&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: uzun suredir cinsel ilişki yasamayan kimse…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ehliyet var ruhsat yok&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: evlenmeden birlikte yasamak…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;el bombası atmak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: mastürbasyon yapmak…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#993399;"&gt;farları yakmak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: (kadın için) cinsel bir uyaran nedeniyle göğüs uçlarının dikleşmesi…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;gecelik repo&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: tek gecelik cinsel ilişki…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#660000;"&gt;her deliği bir keyif istemek&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: kaprisli ve tatminsiz olmak…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330099;"&gt;ışık görmemiş yerine soksun&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: istediği bir nesneyi sahibinden alamayanlarca aşağılamak amacıyla kullanılır…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#666666;"&gt;ikili temaslarda bulunmak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: cinsel ilişki kurmak…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;jokey&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: yaşlı kadının genç sevgilisi…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc6600;"&gt;kor yılanı yutmak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: (kadın için) cinsel ilişkiye girmek…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;lallenip güllenmek&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: süslenmek…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;motordamin kamburu&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: hayat kadınının sevgilisi…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#996633;"&gt;naylon koca&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: yapay erkeklik organı, vibratör…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;okunaklı olmak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: (genç kız için) güzel olmak…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;onkol&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: erkeklik organı, penis…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;pisti yapmak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: ayni anda orgazm olmak…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;ruhsat&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: evlilik cüzdanı…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#339999;"&gt;sahte okey&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: platonik sevgili…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#330000;"&gt;saklatmak&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: mastürbasyon yapmak…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;tosunun kapısı görünüyor&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: pantolonun düğmeleri ya da fermuarının açılarak don ya da erkeklik organının görünmesi…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;uzun olsun ersin kalin olsun gersin&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: erkeklik organından beklenen vasıfları anlatmak için kullanılır…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;üvey ana dilimi&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: incecik ekmek dilimi…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#336666;"&gt;veri yolu&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: kadinlik organi, vajina…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;yakalı&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: iri memeli kadın…&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;zikerdover&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;: kaba ve cinsellik meraklısı erkek…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madde başlıklarında tamamen sansürsüz bir dil kullanıldığı için “muzır yayın” sayılan bu kitap hakkında mahkeme tarafından toplatma kararı verilmiştir…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115712844400435187?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115712844400435187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115712844400435187&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115712844400435187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115712844400435187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/09/18.html' title='+ 18'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115680833470656234</id><published>2006-08-29T02:38:00.000+03:00</published><updated>2006-08-29T02:53:42.590+03:00</updated><title type='text'>Islam in Turkey - Islam in der Türkei - Islam en Turquie</title><content type='html'>Hearing the call to prayer, called Ezan from the mosque five times a day, instead of church bells may come as a surprise to many of you. Some foreigners find the sound annoying, but once you understand what is being said, the Ezan may become a beautiful and peaceful sound to your ears. Each call to prayer is slightly different, but in general, what bi being said is "come to pray" "God is Great", and this call to prayer serves to remind us to take a moment out of ou busy day and "connect" with God. The actual Muslim prayers are performed shortly thereafter in mosque or in private, within homes, offices, or even in public. &lt;br /&gt;Islam is based on the holy book “Kuran”, believed to be sent to Prophet Mohammed via the Angel Gabriel, by Allah (God).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In contrast to Christianity, Muslims believe there is no sin at birth and again that there is no sin that cannnot be forgiven. An important tenant in Islam is this: "There can be no compulsion in religion" (i.e. people must be free to choose their faith of their own free will). Muslims respect other religons and do not judge people of other faiths to be unbelievers. However they give no concession on the belief that there is only one God. In Islam, the word God is synonymous with Allah. Worship, helping each other, doing favors and cleanness are important principles in Islam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;There are five requirements in Islam (called the Five Pillars of Islam):&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Belief that "There is no God but Allah and Prophet Muhammad is His messenger" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Offering of five daily prayers. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Fasting during Ramazan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Paying Zakat, a compulsory annual tax of 2.5 per cent on savings and assets. It is distributed among the poor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Haj: the pilgrimage to Mecca for those who can afford it financially and physically. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;There are different beliefs in Islam, as in Christianity. In Turkey there are “Sunni” and “Alevi” sects. However, majority of the Muslim population is Sunni. Their belief is that Prophet Mohammed is the messenger of Allah. Besides abiding by the rules of The Koran they try to live according to Mohammed’s sayings, or Hadis as they are called. Worship takes place in mosques and there are separate sections for men and women within these mosques. All prayers are in Arabic. This is a subject that still fuels debate and arguments in Turkish public opinion. In Islam the consumption of alcohol is forbidden. In Turkey however, Islam is practiced in a more moderate way and whether or not you drink alcohol will depend to a large extent on the practice in your family. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkey is a republic based on secular, democratic, and pluralistic principles and religious law (Sharia) is not practiced or enforced in Turkey. However there is a great increase in veiled women and bearded and scull-capped men which is an indication of radical Islam movement in Turkey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunni Muslims celebrate Ramazan, Şeker Bayramı (after Ramazan), Kurban Bayramı the end of “Haj” period, and 5 Kandils on various dates in throughout the year.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alevi sects believe that Ali, the son-in-law of Prophet Mohammed, should have become the next Caliph (religious leader). Turkish Alevi Muslims should not be compared with “Shite” sect found in Iran, Lebanon etc., for Turkish Alevis strongly believe in “Bektashism”, a kind of “Shamanism” prevalent in Anatolia. They pray in Turkish, not in Arabic. They do not go to mosques; instead they have Cem Evi where women and men worship all together. They have no prohibition for wine and alcoholic beverages. Their fast is not during the holy month Ramazan but on another lunar month Muharrem and lasts for 15 days. Muharrem is also Aşure time for both Sunnis and Alevis. The most important Alevi festival is Nevruz, which celebrates the beginning of spring. Alevis tend to be more open-minded and do not veil themselves as Sunnis. They continue to, contribute to the secular and democratic mission of the country.&lt;br /&gt;&lt;hr&gt;&lt;br /&gt;Wir sind sicher, dass Sie überrascht sein werden, den Gebetsruf, ezan, fünf Mal taeglich zu hören. Das wird in Ihren Ohren, die an die Kirchenglocken gewöhnt sind, seltsam klingen. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seit der Gründung der Republik im Jahre 1923 ist die Türkei ein sekularisiertes Land. Dabei sind 99% der türkischen Bevölkerung Muslim. Ein Grossteil der Muslime ist Sunnit (sünni), etwa 20% Alauit (alevi). Im Osten und Südosten des Landes befindet sich eine schiitische Minderheit. Den nicht Muslimen ist das Recht der Glaubensfreiheit anerkannt, wie die zahlreichen Kirchen und Synagogen beweisen. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Die Umwandlung begann mit der Abschaffung des Kalifats im Maerz 1924. Dieser folgte die Sekularisierung und die anderen Reformen wie Kleiderreform, Abschaffung religiöser Sekten, Anerkennung des westlichen Kalenders (demzufolge ist der offizielle Feiertag nicht mehr Freitag, sondern Samstag und Sonntag) und 1937 eine sekularisierte Verfassung. In der Türkei werden alle religiösen Belange durch eine zentrale Regierungsorganisation, naemlich das Praesidium für Religiöse Angelegenheiten (Diyanet İşleri Başkanlığı), geregelt, die dem Premierminister unterstellt ist. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Es besteht Religionsfreiheit für die Gemeinden der Orthodoxen, Armenier, Katholiken, Protestanten und Juden. Die Türken sind den anderen religiösen Glauben gegenüber durchaus tolerant und haben, verglichen mit anderen islamischen Kulturen, eine gemaessigte Art, die Religion auszuüben. Eine unoffizielle Bemerkung unsererseits: Ein Grossteil der Muslime geniesst weltliche Vergnügungen wie Tabak und Alkohol, worauf sie waehrend religiöser Perioden wie Ramadan oder Kandil aus Respekt verzichten. Waehrend des Fastenmonats Ramadan wird ein guter Muslim tagsüber nichts zu sich nehmen, nicht einmal eine Briefmarke ablecken. Manche kleinere Restaurants und Nachtklubs sind waehrend des Ramadan geschlossen. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Die sogenannten fuenf Saulen des Islam &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Das Glaubensbekenntnis: Es gibt nur einen Gott, Allah, und Mohammed ist sein Prophet (Kelime-i şahadet). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Fünf mal am Tag beten (Namaz) und vor dem Gebet die rituelle Waschung vornehmen. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Fasten waehrend des Ramadan (Oruç). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Den Armen Zakat (Fitre - Zekat) geben. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Einmal im Leben die Wallfahrt nach Mekka vornehmen (Hac). &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Islam bedeutet: Ergebung in Gott, Hinwendung zu Gott, Friedenmachen &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koran: Lektüre &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moslem: wer sich Gott anvertraut &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeker Bayramı (Zuckerfest) dauert drei Tage. Es ist das Fest, das den Monat Ramadan abschliesst. Kurban Bayramı (Opferfest) gedenkt der Aufopferung von Abraham und dauert vier Tage. Am Ende dessen findet die Wallfahrt nach Mekka (Hac) statt. Am ersten Tag der religiösen Feste sind die Geschaefte geschlossen. Die öffentlichen Versorgungsbetriebe sind waehrend der religiösen Feste geschlossen. Kandils des Mondkalenders sind heilige Tage, aber keine religiösen Feiertage. Die religiösen Feste sind nicht nur kulturelle und geistige Zelebrationen, sondern auch eine gute Gelegenheit zu einer Ferienwoche d.h. drei bis vier Tage verlaengertes Wochenende, um der Hektik der Stadt zu entfliehen. In diesem Zusammenhang werden Sie Tipps in unserer Site und bei den Kleinanzeigen der Reiseveranstalter in den Zeitungen finden. Sunnitischer Glauben: Die Grundlage des Islam bilden der Koran, das heilige Wort, das durch den Erzengel Gabriel den Propheten übertragen wurde und Hadis, die Aussprüche des Propheten. Der Islam ist eine monotheistische Religion. Es gibt keine Ursünde. Das Schicksal von jedem einzelnen ist vorbestimmt. Die Sünden werden früher oder spaeter immer vergeben. Die Juden und Christen, die ja «Völker des Buches» sind, werden nicht als unglaeubig betrachtet (im Gegensatz zu den Atheisten und Götzendienern) und sind die Gnade Gottes ebenfalls Wert, obwohl sie die heiligen Schriften «verdrehten». &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In der Moschee beten die Maenner und Frauen separat. Das Freitagsgebet ist für Frauen kein Pflicht. Die Gebete werden in arabischer Sprache abgehalten, wobei seit einiger Zeit diskutiert wird, ob es nicht richtiger waere, sie doch in türkischer Sprache abzuhalten. Die Religion verbietet den Verbrauch von alkoholischen Getraenken, was in der laizistischen türkischen Republik keinen offiziellen Charakter hat. Die streng religiösen Leute trinken keinen Alkohol, und gewisse Haendler verkaufen ihn auch nicht. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Die Beharrlichkeit des religiösen Gefühles ist eine Realitaet und der Gebetsruf ertönt weiterhin fünf Mal am Tag. Obwohl das Tragen des Schleiers in den Schulen verboten ist, tragen manche Studentinnen Perücken, um das Verbot zu umgehen und den islamischen Gesetzen zu folgen. Infolge der integralistischen Bewegung der letzten Jahre hat das Tragen des Schleiers zugenommen. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Glaube der Alauiten: Die Alauiten sind die Erben von Ali, dem Schwiegersohn des Propheten. Anders als die iranischen Schiiten haben die Alauiten eine eher esoterische Liturgie, die Spuren des Schamanismus der früheren asiatischen und anatolischen Kulturen hat. Sie beten nicht wie die anderen Moslem in Arabisch sondern in Türkisch und gehen nicht in die Moschee (Ali war in der Moschee ermordert worden). Sie versammeln sich in spirituellen Gemeinden (Cem Evi), wo Maenner und Frauen zusammen beten. Sie weigern sich nicht, Wein zu trinken, der einen religiösen Wert hat. Sie fasten nicht waehrend des Ramadan, sondern an acht Tagen im Monat Muharrem. Der Nevruz (21. Maerz), Frühlingsfest, ist eines der wichtigsten Feste der Alauiten. Treu dem Laizitaetsprinzip hatten die Alauiten immer einwandfreie Beziehungen zu dem republikanischen Staat. Trotz eines gewissen Misstrauens zwischen den sunnitischen und alauiten Gemeinschaften sorgen die letzteren für religiöses Gleichgewicht und zügeln den fundamentalistischen Aufstieg. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;hr&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.mymerhaba.com/fr/images/1062.jpg"&gt;&lt;br /&gt;Nous sommes certains que vous avez été surpris d’entendre l’appel à la prière ezan, cinq fois par jour. Ceci doit sembler bien étrange à vos oreilles qui sont habituées aux cloches d’église.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depuis l’instauration de la république, la Turquie n’a pas de religion officielle. 99% de la population est musulmane. Si la grande majorité des turcs musulmans est sunnite sünni, 20% est alaouite alevi. Quelques groupes dans l’Est et le Sud-Est sont chiites. La liberté de culte est assurée aux non musulmans. Nombreuses sont les églises et les synagogues. Tout a commencé avec l’abolition du Califat, du Ministère du Culte et des institutions religieuses en mars 1924. Suivirent alors la séparation des systèmes judiciaires et éducatifs, la réforme vestimentaire, l’interdiction des confréries religieuses, des derviches, l’instauration du week-end à la place du vendredi musulman, enfin le principe d’une constitution laïque en 1937. En Turquie laïque, les affaires religieuses relèvent d’une organisation du Gouvernement Central dirigé par le Premier Ministre; Département des Affaires Religieuses.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En Turquie, arméniens, catholiques, protestants et juifs sont libres de pratiquer leur religion. A Istanbul en particulier, toutes les religions se côtoient depuis des siècles et les gens de cultes différents vivent depuis toujours en bon entendement. Il faut dire que les turcs sont tolérants envers les autres religions et pratiquent d’une façon générale un Islam très modéré par rapport à d’autres populations musulmanes. Un grand nombre de turcs musulmans apprécient les boissons alcoolisées, les cigarettes et autres “plaisirs de la vie”, dont ils s’abstiennent, par respect, lors des périodes religieuses, telles que le Ramazan ou les Kandil. Bien sur, ceci est une déclaration non officielle de notre part. Pendant les 30 jours du Ramadan un bon musulman ne va rien faire passer entre ses lèvres de toute la journée; ne rien manger, ne rien boire, ni même lécher un timbre. Certains restaurants et night-club sont fermés pendant le mois du Ramadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Les prescriptions rituelles au nombre de cinq constituent les “piliers de l’Islam”&lt;br /&gt;1- Dire la profession de foi: Il n’y a qu’un Dieu, Allah, et Mahomet est son Prophète (Kelime-i şahadet)&lt;br /&gt;2- Réciter les cinq prières quotidiennes (Namaz), précédées des ablutions purificatoires&lt;br /&gt;3- Jeûner pendant le Ramadan (Oruç)&lt;br /&gt;4- Verser l’aumône légale pour les pauvres (Fitre)&lt;br /&gt;5- Faire une fois dans sa vie le pèlerinage à la Mecque (Hac)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Islam signifie abandon à Dieu, Coran (qur’an) lecture et Musulman (mouslim) celui qui se confie à Dieu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeker Bayram (fête du sucre) dure trois jours (23, 24 et 25 octobre 2006). C’est la fête qui clôt le mois de ramadan. Kurban Bayram (fête du sacrifice) commémore le sacrifice d’Abraham, à la fin du pèlerinage de la Mecque (Hac), dure quatre jours (31 décembre 2006, 1er, 2 et 3 janvier 2007). . Le premier jour des fêtes religieuses les magasins sont fermés. Tandis que les services publics eux sont fermés tout le long des fêtes. Kandils jours saints, qui jalonnent l’année religieuse. Ceux-ci par contre ne sont pas fériés. Les fêtes religieuses ne sont pas uniquement des célébrations spirituelles et culturelles, mais l’occasion d’une bonne semaine de vacances, trois à quatre jours prolongés d’un week-end, pour fuir le remue-ménage et la bousculade des villes. Vous trouverez des idées pour participer à la décontraction générale pendant cette période en vous référant aux annonces des agences de voyage, celles des journaux et à notre site.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Croyances de l’islam sunnite&lt;br /&gt;L’islam repose sur le Coran message de Dieu transmit par l’archange Gabriel à Mahomet et hadis, les paroles prêtées au Prophète. L’islam est monothéiste. Il n’y a pas de péché originel, le destin de chacun est prédéterminé, les péchés finissent toujours par être pardonnés. Les juifs et chrétiens « peuples du livre » ne sont pas considérés infidèles (comme les athées et idolâtres) et ont eux aussi accès au salut bien qu’ayant « falsifié » les Ecritures. Dans la mosquée les hommes et les femmes prient séparément, en dehors de la prière du vendredi-midi à laquelle les femmes ne sont pas admises. Les prières sont dites en arabe, ce qui entraîne depuis quelque temps des discussions dans l’opinion publique pour décider s’il faut ou non les dire en langue turque. La religion interdit la consommation des boissons alcoolisées, mais la Turquie étant une république laïque, cette interdiction n’est pas officielle. Beaucoup de gens ne boivent pas d’alcool, et certains commerçants n’en vendent pas non plus. La persistance du sentiment religieux est une réalité, les appels à la prière retentissent cinq fois par jour. Et bien que le port du voile soit interdit dans les écoles et universités, certaines étudiantes universitaires en particulier, mettent des perruques pour contourner l’interdit et suivre les lois de l’islam. A la suite du mouvement intégriste de ces dernières années, le port du voile et de la calotte a augmenté.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Croyances de l’islam alaouite&lt;br /&gt;Les alaouites sont les héritiers d’Ali, le gendre du Prophète. Se différenciant des chiites iraniens, les alaouites pratiquent une liturgie de nature secrète, empreinte d’influences chamanistes des anciennes cultures anatoliennes, dites Bektaşi. Contrairement aux sunnites qui prient en arabe, les alaouites s’expriment en turc au cours de leurs rites, et ne vont pas à la mosquée. Ils se réunissent dans des communautés spirituelles, Cem Evi où hommes et femmes prient ensembles. Ils ne refusent pas le vin qui a une valeur religieuse dans les cérémonies, ils ne jeûnent pas pendant le Ramadan, mais huit jours au cours du mois du Muharrem. Nevruz (21 mars) célébrant le retour du printemps, qui est une des plus importantes fêtes alaouites. Attachés à la laïcité les alaouites ont toujours eu d’excellentes relations avec l’Etat républicain. Malgré une certaine méfiance entre communautés sunnite et alaouite, ces derniers garantissent un équilibre pour la nation et un frein contre la montée intégriste.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115680833470656234?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115680833470656234/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115680833470656234&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115680833470656234'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115680833470656234'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/islam-in-turkey-islam-in-der-trkei.html' title='Islam in Turkey - Islam in der Türkei - Islam en Turquie'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115680819271296531</id><published>2006-08-29T02:35:00.000+03:00</published><updated>2006-08-29T02:36:32.743+03:00</updated><title type='text'>Best of Beer Houses in Türkiye :)</title><content type='html'>For years, beer houses were places known in Turkey as shed-like establishments suffocating in cigarette smoke where women customers fear to tread. However, the entrance of famous brands into the market has raised the quality of beer houses. There are German beer houses and English pubs in the big cities. The daily Hürriyet newspaper formed a jury of artists, writers and gourmets who enjoy drinking beer in April 2004 and they listed the best beer houses in Turkey:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taps&lt;br /&gt;Taps is located in a three-story building in Teşvikiye and sells only the beer it produces. The bar has a capacity of 80, while the restaurant hosts 100 people. On the upper floor, there is a barley mill, beer-producing tanks are on the middle floor, and the kegs are at the entrance and in the basement. The beer is sold fresh. There are four kinds of beer with different tastes. All the equipment is provided from Germany and the beer master Tobias Palmer is German. Besides beer, food from Italian and American cuisine is also served at Taps. Mussels, Taps Steak and Portobello pizza are the favorite dishes.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Me Gusta&lt;br /&gt;Me Gusta means " I like" in Spanish, and it sells Efes, Beck's and Miller brands. Although the food is world cuisine, the menu mainly consists of Mexican food. Meat and chicken are grilled, and hot fajitas, spaghetti varieties and Topkapı pizza are among the favorites. The site has a capacity of 250. American billiards is free for the customers. DJs play music every day and there are two giant cine-vision screens.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman Biraevi&lt;br /&gt;Alman Biraevi is a place, which was first planned to be a beer museum in 1996, but is now only a beer house. Kebir kebab and Kebir Spaghetti are among the favorites in Italian and French cuisine. Efes Pilsen, Tuborg, Carlsberg, Corona, Rolling Rock, Ice Beer, Grolsch and Heineken are among the twenty brands available. The capacity is 300. Live alternative rock music is played on Wednesday, Thursday, Friday and Saturday nights. Entrance is subject to a fee on Friday and Saturday nights, and one glass of local beer is included in the price.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;The Pub&lt;br /&gt;The Pub was founded two years ago in a two-story building in Ankara with a terrace with a view of Atakule. It has a capacity of 600, with seats for 200. There is a gigantic cinevision screen, a fireplace and seven dartboards. The Pub resembles English Pubs and there are 100 kinds of drinks. The brands of beer are Budwiser, Corona, Sol, Killkenny, Labatt Ice, Grolsch, Carlsberg and Tuborg. Happy Hour is until 19:30 and the second glass is free. Moreover, there is a 25% discount in the price of a different beverage every week. There is even a breathalyzer to check whether you are drunk or not. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sirena&lt;br /&gt;It is located in Izmir Kordonboyu and has been in service since 1976. It hosts 350 people with its garden. Besides all imported alcohols, Efes Pilsen, Beck's and Miller are the brands of beer available. The decoration has not been changed for 28 years, and the customers are usually middle-aged or older. Any kind of food except fish is offered. Çerkezköy sausages are the specialty of the site.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bierstube&lt;br /&gt;Bierstube means "Beer House" in German, and it has been located in Yeşilköy Polat Renaissance Hotel for eleven years. They sell Efes Pilsen on draught. Efes Pilsen, Beck's Miller, Bud, Carlsberg, Grolsch, Corona and Clausthaler (non-alcoholic) are the brands sold in bottles. It is open everyday from 17:00 to 02:00. Happy Hour is between 17:00 and 20:00 and a 25% discount is applied. It has a sea and pool view. There is an open buffet on Saturdays. Slow live music is played on Friday and Saturday nights. The menu is mostly German cuisine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyoğlu The North Shield&lt;br /&gt;The Noth Shield at Beyoğlu AFM Fitaş Movie Theater is one of the 15 North Shields in Turkey. Efes Pilsen, Carlsberg and Tuborg are available on tap. English ale is the favorite among the customers. The establishment has two floors, a fireplace and has a capacity of 300. Soccer games can be watched from plasma TV screens. It is open on weekdays from 11:00 to 01:00 and on Friday and Saturday from 11:00 to 04:00. DJs play underground music on Wednesdays, Fridays and Saturdays. The menu is mostly composed of Italian cuisine. Beer is 50% more expensive after 16:00. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Old English Pub &lt;br /&gt;It is located on Bağdat Caddesi, Kadıköy and has a capacity of 170. Efes, Bud, Sol, Kilkenny, Fosters, Labatt Ice, Becks and Miller are the beer brands available. New York Steak, Manchester Steak, Lady Louisiana Chicken, fish and chips and Robin Burger are among the favorites. English and Turkish soccer league matches can be watched from the plasma TV over the bar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalyon&lt;br /&gt;Kalyon is one of the oldest beer houses in Alsancak, İzmir. It has been in service for 26 years and is open everyday, except Sunday, between 10:00 and 24:00. Besides imported beverages, Kalyon offers Efes Pilsen, Beck's and Miller brand beer. The pub is decorated with wood and with nautical accessories. Kalyon has a capacity of 150, including the garden. A set menu is served at noon; varieties of fish, meat and chicken are available for dinner.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gümüşat&lt;br /&gt;Even if you visit Gümüşat only for a glass of beer, you may leave the place as a perfect chess player because everybody at Gümüşat is a chess player. Gümüşat is located in the Sular district of Adana, famous for its entertainment spots. Gümüşat has been organizing the Gümüşat Chess Tournament for 18 years. The menu offers grilled meat and chicken in addition to snacks.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115680819271296531?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115680819271296531/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115680819271296531&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115680819271296531'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115680819271296531'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/best-of-beer-houses-in-trkiye.html' title='Best of Beer Houses in Türkiye :)'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115663045992332604</id><published>2006-08-27T01:05:00.000+03:00</published><updated>2006-08-27T01:14:19.923+03:00</updated><title type='text'>Podcast - Yılmaz Erdoğan</title><content type='html'>&lt;embed src="http://www.odeo.com/flash/audio_player_midsize_black.swf" quality="high" width="150" height="60" name="audio_player_midsize_black" align="middle" allowScriptAccess="always" wmode="transparent"  type="application/x-shockwave-flash" flashvars="audio_id=1781712&amp;audio_duration=244.53&amp;valid_sample_rate=true&amp;external_url=http://media.odeo.com/6/0/1/zzzzzSong_04.mp3" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115663045992332604?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115663045992332604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115663045992332604&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115663045992332604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115663045992332604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/podcast-ylmaz-erdoan.html' title='Podcast - Yılmaz Erdoğan'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115662722952490585</id><published>2006-08-27T00:19:00.000+03:00</published><updated>2006-08-27T00:20:29.553+03:00</updated><title type='text'>Podcast - Ayna</title><content type='html'>&lt;embed src="http://www.odeo.com/flash/audio_player_standard_gray.swf" quality="high" width="300" height="52" name="audio_player_standard_gray" align="middle" allowScriptAccess="always" wmode="transparent"  type="application/x-shockwave-flash" flashvars="audio_id=1781651&amp;audio_duration=287.06&amp;valid_sample_rate=true&amp;external_url=http://media.odeo.com/4/3/7/AYNA_-_Olunce_Sevemezsem_Seni.MP3" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115662722952490585?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115662722952490585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115662722952490585&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115662722952490585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115662722952490585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/podcast-ayna.html' title='Podcast - Ayna'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115662624262830193</id><published>2006-08-27T00:02:00.000+03:00</published><updated>2006-08-27T00:04:02.653+03:00</updated><title type='text'>Podcast - Tual</title><content type='html'>&lt;embed src="http://www.odeo.com/flash/audio_player_standard_gray.swf" quality="high" width="300" height="52" name="audio_player_standard_gray" align="middle" allowScriptAccess="always" wmode="transparent"  type="application/x-shockwave-flash" flashvars="audio_id=1781607&amp;audio_duration=246.648&amp;valid_sample_rate=true&amp;external_url=http://media.odeo.com/1/6/0/Tual-Tiryakinim.MP3" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer" /&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-size: 9px; padding-left: 110px; color: #f39; letter-spacing: -1px; text-decoration: none" href="http://odeo.com/audio/1781607/view"&gt;powered by &lt;strong&gt;ODEO&lt;/strong&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115662624262830193?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115662624262830193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115662624262830193&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115662624262830193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115662624262830193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/podcast-tual.html' title='Podcast - Tual'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115660850253417347</id><published>2006-08-26T19:06:00.000+03:00</published><updated>2006-08-26T19:08:23.303+03:00</updated><title type='text'>El Mauro</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#660000;"&gt;Sabei lo que queremos&lt;br /&gt;Pero tenemos&lt;br /&gt;Sabei lo que queremos&lt;br /&gt;Pero tenemos&lt;br /&gt;Salud y amor y libertao&lt;br /&gt;Son lo prefiero&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay vengo del mauro del mauro del mauro&lt;br /&gt;Vengo vengo del mauro del mauro&lt;br /&gt;Vengo vengo del mauro del mauro&lt;br /&gt;Del mauro&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Y tendras tu recompensa gitano&lt;br /&gt;Por el senior de lo cielo&lt;br /&gt;Porque l'amor se apaga&lt;br /&gt;Entre lo malo y lo bueno&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay vengo del mauro del mauro del mauro&lt;br /&gt;Vengo vengo del mauro del mauro&lt;br /&gt;Vengo vengo del mauro del mauro&lt;br /&gt;Del mauro &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115660850253417347?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115660850253417347/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115660850253417347&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115660850253417347'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115660850253417347'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/el-mauro.html' title='El Mauro'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115632471760359403</id><published>2006-08-23T12:03:00.000+03:00</published><updated>2006-08-23T12:18:37.630+03:00</updated><title type='text'>:: BarışarocK ::</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/barisarock_logo.png"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/barisarock_logo.png" border="0" alt="Barışarak" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4th Barışa Rock Festival will be held at Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Picnic Area on August 26th and 27th. More than thirty rock and pop performers participate the festival. The activities are free. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.barisarock.org/ &gt;&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barışarock 26-27 Ağustos tarihlerinde Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Piknik alanında yapılacak. Bu dördüncüsenemiz, geçen yıllarda da yüzlerce aktivistin katılımıyla örgütlendi Barışarock.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barışarock sadece bir konser değil, bir festival, bir eylem…&lt;br /&gt;Sahnede müzik varken, alanda yapılacak tiyatro, sinema, söyleşilerle derdi olan ve ifade etmek isteyenler için bir kürsü olacak Sarıyer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Barışarock, gönüllüler tarafından örgütleniyor. Her Çarşamba İstiklal Caddesinde Karakedi Kültür Merkezi'nde 19'da bir araya geliyor, ne yaptığımızı ve ne yapacağımızı konuşuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kararlarımızı toplantılarda ve uzlaşarak alıyoruz. Birbirimizi ikna ederek ilerliyoruz. Bütün aktivistler eşit söz hakkına sahip, dileyen katılabilir. &lt;br /&gt;Katılım bireyseldir, herhangi bir kurum-örgüt temsiliyeti üzerinden yürümüyoruz.&lt;br /&gt;Karşı olduklarımıza karşı olanlarla, bir eylemi birlikte hayata geçirmek istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yaz sonundaki bu büyük eyleme hazırlanmak gerek… Müziği alıp satmayanlar, müziği yapanlarla birlikte, barış isteyenler, başka bir dünyaya çapkınca göz kırpanlar, arsız muhalifler, biz yaramaz çocuklar 26-27 Ağustos'ta Sarıyer Mehmet Akif Ersoy Piknik Alanı'ndayız. Ki gelen meydanlarda bağırmak ve sokak başlarında adını anmak vaktidir… Gelen şarkı söyleme, tiyatro yapma, muhalefet icra etme, karikatür çizme, barış için bin turna uçurma, çakırkeyif olma, kamera obscura ve şenlik ve şenlik ve şenlik mevsimidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi gelin buluşalım….&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115632471760359403?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115632471760359403/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115632471760359403&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115632471760359403'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115632471760359403'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/bararock.html' title=':: BarışarocK ::'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115609958056352547</id><published>2006-08-20T21:36:00.000+03:00</published><updated>2006-08-20T21:46:20.610+03:00</updated><title type='text'>George Michael</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/1600/220px-George_Michael_-_Faith.jpg" target=_blank&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/4130/607/320/220px-George_Michael_-_Faith.jpg" border="0" alt="George Michael" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;George Michael (born June 25, 1963) is an English-Greek pop singer/songwriter who (as a solo artist and one half of the duo WHAM!) has sold an estimated total of 80 million records.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Early life&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;hr&gt;&lt;br&gt;&lt;br /&gt;George Michael was born Georgios Kyriacos Panayiotou (in Greek Γιώργος-Κυριάκος Παναγιώτου) in East Finchley, London, to a Greek Cypriot father and an English mother, He began his career by forming a short-lived band called The Executive together with his best friend Andrew Ridgeley, a fellow pupil at Bushey Meads School.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;WHAM!&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;hr&gt;&lt;br&gt;&lt;br /&gt;It wasn't until he formed the duo WHAM! together with Ridgeley in 1981 that success came for Michael. The band's first album, Fantastic!, was an instant success, and within a year they had released their classic debut single, Wham Rap! (Enjoy What You Do). Their second single, Young Guns (Go For It), became the first in a string of Top 10 hits in the UK singles chart. They were rapidly followed by titles such as Bad Boys, Club Tropicana, Wake Me Up Before You Go Go, Freedom, Last Christmas/Everything She Wants, I'm Your Man and a second album, Make It Big. George also sang on the original Band Aid recording of Do They Know It's Christmas and donated the profits from Last Christmas/Everything She Wants to the charity. He also added background vocals to David Cassidy's 1985 hit The Last Kiss.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;With the success of his solo releases Careless Whisper (1984) and A Different Corner (1986) stories of an impending Wham! split intensified, and WHAM! separated in the summer of 1986 after a farewell single, The Edge of Heaven and album, plus a sell-out concert at Wembley Stadium.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Solo career&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;hr&gt;&lt;br&gt;&lt;br /&gt;Some of his biggest hit singles as a solo artist include the single "Faith," taken from his debut album Faith. The album not only became number one on both sides of the Atlantic but also resulted in four number one singles in America. In 1986 he dueted with both Aretha Franklin and Jody Watley. In 1989 he again sang backing vocals on a record called Heaven Help Me with longtime friend Deon Estus. The song was written by both of them, and just missed out on the British the top 40, reaching #5 in America.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Careless Whisper" (written when he was seventeen) became one of the most played songs of the decade and voted Londoner's Favourite record of all time in January, 1995, in a competition run jointly by the capital's leading evening newspaper and radio station. He was then also voted Best Male Singer by the same radio station and by the readers of a national newspaper. Some of his other hits include "Father Figure", "Kissing a Fool", "One More Try", "Freedom 90", "Fastlove", "Jesus to a Child", "Don't Let the Sun Go Down on Me" (a duet with Elton John), 2002's "Freeek!" and the controversial anti-war/anti-Bush song and music video "Shoot the Dog" .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;His work covers a variety of pop styles, from ballads to funky dance tracks. In a career spanning more than twenty years, George Michael has been responsible for more than 80 million album sales.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Having decided to release his new material through a number of labels on a single-by-single basis, Michael found a home at Sony for his new, highly anticipated album Patience. It was released in March 2004 after two popular singles released through Polydor Records. Patience debuted at number one on the UK album charts and number two in Australia.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;During the 2005 event Live 8, George Michael joined Paul McCartney on stage, harmonizing on "Drive My Car". He couldn't perform a separate set himself because of a head cold. At the event, Michael told BBC Radio 1 that he's writing and recording music at home and hinted that was considering a tour in 2006.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;It was announced on April 21, 2006 that he would embark on a 50 date tour in 2006 called "25 Live" to commemorate 25 years of being in the music business. The tour is set to kick off September 23, 2006 in Barcelona, Spain. A new greatest hits package will be released to coincide with the tour. The new album will feature four new tracks.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;This will be the fourth "best of" package of George Michael material after 1986's "The Final", 1997's "If You Were There" (both Wham! collections) and 1998's solo collection "Ladies &amp; Gentlemen".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Michael has also stated that he's recording a new version of "Heal the Pain" with Paul McCartney. "We're doing some recording later this week actually. We're gonna do another version of one of my old songs called "Heal the Pain" – which I wrote as a tribute to him and so I'm incredibly honoured that he's gonna sing it for me," Michael said.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Publicity, notoriety, &amp; depression&lt;/strong&gt;&lt;br&gt;&lt;hr&gt;&lt;br&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Michael's lover of two years Anselmo Feleppa died of an AIDS-related brain haemorrhage in 1993 (Michael's single Jesus To A Child is a tribute to Feleppa).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Michael was involved in a 1993 court case concerning his record contract after his record company CBS was taken over by Sony. Amongst Michael's complaints was that Sony had not fully supported the release of his second solo album resulting in its poor performance in the U.S. compared to Faith. Sony responded that Michael had refused to appear in promotional videos and it was this that had caused the poor response to the album. The case was heard in London and was found against Michael. As a consequence, Michael declared he would not release any new material until he had completed the minimum of his contractual obligations to Sony.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Michael is also well known for his April 7, 1998, arrest for "engaging in a lewd act" in a public restroom in a Beverly Hills city park. He was arrested by an undercover Beverly Hills police officer named Marcelo Rodriguez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;George Michael: "Well, I was followed into the restroom, and then, this cop – well, I didn't know he was a cop at the time obviously – he started playing this game. I think it's called ‘I'll show you mine, you show me yours, and then when you show me yours, I'm gonna nick you!'"  &lt;br /&gt;After pleading "no contest" to the charge, Michael was fined $810 and sentenced to 80 hours of community service. After that incident, he became open about his homosexuality.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soon afterwards, Michael made a video for his single "Outside" which was clearly based on the public restroom incident and which featured men dressed up as policemen kissing. Rodriguez, the police officer, claimed that this video "mocked" him, and also that Michael had slandered him in interviews, and in 1999 filed a ten million dollar lawsuit in California against the singer. The court dismissed the case on the grounds related to the officer's status as a kind of public official, but an appeals court reinstated the case on December 3, 2002.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Michael has often taken a public political stance. In 1984, he sang as part of Band Aid on the charity song "Do They Know It's Christmas?" for famine relief in Ethiopia. This single held the number one position in the UK music charts over Christmas 1984, holding Michael's own song, "Last Christmas" by Wham!, at number two. Michael donated the royalties from "Last Christmas" to Band Aid and subsequently sang with Elton John at Live Aid (the Band Aid charity concert) in 1985.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In the 1980s, George Michael was very critical of Margaret Thatcher's Conservative government and its cruise missile alliance with the United States. George said that he felt bad, since through his taxes he was paying for these weapons, yet was obliged to never dodge his tax obligations to his home country.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In December 2004 Elton John stated in an interview that he believed George Michael should "get out more". As both John and Michael were openly gay and seemingly friends, many were surprised at the public spat. In an open letter response in "Heat" magazine, Michael claimed he and John were not good friends and that John had little knowledge of his personal life other than what he might glean from gossip (or the "gay grapevine", as Michael termed it).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;In July 2005 it was reported that the two had ended their nine month feud over a dinner at Michael's North London home (apparently prepared by "celebrity chef" Gordon Ramsay). The two singers further agreed that John will re-release their 1991 duet "Don't Let the Sun Go Down on Me" on an upcoming album.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;This was not the first time that George had a negative camaraderie with fellow gay artists. During the early 80s singer Boy George was rather vocal in his dislike of George Michael, some of which is caught on video during the filming of the Band Aid collaboration. While recording harmonies, Boy George questioned the studio engineers whether one of the voices he heard on the vocal track was "Alf" [British singer-songwriter Alison Moyet, who did not participate in the charity single]. When the engineer indentified the voice as that of Michael, Boy George replied, "God, he sounded camp. But then he is." The singer Morrissey has also been critical of Michael, stating that he is "not impressed".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;George Michael also engaged in more controversy when he shut down his online Official Forum/Message Board because he did not like the petty bickering about his cousin. Also, the moderating/webmaster team were not doing their job properly. This alienated and polarised his already dwindling fanbase and many fans dispersed to new online fan communities.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Although Michael had tried to escape from his problems and depression by taking Prozac, smoking pot, and buying a Labrador Retriever that died in the Thames, a love-starved Michael appears to have risen from his depression through his relationship with Kenny Goss, his partner for nearly a decade. In late November, 2005 it was reported that Michael would wed Goss early in the following year in the UK (making it, technically, a "civil partnership"). It was announced on 26 February 2006 that George had been arrested for possession of Class C drugs, an incident that he described as "my own stupid fault, as usual." He was cautioned by the Police department and let go. &lt;br /&gt;In July 2006, Michael was photographed by UK tabloid newspaper News of the World reporters, emerging from the bushes on Hampstead Heath, apparently following a sexual tryst with Norman Kirtland, who they called a "pot-bellied, 58-year-old, jobless van driver." Michael then hit back at the newspaper, by announcing on BBC News 24 that he was suing the photographers for harrassment and possibly libel, and suing Kirtland himself. (he is to take legal action against a man who claimed he had a gay encounter with the singer).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;On BBC News 24, he stated that he would not sue the newspaper that printed the allegations about him, a newspaper that is owned by Rupert Murdoch. He also said in the same interview that cruising was defacto private because it was taking place at 2 a.m. Many residents of Hampstead and its park-goers regularly witness full sexual encounters in public view in broad daylight. Most disturbing is the sex litter left behind, including used condoms, discarded lubricant packets and soiled tissues.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.danceage.com/media_player/?aid=3419&amp;q=hi&amp;inumber=3" target=_blank&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Careless Whisper&lt;/strong&gt;(click here to listen)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I Feel So Unsure &lt;br /&gt;As i take your hand &lt;br /&gt;And lead you to the dance floor &lt;br /&gt;As the music dies &lt;br /&gt;Something in your eyes &lt;br /&gt;Calls to mind a silver screen &lt;br /&gt;And all its sad goodbyes &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chorus &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I'm never gonna dance again &lt;br /&gt;Guilty feet have got no rhythm &lt;br /&gt;Though it's easy to pretend &lt;br /&gt;I know you're not a fool &lt;br /&gt;I should have known better than to cheat a friend &lt;br /&gt;And waste a chance that i've been given &lt;br /&gt;So i'm never gonna dance again &lt;br /&gt;The way i danced with you &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Time can never mend &lt;br /&gt;The careless whisper of a good friend &lt;br /&gt;To the heart and mind &lt;br /&gt;Ignorance is kind &lt;br /&gt;There's no comfort in the truth &lt;br /&gt;Pain is all you'll find &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chorus &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tonight the music seems so loud &lt;br /&gt;I wish that we could lose this crowd &lt;br /&gt;Maybe it's better this way &lt;br /&gt;We'd hurt each other with the things we want to say &lt;br /&gt;We could have been so good together &lt;br /&gt;We could have lived this dance forever &lt;br /&gt;But now who's gonna dance with me &lt;br /&gt;Please stay &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Chorus &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Now that you've gone &lt;br /&gt;Now that you've gone &lt;br /&gt;Now that you've gone &lt;br /&gt;Was what i did so wrong &lt;br /&gt;So wrong that you had to leave me alone&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115609958056352547?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115609958056352547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115609958056352547&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115609958056352547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115609958056352547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/george-michael.html' title='George Michael'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115585578151270206</id><published>2006-08-18T01:25:00.001+03:00</published><updated>2006-08-18T02:05:46.463+03:00</updated><title type='text'>:: SmyrnA Team ::</title><content type='html'>&lt;div align="center"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Sing as if no one is listening&lt;br /&gt;Dance as if no one is watching&lt;br /&gt;Love as you've never loved before&lt;br /&gt;Live as if heaven is here on the earth&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;is called : Navid&lt;br /&gt;duty : Blog Moderator&lt;br /&gt;he is : 26 Years Old&lt;br /&gt;made in : Iran&lt;br /&gt;ethnicity: caucasian (white)&lt;br /&gt;languages i speak: English ,Persian ,Türkish ,French ,Arabic&lt;br /&gt;political view : not political&lt;br /&gt;humor : friendly&lt;br /&gt;fashion : smart&lt;br /&gt;smoking : occasionally&lt;br /&gt;drinking : no&lt;br /&gt;pets : i like them at the zoos&lt;br /&gt;living : alone ,Turkey&lt;br /&gt;music : rock&lt;br /&gt;occupation : IT&lt;br /&gt;industry : High Tech&lt;br /&gt;company : Tabrizi Web Art Center&lt;br /&gt;eye color : brown&lt;br /&gt;hair color : dark brown&lt;br /&gt;build : a few extra pounds&lt;br /&gt;Email : webmaster@tabriziweb.com&lt;br /&gt;URL : &lt;a href="http://www.tabriziweb.com" target="_blank"&gt;http://www.tabriziweb.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Blog : &lt;a href="http://navidtabrizi.blogspot.com"&gt;navidtabrizi.blogspot.com&lt;/a&gt; ; &lt;a href="http://navidseyda.blogspot.com"&gt;navidseyda.blogspot.com&lt;/a&gt; ; &lt;a href="http://alone-abroad.blogspot.com"&gt;alone-abroad.blogspot.com&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Call me Navid. Some years ago--never mind how long precisely, nothing particular to interest me on shore, I thought I would sail about a little and see the watery part of the world." The previous quote, a bit modified, was from Melville’s Moby Dick, as some of you might have noticed. Since the quote, ever so perfectly, captures my state of mind while having left my home country and exploring the New World, I decided to have it as the opening sentence on my blog.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;It is more challenging to create a blog about oneself than it seems at first. People tend to say some peculiar things when they describe themselves or their lives; some try too hard, some make fools out of themselves. I will try my best not to make the same mistakes, however, also remember that reading this is voluntary.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Say that again?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I have been told that I have a colorful personality and perhaps that is why my friends have given me more nicknames than I can remember. A-Man, Ivy's Bitch (if you were not there, never mind), Party Animal, Ali, Dostum, and Smooth are some of the ones that I recall at the first hand. As you can probably guess, each nickname has its own saga to go with it. However, for those who are not familiar with the stories, "Navid" works fine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Read the full story from my &lt;a href="http://navidtabrizi.blogspot.com"&gt;blog&lt;/a&gt;... &lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115585578151270206?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115585578151270206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115585578151270206&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115585578151270206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115585578151270206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/smyrna-team_18.html' title=':: SmyrnA Team ::'/><author><name>..: Navid Tabrizi :..</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488373852156822</id><published>2006-08-06T20:01:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T20:02:18.523+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/43109190.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/43109190.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;I can't believe that life's so complex &lt;br /&gt;When I just want to sit here and watch you undress &lt;br /&gt;I can't believe that life's so complex &lt;br /&gt;When I just want to sit here and watch you undress &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;This is love, this is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;This is love, this is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;This is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Does it have to be a life full of dread &lt;br /&gt;I wanna chase you round the table, I wanna touch your head &lt;br /&gt;Does it have to be a life full of dread &lt;br /&gt;I wanna chase you round the table, I wanna touch your head &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;This is love, this is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;This is love, this is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;This is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I can't believe that the axis turns on suffering &lt;br /&gt;When you taste so good &lt;br /&gt;I can't believe that the axis turns on suffering &lt;br /&gt;When my head burns &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Love, love, love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;This is love, this is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;This is love, love, love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Even in the summer &lt;br /&gt;Even in the spring &lt;br /&gt;You can never get too much of &lt;br /&gt;A wonderful thing &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;You're the only story that I never told &lt;br /&gt;You're my dirty little secret, wanna keep you so &lt;br /&gt;You're the only story that never been told &lt;br /&gt;You're my dirty little secret, wanna keep you so &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Come on out, come on over, help me forget &lt;br /&gt;Keep the walls from falling as they're tumbling in &lt;br /&gt;Come on out, come on over, help me forget &lt;br /&gt;Keep the walls from falling on me, tumbling in &lt;br /&gt;Keep the walls from falling as they're tumbling in &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;This is love, this is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;This is love, this is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;This is love, this is love &lt;br /&gt;That I'm feeling &lt;br /&gt;This is love, love, love &lt;br /&gt;That I'm feeling&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488373852156822?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488373852156822/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488373852156822&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488373852156822'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488373852156822'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/i-cant-believe-that-lifes-so-complex.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488197899573350</id><published>2006-08-06T19:32:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T20:00:46.983+03:00</updated><title type='text'>İclâl AYDIN - Aşk ...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/45519620.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/45519620.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aşk ...                               &lt;br /&gt;Aşk; yalnız bir operadır kış güneşinde dinlenen. &lt;br /&gt;Aşk; bazen bir zaman hatasıdır. &lt;br /&gt;Aşk; bazen kavuşamamak, adını karalamaktır kağıtlara. &lt;br /&gt;Uzun bir suskunluktur ya da durmadan ondan konuşmaktır. &lt;br /&gt;Aşk; bir filmin, bir karesinde takılıp kalmak... &lt;br /&gt;Bazen tuhaf bir cesaretle meydan okumaktır. &lt;br /&gt;Aşk; bazen nedenini bilmediğiniz bir duraksamadır. &lt;br /&gt;Aşk; bir harabenin ortasında birşey bulup da ne yapacağını bilemeyen iki savaş çocuğu gibi kalmaktır. &lt;br /&gt;Eylül'ün toparlanıp gitmesini izlemektir. &lt;br /&gt;Bir bakış bile anlatmaya yeterken herşeyi kalbinizi dolduran duyguların kalbinizde kalmasıdır. &lt;br /&gt;Aşk; canınızla beslemektir hüznün kuşlarını. &lt;br /&gt;Aşk; vazgeçmektir gözlerinden. &lt;br /&gt;Geceleri ansızın nedensiz uyanmaktır uykularından, usul usul ağlamaktır.  &lt;br /&gt;Aşk; birgün anahtarın ters döneceğine inanıp ışığa kavuşmayı özlemektir. &lt;br /&gt;Aşk; buralardan öylece çekip gitmek ve sonunda kendine bir gül vermektir. &lt;br /&gt;Acını içine alıp, göz damlalarını tutup, güçlü olmaya çalışmaktır. İclâl AYDIN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488197899573350?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488197899573350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488197899573350&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488197899573350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488197899573350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/icll-aydin-ak.html' title='İclâl AYDIN - Aşk ...'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488191760342316</id><published>2006-08-06T19:31:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:57:14.770+03:00</updated><title type='text'>Mırıldandıklarım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/japanesein-thailand.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/japanesein-thailand.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kırdın mı incittin mi birilerini&lt;br /&gt;Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler.&lt;br /&gt;Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?&lt;br /&gt;Yeniden düşünmeliyim&lt;br /&gt;Dostluklarımı, ilişkilerimi&lt;br /&gt;Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı&lt;br /&gt;Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?&lt;br /&gt;Borçlarımı ödedim mi?&lt;br /&gt;Doğru seçtim mi soruların fiillerini?&lt;br /&gt;Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış, giysilerim ütülü, odam düzenli mi?&lt;br /&gt;Geri verdim mi aldıklarımı:&lt;br /&gt;Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,&lt;br /&gt;Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?&lt;br /&gt;Yokladım mı duygularımı&lt;br /&gt;Hala sevebiliyor muyum insanları?&lt;br /&gt;Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma ovmalı umutları&lt;br /&gt;Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan&lt;br /&gt;Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım&lt;br /&gt;Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar&lt;br /&gt;Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar&lt;br /&gt;Gece telefonları, ıssız konuşmalar&lt;br /&gt;Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler&lt;br /&gt;Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey&lt;br /&gt;O kadar çok anlattım ki&lt;br /&gt;Kendime kaldım anlatmaktan...&lt;br /&gt;Bunaldım kendisiyle boğuşmasını&lt;br /&gt;Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan&lt;br /&gt;Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,&lt;br /&gt;Ofset duyarlılıklardan&lt;br /&gt;Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum&lt;br /&gt;"İçtenliğin" yada "dünya görüşünün" kirletmediği&lt;br /&gt;Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum&lt;br /&gt;Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları&lt;br /&gt;Vitrin camlarına yansıyan yüzlerde&lt;br /&gt;Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar&lt;br /&gt;Hala bir umut var mıdır&lt;br /&gt;Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde&lt;br /&gt;Ne çıkmaz sokaktayım nede mutsuz&lt;br /&gt;Sadece rüzgarlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar&lt;br /&gt;Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken&lt;br /&gt;Kış güneşinin mutlu ettigi bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız&lt;br /&gt;Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim&lt;br /&gt;Senin ve benim, yani bizim için... Murathan MUNGAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488191760342316?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488191760342316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488191760342316&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488191760342316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488191760342316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/mrldandklarm.html' title='Mırıldandıklarım'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488186305833346</id><published>2006-08-06T19:30:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:54:57.296+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/cambodia-insan2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/cambodia-insan2.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben Seni Neden mi Sevdim? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben seni bir okyanusun derinliğinde buldum da sevdim &lt;br /&gt;Parlak bir inciydin benim için &lt;br /&gt;Paha biçilmez bir inci &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben seni soğuk ve yağmurlu bir günde &lt;br /&gt;Seni düşünürken gülüşündeki sıcaklığın içime dolup da &lt;br /&gt;Beni sardığı bir anda sevdim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni sadece selvi boyun, siyah saçlarin yada kara gözlerin &lt;br /&gt;Güzel bir yüzün var diye değil &lt;br /&gt;Fikirlerinle, konuşmandaki güzelliğin ve benim o kor halde yanan yüreğimle sevdim &lt;br /&gt;Ben seni derinden ve hissederek sevdim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her kalp atışımda vücudumun dört bir köşesine yayıldığınıBeni sardığını her nefes alışımda ciğerlerime işlediğini bilerek sevdim &lt;br /&gt;Seni kış gecelerinin o soğuk yatağında birlikte uyuyup beni ısıttığınYaz sıcapında uyuyamayıp sıkıntılarım olduğunVe rüyalarımda buluştuğumuz gecelerde sevdim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni ellerinden tutup kanımın kaynadığıKalbimin yerinden fırlayacağını hissettiğim anlarda &lt;br /&gt;O ıslak dudaklarınla beni sevdigini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim &lt;br /&gt;Ben seni o sensiz anlardaki boş ve değersiz geçen dakikalarda &lt;br /&gt;Kayıp zamanlarımızda, seni arayıp bulamadığımÇaresizlik içinde olduğum, içki sofralarını dost bildiğim anlarda sevdim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen ne kadar uzak olsan da, &lt;br /&gt;Aramızdaki kilometreler nasıl çoksa &lt;br /&gt;Bende seni o kadar yoğun ve o denli çok sevdim &lt;br /&gt;Seni kalbimde yanan ateşin ile &lt;br /&gt;Zihnimde oluşan hayallerin o ay parçası çehrenle &lt;br /&gt;Bana derinden bakan o gözlerindeki ışıltıyı göreceğim anları beklerken &lt;br /&gt;Kalbimin yanıp tutuştuğu anlarda &lt;br /&gt;Gelip o bu ateşi alevlendirerek &lt;br /&gt;Bana sarılarak beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkuyorum! &lt;br /&gt;Hakkettiğin mutluluğu sana verememekten korkuyorum. &lt;br /&gt;Seni beni sevdiğinden fazla sevememekten korkuyorum. &lt;br /&gt;Senin sevgine layık olduktan sonra başkaları tarafından o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum. &lt;br /&gt;Seni kazandım derken kaybetmekten korkuyorum. &lt;br /&gt;Aramızdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum. &lt;br /&gt;Senin kalbini daha fazla kırmaktan korkuyorum. &lt;br /&gt;O temiz ve masum göz yaşlarını daha fazla akıtmaktan korkuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet korkuyorum; seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten ... &lt;br /&gt;Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum. &lt;br /&gt;Yada yanlış anlaşılmaktan korkuyorum. &lt;br /&gt;Uçurumun kenarında yalnız kalmaktan korkuyorum. &lt;br /&gt;Dostluğuna doyamadan uluorta yalnız kalmaktan korkuyorum. &lt;br /&gt;Yüreğimdeki o ince sızının bir gün çoğalmasından ve beni sarmasından korkuyorum. &lt;br /&gt;Sevgi denen güzelliğinin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum. &lt;br /&gt;Dostluğun ölüp yerine nefretin yeşermesinden korkuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkuyorum evet; seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten... &lt;br /&gt;Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kıyamıyorum uzaktan seyrediyorum çünkü; &lt;br /&gt;Seni daha fazla incitmekten korkuyorum. &lt;br /&gt;Ömründe yaşadığın mutluluğu huzuru sana yaşatamamaktan korkuyorum. &lt;br /&gt;Sana kalbimden fazlasını verememekten korkuyorum. &lt;br /&gt;Sonunda sana gözyaşından başka bir şey bırakamamaktan korkuyorum. &lt;br /&gt;Seni sevmekten değil; dostluğunu suiistimal etmekten, &lt;br /&gt;Seni kaybetmekten ve değerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum. &lt;br /&gt;Belki de çok fazla korkuyorum ... &lt;br /&gt;çünkü ben ilk defa seviyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Attila İLHAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488186305833346?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488186305833346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488186305833346&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488186305833346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488186305833346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/ben-seni-neden-mi-sevdim-ben-seni-bir.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488176485925569</id><published>2006-08-06T19:29:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:53:25.950+03:00</updated><title type='text'>Ahmet ALTAN - Ten ve Hüzün</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/meknes-morocco.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/meknes-morocco.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;***Beyaz Atlı Prens dedikleri bu olsa gerek:)Dayanamadım çok mistik koydum:)&lt;br /&gt;Resim Fas'Tan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ten ve Hüzün &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sevmeden sevilmek, dokunulmadan dokunmak, yaralanmadan yaralamak, acı çekmeden acı çektirmek, zırhlarımızı, akıllarımızı, hesaplarımızı bunları elde etmek için mi kuşanıyoruz? Onun için mi deneyip duruyoruz insanları? Her sınamada onlar biraz daha fedakâr, biz biraz daha mı güçlü oluyoruz. Güçlü olmak isteğinin aslında nasıl bir korkaklık olduğunu fark edememek kaç aşka mal oluyordur insana.  Acaba kendimizi en çok savunduğumuz sırada mı alıyoruz en büyük yaralarımızı, en büyük budalalıklarımızı en akıllıca davrandığımızda mı yapıyoruz acaba, rahatı ve güvenceyi en çok istediğimizde mi kaybediyoruz en büyük mutluluklarımızı, en çok korktuğumuzda mı acaba korktuğumuz başımıza geliyor?.. Kendimizi bu kadar savunmasak, bu kadar akıllı olmasak, rahatın peşinde bu kadar koşmasak ve bu kadar çok korkmasak, yaralarımız, pişmanlıklarımız ve acılarımız daha mı az olurdu acaba?  "Tanrıyı ve insanları deneme," diyen Nietzche'ye aldanmayıp herşeyi ve herkesi bu kadar çok deneyden geçirdiğimiz için mi Tanrıyı ve insanları kaybediyoruz?  İnsanları bu kadar çok denediğimiz, kendimizi kalkanlarımızın arkasına böylesine iyi gizlediğimiz, hiçbir acıya ve sıkıntıya razı olamadığımız için mi en çok istediklerimiz en uzağımıza düşüyor, mutluluk ele geçmez bir masal kuşuna dünüyor?  Schiller'in o muhteşem "Eldiven" şiirinde anlattığı hikâyeyi belki daha iyi okumalıydık, oradaki şövalyenin adım seslerini belki daha çok duymalıydık.  Hep erken öleceğini düşünen, hayatı bu düşünce nedeniyle telaşla geçen ve düşündüğü gibi erken ölen Schiller'in söylediklerine biraz daha dikkat etmeliydik, kendi ölümünü bilen birçok şeyi bilebilir çünkü.  Arenada, bütün şövalyelerin aşık olduğu ve evlenmek istediği harikulade güzel prenses kral babasıyla birlikte oturuyor, çevreleri genç ve yakışıklı şövalyelerle dolu, hepsi bir küçük tebessüm için bekliyorlar.  Borazanlar çalıyor ve aslanlar çıkıyor arenaya, kocaman yeleleri, gergin belleri, iri pençeleriyle kükreyerek dolaşıyorlar.  Prenses zarif ellerini saklayan uzun eldivenlerden birini çıkartıp aslanların arasına atıyor. - Kim eldivenimi alıp bana getirirse onunla evleneceğim. Müthiş bir sessizlik oluyor, bir anda herkes susuyor. Bir şövalye diğerinden ayrılıyor, taş merdivenlerden ağır ağır inmeye başlıyor, parlak çizmelerinin çıkardığı adım sesleri tek tek duyuluyor.  Arenaya giriyor, aslanlar hareketsiz ve şaşkın, bu cesur şövalyeye bakıyorlar, o hiçbirine aldırmadan eldiveni alıyor, gene adım sesleriyle taş merdivenleri çınlatarak çıkıyor.  Eldiveni prensesin kucağına bıraktıktan sonra, kendisine hayranlıkla dönen prensese bir kez bile bakmadan yürüyüp gidiyor.  Nietzsche "Tanrı ve insanları deneme" diyor. Schiller, eldiven şiirini yazıyor. Biz, herkesi her zaman deniyoruz, emin olmak, güvenmek istiyoruz, sevgisini ve bağlılığını her an kanıtlasın, hayatını ve herşeyini tehlikeye atsın ve bunu binlerce kez yapsın istiyoruz.  Kendimizle ve korkularımızla o kadar doluyuz ki, hiçbir duyguyu, hiçbir insanı, hiçbir nesneyi olduğu gibi bütün gerçekliğiyle göremiyoruz, her şey kendimizle ve korkularımızla oluşturduğumuz prizmalardan kırılarak ulaşıyor bize, her şeyi olduğundan başka bir biçimde ve olduğundan başka bir yerde görüyoruz, belki de bu yüzden aradığımız şeyleri aramamız gereken yerlerden başka yerlerde arıyoruz. Mutlulukla aramıza korkularımızı ve kendimizi sokuyoruz.  Aragon'un dediği gibi eğer "mutlu aşk yoksa," bu aşkın suçu değil. Aşkı, acısından, kederinden, tedirginliğinden, ayrılığından, üzüntüsünden, yarasından ayıklamaya çalışanların aşkı, mutlu olmayan aşklar.  "Ben acıya, aldatılmaya, kedere razıyım," diyenlere verilebilecek bir armağan &gt; mutlu aşk... Aşk iki eli dolu bir eski ilahe, birinde mutluluğu birinde acıyı veriyor. Acıyı almadan öbürünü almak mümkün değil.  Çok mu korkuyoruz acıdan ve yaradan ve kederden? Korku bizi acılardan koruyor mu peki? Aşk, o eski ilahe, o tanrıların orospusu, acıdan korkana inadına acıyı verip öbür elini kapatıyor. Acısız mutluluk olmuyor.  Lermontov, çocukluğumun müthiş yazarı, "Zamanımızın Bir Kahramanı" isimli kitabını yazdığında Rusya'yı birbirine katmıştı... Hiçbir kadını sevmeyen, ama bütün kadınları kendine aşık etmekten hoşlanan birini anlatıyordu... Şu hiç unutmadığım Peçorin'i, Lermontov'un ve hepimizin zamanının kahramanı olan yalnız ve sevgisiz adamı.  Ne kadar şanslıydı Peçorin, bütün kadınlar onu seviyor, ona aşık oluyor, ama o kimseyi sevmiyordu, duyguları çelik gibi zırhlarının içine hapisti, dokunulmazlık ve yaralanmazdı, insafsızdı, kadınları kendine aşık edip kaçıyordu, kendi duygularına yaklaşılmasına bile izin vermiyordu.  Çocukluğumun kahramanı bir korkaktı. Ve mutsuzdu. Ve Lermontov, yalnızca tek bir roman yazabilmiş, ikincisinin yarısındayken, yirmi yedi yaşında bir düelloda öldürülmüş o uzun saçlı şair, sanırım o da mutlu değildi.  Peçorin, edebiyatın unutulmaz kahramanları arasına girdi, korkulardan örülmüş bir kahramana ilgiyle baktı insanlar.  Sevmeden sevilmek, dokunulmadan dokunmak, yaralanmadan yaralamak, acı çekmeden acı çektirmek, zırhlarımızı, akıllarımızı, hesaplarımızı bunları elde etmek için mi kuşanıyoruz? Onun için mi deneyip duruyoruz insanları? Her sınamada onlar biraz daha fedakâr, biz biraz daha mı güçlü oluyoruz.  Güçlü olmak isteğinin aslında nasıl bir korkaklık olduğunu fark edememek kaç aşka mal oluyordur insana.  Ama korkulardan kurtulmak da ne kadar zor.  Her seferinde hep acıyan yerimiz aklımıza gelir. Aşkı her gördüğümüzde, hemen kendi üstümüze kapanmamız, hep o acıyan yerimizi korumak istememizden. Kendimizi bu kadar sakınarak nasıl yaşayabiliriz hayatı? Bu kadar güçlü, bu kadar akıllı, bu kadar zırhlı olarak nasıl değebiliriz hayata? Bir Peçorin mi olmalıyız? Yoksa kendi aşkında yanan bir Anna Karenina mı? Peçorin kimseyi sevmedi. Anna Karenina istediği kadar sevilmedi. Peçorin, Anna Karenina'ya aşık olsun isterdim, sevmeyi bilen ve sevmekten korkmayan o kadına tutulsun isterdim... Peçorin, eminim o zaman "Ya o beni sevmezse" diye soracaktı... Ben de ona, "Anna Karenine, Anna Karenina'ysa eğer, seni sever," derdim. Aşık bir Peçorin... Mutlu olurdu herhalde, ama büyük bir ihtimalle onu edebiyat kahramanları arasından silerdi o zaman.  Hangisini tercih ederdi acaba, unutulmaz bir roman kahramanı olmayı mı, yoksa korkusuzca seven ve sevilen mutlu bir aşık olmayı mı?  Siz hangisini seçerdiniz? Hayat seçimlerle dolu ve Pascal'ın dediği gibi "her seçim bir kaybediştir," bir şeyi seçer, bir başka şeyi kaybedersiniz. Ya da hiçbir şeyi seçemez ve her şeyi kaybedersiniz.  Bu da bir seçim... Bir şeyi seçip bir başka şeyi kaybetmek mi, hiçbir şeyi seçmeyip her şeyi kaybetmek mi?  Zırhlarımız, korkularımız, savunmalarımız, hesaplarımız bizi hep bir şeyi seçmemeye götürüyor, aklımız "öbürünü kaybetmemeliyiz" diyor... Ve en akıllı, en güç, en zırhlı, en hesaplı olduğumuz zamanda, her şeyi kaybediyoruz, en çok istediğimiz bizden en uzağa düşüyor.  Kendi seçimimizi yapamadığımız için de insanları sınayıp duruyoruz. Eldivenlerimizi aslanların arasına atıp "beni seviyorsan onu getir," diyoruz. Bir eldivene bir aşk gidiyor. Nietzsche, "Tanrıyı ve insanları denemeyin," diyor. Schiller, eldiven şiirini yazıyor. Peçorin, Anna Karenina'yı sevmiyor. Anna Karenina, aşık olmayı hayatıyla ödüyor. Peçorin mi olmalı Anna Karenina mı? Her seçim bir kaybediş. Hele, hem Peçorin'i hem de Anna Karenina'yı seviyorsanız. Bütün kitapları okuyorsunuz, hayatın karmaşık yollarından dolanıyorsunuz ve çıka çıka hep aynı mısraya çıkıyorsunuz.  "Ten hüzünlü heyhat... Ve okudum bütün kitapları." Heyhat ten hüzünlü, bütün kitapları okusanız da. En büyük yaraları kendinizi en çok savunduğunuzda alıyorsunuz, en büyük budalalıkları en akıllıca davrandığınızda yapıyorsunuz, en güçlü olmayı en çok korktuğunuzda istiyorsunuz ve mutluluk hep uzaklarda kalıyor.  Savunmasız, güçsüz ve hesapsız olmak belki de mutluluğun kapısını açacak. Ama bunun için Peçorin'in Anna Karenina'ya aşık olacağı bir kitap bulmak gerek. Anna Karenina, Peçorin'e sevmeyi öğretmeli. Ve, ten bu hüzünden kurtulmalı.  Ahmet ALTAN(Geceyarısı Şarkıları)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488176485925569?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488176485925569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488176485925569&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488176485925569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488176485925569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/ahmet-altan-ten-ve-hzn.html' title='Ahmet ALTAN - Ten ve Hüzün'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488167913619840</id><published>2006-08-06T19:27:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:47:02.636+03:00</updated><title type='text'>Ümit Yaşar OĞUZCAN - Islak Gül</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/4971c49c26258e09da26dafb9aed6ac0--1--fairytalebenchesjpg--medium.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/4971c49c26258e09da26dafb9aed6ac0--1--fairytalebenchesjpg--medium.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Islak Gül &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahları &lt;br /&gt;Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra &lt;br /&gt;Alır götürür beni kokun uzaklara en uzaklara &lt;br /&gt;Ağzın dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tenin çekiyor beni tenin tutmuş saçlarımdan &lt;br /&gt;Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum &lt;br /&gt;Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum &lt;br /&gt;Ölürüm çekersen ellerini avuçlarımdan &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönsün başım tutuşsun damarlarımda kanım &lt;br /&gt;Gel otur yanıbaşıma erişilmez kadınım &lt;br /&gt;Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini &lt;br /&gt;Ser önüme bir hazine gibi güzelliklerini &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana en muhtaç olduğum şu anda gel &lt;br /&gt;Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ümit Yaşar OĞUZCAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488167913619840?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488167913619840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488167913619840&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488167913619840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488167913619840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/mit-yaar-ouzcan-islak-gl.html' title='Ümit Yaşar OĞUZCAN - Islak Gül'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488160996918211</id><published>2006-08-06T19:26:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:45:43.886+03:00</updated><title type='text'>Son Otobüs</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/08_180x144.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/08_180x144.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Beni bu son otobüste, &lt;br /&gt;Sevgilim unuttu şoför abi, &lt;br /&gt;Kusuruna bakma belki dalgındı, &lt;br /&gt;Belki düşünceliydi, &lt;br /&gt;Kimbilir kimbilir ne derdi vardı. &lt;br /&gt;Yoksa her zaman elimden tutardı.  Istersen al beni, &lt;br /&gt;Kayıp eşyalar bölümüne teslim et, &lt;br /&gt;Sorana arka koltukta unuttum de, &lt;br /&gt;Unutulmuş de, &lt;br /&gt;Sonra hiç bir şey olmamış gibi, &lt;br /&gt;Çek git evine be şöför abi, &lt;br /&gt;Üzerimde kimlik falan arama, &lt;br /&gt;Kimliğim sevgilimde kaldı benim, &lt;br /&gt;Adresimi sorma bana, &lt;br /&gt;Evim yok barkım yok, &lt;br /&gt;Şu hayat değirmenini döndürecek çarkım yok, &lt;br /&gt;Ümitlerim grevde, &lt;br /&gt;Hayallerim bitkisel hayatta, &lt;br /&gt;Saatini şaşırmış güneş gibi, &lt;br /&gt;Akşamları doğup sabahları batıyorum, &lt;br /&gt;İçimde sonsuz özlemlerimin yaylım ateşi, &lt;br /&gt;Hep onun hasretiyle yanıyor, yanıyorum Yok...Yok şöför abi Biraz eskimiş, biraz yıpranmışım diye, &lt;br /&gt;İşe yaramaz eşyalar bölümüne atma beni, &lt;br /&gt;Malının kıymetini bilir sevgilim, &lt;br /&gt;Beni bu gün unutmuş olsada, &lt;br /&gt;Yarın mutlaka arayacaktır. &lt;br /&gt;Ve eski bir şemsiyesini bulmuş gibi, &lt;br /&gt;Sevinçten hıçkıra hıçkıra ağlayacaktır... Ahmet Selçuk&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488160996918211?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488160996918211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488160996918211&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488160996918211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488160996918211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/son-otobs.html' title='Son Otobüs'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488149530039749</id><published>2006-08-06T19:24:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:44:34.770+03:00</updated><title type='text'>Ahmet Selçuk İLKAN - Sen Bu Şiiri Okurken</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/05a_120x200.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/05a_120x200.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sen Bu Şiiri Okurken&lt;br /&gt;Sen bu şiiri okurken, &lt;br /&gt;Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım. &lt;br /&gt;Artık ne özlemlerimi duyacaksın bıçak yarası, &lt;br /&gt;Ne de telefonların çalacak gece yarısı &lt;br /&gt;Ve bu zavallı yüreğim olmayacak artık &lt;br /&gt;Kaprislerinin hedef tahtası..&lt;br /&gt;Seni sana, &lt;br /&gt;Beni bir akıl hastanesine &lt;br /&gt;Bırakıp gideceğim bu şehirden. &lt;br /&gt;Nasılsa kavuşamadım sana, &lt;br /&gt;Nasılsa dudaklarının kıyısına varamadım, &lt;br /&gt;Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu &lt;br /&gt;Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın, &lt;br /&gt;Ne yaptımsa, &lt;br /&gt;Bir türlü sana yaranamadım.  Artık adressiz, &lt;br /&gt;Işıksız &lt;br /&gt;Ve öylesine ıssızım, &lt;br /&gt;Dünlerin kadar eskiyim, &lt;br /&gt;Verdiğin acılar kadar paslıyım. &lt;br /&gt;İşte çıkıp gidiyorum hayatından, &lt;br /&gt;Nasılsa fark etmez senin için, &lt;br /&gt;Belki çok şanslı, &lt;br /&gt;Belki de en yaşlıyım.. Artık, &lt;br /&gt;Pusulam hasreti, &lt;br /&gt;Saatim yalnızlığı &lt;br /&gt;Ve takvimler sensizliği gösteriyor bana. &lt;br /&gt;Neylersin, &lt;br /&gt;Yolcu yolunda gerek, &lt;br /&gt;Belki bundan sonra, &lt;br /&gt;Belki senden sonra, &lt;br /&gt;Adam olur bu "asi yürek"&lt;br /&gt;Ve dersini alır da bu sevdadan. &lt;br /&gt;Bir daha, &lt;br /&gt;Boyundan büyük denizlere &lt;br /&gt;Asılmaz kürek..  Yarın bu saatlerde, &lt;br /&gt;Ben yollarda olacağım, &lt;br /&gt;Sen kimbilir kaçıncı uykunda, &lt;br /&gt;Masal mavisi bir rüyada &lt;br /&gt;Ve elbette o korsan yüreğin, &lt;br /&gt;Yine pusuda..  Oysa, &lt;br /&gt;İlk defa sesimi duymayacaksın, &lt;br /&gt;Sitemlerin sahipsiz, &lt;br /&gt;Soruların cevapsız kalacak, &lt;br /&gt;Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum, &lt;br /&gt;Tanımadığın bir korku içini saracak &lt;br /&gt;Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın. &lt;br /&gt;Ne oldu? &lt;br /&gt;Ne oluyor? &lt;br /&gt;Ne olacak?  Sonra, &lt;br /&gt;Bir gözün kör, &lt;br /&gt;Bir kulağın sağır, &lt;br /&gt;Bir ayağın kırık, &lt;br /&gt;Bir kolun kesik, &lt;br /&gt;Düşeceksin yollara. &lt;br /&gt;Yani baştan başa yarım, &lt;br /&gt;Yani baştan başa eksik, &lt;br /&gt;Bütün duvarlar üstüne yıkılacak.  Belki ilk defa, &lt;br /&gt;“Unutuldum” diyerek için sızlayacak &lt;br /&gt;Ve sen bu şiiri okurken, &lt;br /&gt;Ayrılığımız çoktan başlamış olacak. &lt;br /&gt;Belki de son tesellin, &lt;br /&gt;Sana yazdığım “bu son şiir” olacak &lt;br /&gt;Ve kimbilir, &lt;br /&gt;Unutulmuş bir gecenin tam ortasında, &lt;br /&gt;Başucundaki bir radyoda, &lt;br /&gt;Uykusuz bir şair yüreğini çınlatacak &lt;br /&gt;Ve bir daha fısıldayacak kulaklarına, &lt;br /&gt;Sana adanmış bu satırları..  "Bütün şehirler uyur, &lt;br /&gt;İstanbul uyumaz &lt;br /&gt;Ve birgün &lt;br /&gt;Bütün sevenler unutur seni, &lt;br /&gt;Ama bu "şair yürek" &lt;br /&gt;Asla unutmaz..."&lt;br /&gt;Ahmet Selçuk İLKAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488149530039749?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488149530039749/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488149530039749&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488149530039749'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488149530039749'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/ahmet-seluk-ilkan-sen-bu-iiri-okurken.html' title='Ahmet Selçuk İLKAN - Sen Bu Şiiri Okurken'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488137866896724</id><published>2006-08-06T19:22:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:43:28.356+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/03_150x464.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/03_150x464.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dudak Payı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay bardağında &lt;br /&gt;Bırakılan dudak payı&lt;br /&gt;Kadar bile &lt;br /&gt;Uzak kalamam &lt;br /&gt;Gözlerine  Yakın olsun isterim &lt;br /&gt;Ellerime ellerin &lt;br /&gt;Yanındaki beton binaya &lt;br /&gt;Yaslanması gibi &lt;br /&gt;Köhne bir evin  Seni bir çivi &lt;br /&gt;Gibi çaktım &lt;br /&gt;Çünkü beynime &lt;br /&gt;Ve toplayıp &lt;br /&gt;Bütün kerpetenleri &lt;br /&gt;Attım denize  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunay AKIN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488137866896724?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488137866896724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488137866896724&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488137866896724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488137866896724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/dudak-pay-ay-bardanda-braklan-dudak.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488133986211529</id><published>2006-08-06T19:21:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:42:07.716+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/hl2coast37ht.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/hl2coast37ht.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sensiz de denizi seyredebiliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem dalgaların dili seninkinden açık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar hatırlatsan kendini boş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sensiz de seni sevebiliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep boş konuşurduk hatırlar mısın, bula bula, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılaştığımız zamanlarda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen, sevgiden şımaran çocuk, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben şaşıran budala.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özdemir&lt;br /&gt; ASAF&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488133986211529?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488133986211529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488133986211529&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488133986211529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488133986211529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/sensiz-de-denizi-seyredebiliyorum.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115488124663805915</id><published>2006-08-06T19:20:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:38:24.086+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/c17bground24tp.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/c17bground24tp.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gittim Bu ...raya kadarmış, yolun sonu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Oyun ...bitti rolleri bıraktık &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Burada ...kaldı tüm replikler &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Biter ...se son sözüm &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Ve ...sen de susarsan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115488124663805915?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115488124663805915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115488124663805915&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488124663805915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115488124663805915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/gittim-bu.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115477003489139027</id><published>2006-08-05T12:27:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:46:02.903+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/42-15200668.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/42-15200668.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİMSENİN BİLMEDİĞİ&lt;br /&gt;Kimsenin bilmediği,&lt;br /&gt;henüz demediğim&lt;br /&gt;bir söz var.&lt;br /&gt;İki sözcük&lt;br /&gt;bir destan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimsenin bilmediği,&lt;br /&gt;henüz yaşanmamış&lt;br /&gt;bir hayat var.&lt;br /&gt;Sevdiğim mavi&lt;br /&gt;bir deniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimsenin bilmediği&lt;br /&gt;henüz anlatmadığım&lt;br /&gt;bir düş var.&lt;br /&gt;El değmemiş&lt;br /&gt;bir ülke...&lt;br /&gt;Hasan KAYA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ADI YOK&lt;br /&gt;Adı yok, bu devinen duyguların.&lt;br /&gt;Tarifi yok.&lt;br /&gt;Ben seni, çeyizlik bir mendildeki oya gibi&lt;br /&gt;yüreğime işledim&lt;br /&gt;Ben sana, sende kendimi aklamaya,&lt;br /&gt;yüreğimi vurmaya geldim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimde yankılanan sesin&lt;br /&gt;Bildik, sözleri unutulmuş eski bir aşk şarkısı.&lt;br /&gt;Çocukluk, günlerimden kalma bir okul şarkısı&lt;br /&gt;Gençliğimin deli günlerinin kavga türküsü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adı yok, bu devinen duyguların...&lt;br /&gt;Tarifi yok.&lt;br /&gt;Ben sana, sende ölmeye geldim&lt;br /&gt;Hasan KAYA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HİSAR DUVARI&lt;br /&gt;Sen susuyorsun ya böyle&lt;br /&gt;Sabahın kırçıl ayazında&lt;br /&gt;Kuşların ansızın sebepsiz susması gibi&lt;br /&gt;Tenha bir taşra kasabası sessizliği düşüyor yüreğime&lt;br /&gt;Ve birbiri ardına hüzünlü dizeler demleniyor içimde&lt;br /&gt;Bir hisarın onarılmış taş duvarı yıkılıyor üstüme&lt;br /&gt;Artık her şey için çok geç, geriye dönüş yok&lt;br /&gt;Sen küstün diye&lt;br /&gt;Bütün şehir arkasını döner bana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen gidiyorsun ya böyle&lt;br /&gt;Akşamın yorgun aydınlığında&lt;br /&gt;Kuşların sebepsiz başka iklimlere uçması gibi&lt;br /&gt;Yakılmış bir şehir söndürüp sokak lambalarını ağlıyor&lt;br /&gt;Ve birbiri ardına kederli ayrılıklar demleniyor içimde&lt;br /&gt;Gecenin dar yırtmacından&lt;br /&gt;Ay sızıyor odama karanlığımı yırtarak&lt;br /&gt;Tenhalarımda bir şiir ağlıyor&lt;br /&gt;Ve gözyaşı olup akıyor içime&lt;br /&gt;Kar suyu gibi sızlayarak&lt;br /&gt;Hasan KAYA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115477003489139027?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115477003489139027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115477003489139027&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115477003489139027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115477003489139027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/kimsenin-bilmedii-kimsenin-bilmedii.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476999281817356</id><published>2006-08-05T12:26:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:44:44.156+03:00</updated><title type='text'>SONSUZ AŞK</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/42-15200516.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/42-15200516.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dalga ile kıyının aşkını bilir misin?&lt;br /&gt;Öncesinden başlayıp, sonsuza giden dalga,&lt;br /&gt;Hep aşka kavuşma özlemiyle atılır kıyıya.&lt;br /&gt;Dalga, seven - kıyı, sevilendir.&lt;br /&gt;Dokunur parmaklarının ucuyla sevdiğine dalga&lt;br /&gt;Ve döner hep geriye&lt;br /&gt;Bilir kavuşamayacağını ama hep koşar kıyıya&lt;br /&gt;Her bir dokunuşunda aşkına verir bedenini hesapsızca&lt;br /&gt;İşte, ben de seni böyle severim yar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yar, bilir misin dağ başında açan uçurum çiçeklerini?&lt;br /&gt;Bilirler görünmeyeceklerini...&lt;br /&gt;Sevilmeyeceklerini...&lt;br /&gt;Koklanmayacaklarını...&lt;br /&gt;Okşanmayacaklarını...&lt;br /&gt;Ama inatla açarlar aşkla, sevgiyle, özlemle.&lt;br /&gt;Hep beklerler gelmeyecek sevgilinin onu kucaklamasını&lt;br /&gt;İşte, ben de seni böyle beklerim yar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yar, ipek böceğini bilir misin?&lt;br /&gt;Onun kozasının içinde ördüğü o ipliğe olan aşkını&lt;br /&gt;Bilir o, ördüğü ipliğin kendisinin ölümü olacağını&lt;br /&gt;Ama aşkına feda eder kendini.&lt;br /&gt;Öyle verir kendini yarenine korkusuzca&lt;br /&gt;İşte, ben de kendimi böyle veririm sana yar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yar, ağaç ile meyvesinin aşkını bilir misin ?&lt;br /&gt;Meyvesini vermelidir ağaç yeniden doğmak için&lt;br /&gt;Öyle zorludur ki ayrılmaları&lt;br /&gt;Verir meyvesini ağaç&lt;br /&gt;meyve tohum olur, tohum kök olur&lt;br /&gt;Ve yeniden doğar ağaç kendi meyvesinden&lt;br /&gt;İşte bende böyle yar;&lt;br /&gt;Yok olmayı göze aldım, tekrar sende doğmak için.&lt;br /&gt;Gassan SATAR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476999281817356?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476999281817356/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476999281817356&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476999281817356'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476999281817356'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/sonsuz-ak.html' title='SONSUZ AŞK'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476994770536105</id><published>2006-08-05T12:25:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:41:12.906+03:00</updated><title type='text'>Kendime Bir Mektup Yazdım</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/collage.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/collage.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kendime bir mektup yazdım&lt;br /&gt;Bu gece bir de telefon&lt;br /&gt;Yine meşguldüm kendimce&lt;br /&gt;Lafı lafını duymaz&lt;br /&gt;Aklı kalbine sığmaz&lt;br /&gt;Sağım solum şakulüm&lt;br /&gt;Denge bilmez her yerim&lt;br /&gt;Kazandım mı kaybettim mi diye&lt;br /&gt;Kendime bir mektup yazdım&lt;br /&gt;Bu gece&lt;br /&gt;Bir de telefon&lt;br /&gt;Dur duracak yerim yok&lt;br /&gt;Kalmadı tahammülüm&lt;br /&gt;Hırsız oldum kendime&lt;br /&gt;Oysa neler vermiştim&lt;br /&gt;Ben nereye gidersem&lt;br /&gt;Sen başına dönersin&lt;br /&gt;Adresi doğru ama&lt;br /&gt;Kolun çıkmaz sokakta&lt;br /&gt;Kazandım mı kaybettim mi diye&lt;br /&gt;Kendime bir mektup yazdım&lt;br /&gt;Bu gece&lt;br /&gt;Bir de telefon&lt;br /&gt;Yine meşguldüm kendimce&lt;br /&gt;Fikret KIZILOK&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476994770536105?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476994770536105/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476994770536105&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476994770536105'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476994770536105'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/kendime-bir-mektup-yazdm.html' title='Kendime Bir Mektup Yazdım'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476989461716089</id><published>2006-08-05T12:24:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:43:49.160+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/42-15200513.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/42-15200513.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;GÖZLERİ&lt;br /&gt;Sanki hiçbir şey uyaramaz.&lt;br /&gt;İçimizdeki sessizliği&lt;br /&gt;Ne söz, ne kelime, ne hiçbir şey&lt;br /&gt;Gözleri getirin gözleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka değil, anlaşıyoruz böylece&lt;br /&gt;Yaprağın daha bir yaprağa değdiği&lt;br /&gt;O kadar yakın, o kadar uysal&lt;br /&gt;Elleri getirin elleri&lt;br /&gt;Diyorum, bir şeye karşı koymaktır günümüzde aşk.&lt;br /&gt;Birleşip salıverelim iki tek gölgeyi.&lt;br /&gt;Edip CANSEVER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SENİ GÜNLERE BÖLDÜM&lt;br /&gt;Seni günlere böldüm, seni aylara&lt;br /&gt;Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim&lt;br /&gt;Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla&lt;br /&gt;Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi&lt;br /&gt;Minesi çatlamış bir diş gibi durduracağım karşında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiirler söylenir, şiirler biter&lt;br /&gt;Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da&lt;br /&gt;Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin&lt;br /&gt;Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün günler yenileşir her bekleyişte&lt;br /&gt;Ve bütün dünler, bütün geçmişler&lt;br /&gt;Kapını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok&lt;br /&gt;Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti&lt;br /&gt;Sonra bütün bulutlar hep birden geçti&lt;br /&gt;Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.&lt;br /&gt;Edip CANSEVER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ&lt;br /&gt;İçinden doğru sevdim seni&lt;br /&gt;Bakışlarından doğru sevdim de&lt;br /&gt;Ağzındaki ıslaklığın buğusundan&lt;br /&gt;Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de&lt;br /&gt;Beni sevdiğin gibi sevdim seni&lt;br /&gt;Kar bırakılmış karanlığından&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerleştir bu sevdayı her yerine&lt;br /&gt;Yüzünde ter olan su damlacıklarının&lt;br /&gt;Kaynağına yerleştir&lt;br /&gt;Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına&lt;br /&gt;Gül taşıyan cocuğuna yerleştir&lt;br /&gt;Ve omuzlarına daracık omuzlarına&lt;br /&gt;Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın&lt;br /&gt;Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten&lt;br /&gt;Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir&lt;br /&gt;Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde&lt;br /&gt;Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe&lt;br /&gt;Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran&lt;br /&gt;Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne&lt;br /&gt;Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun&lt;br /&gt;Kar taneleri gibi uçuşan&lt;br /&gt;Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine&lt;br /&gt;Yerleştir bu sevdayı her yerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere&lt;br /&gt;Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden&lt;br /&gt;Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen&lt;br /&gt;Sevdayı&lt;br /&gt;Ve köpüklendir&lt;br /&gt;Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın&lt;br /&gt;Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten&lt;br /&gt;Öğrenmez ama öğretir mutluluğu&lt;br /&gt;Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi&lt;br /&gt;Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli&lt;br /&gt;Var eden kendini birincisinden&lt;br /&gt;Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen&lt;br /&gt;Tanımadığın bir ülke gibi&lt;br /&gt;İçinde yaşamadığın bir zaman gibi&lt;br /&gt;Tam kendisi gibi mutluluğun&lt;br /&gt;Beni bekliyorsun&lt;br /&gt;Ve onu bekliyorsun beni beklerken.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edip CANSEVER&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476989461716089?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476989461716089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476989461716089&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476989461716089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476989461716089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/gzleri-sanki-hibir-ey-uyaramaz.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476980903750758</id><published>2006-08-05T12:23:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:38:55.766+03:00</updated><title type='text'>HAYAT</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/treesun_lu.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/treesun_lu.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Diyelim yağmura tutuldun bir gün&lt;br /&gt;Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek&lt;br /&gt;Obur yanda güneş kendi keyfinde&lt;br /&gt;Ne de olsa yaz yağmuru&lt;br /&gt;Pırıl pırıl düşüyor damlalar&lt;br /&gt;Eteklerin uca uca bir koşudur kopardın&lt;br /&gt;Dar attın kendini karsı evin sundurmasına&lt;br /&gt;İste o evin kapısında bulacaksın beni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim için çekti bir sabah vakti&lt;br /&gt;Erkenden denize gireyim dedin&lt;br /&gt;Kulaç attıkça sen&lt;br /&gt;Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan&lt;br /&gt;Ege Denizi bu efendi deniz&lt;br /&gt;Seslenmiyor&lt;br /&gt;Derken bir de dibe dalayım diyorsun&lt;br /&gt;İçine çil çil koşuşan balıklar&lt;br /&gt;Lapinalar gümüşler var ye&lt;br /&gt;Eylim eylim salınan yosunlar&lt;br /&gt;Onların arasında bulacaksın beni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim sapına kadar sair bir herif çıkmış ortaya&lt;br /&gt;Çakmak çakmak gözleri&lt;br /&gt;Meydan ta Taksim ya Beyazıt meydanı&lt;br /&gt;Herkes orda sen de ordasın&lt;br /&gt;Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından&lt;br /&gt;Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim&lt;br /&gt;Özgürlüğe mutluluğa doğru&lt;br /&gt;Her isin basında sevgi diyor&lt;br /&gt;Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili&lt;br /&gt;Bir de basını çeviriyorsun ki&lt;br /&gt;Yanında ben varım.&lt;br /&gt;Can YÜCEL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476980903750758?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476980903750758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476980903750758&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476980903750758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476980903750758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/hayat.html' title='HAYAT'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476976030186239</id><published>2006-08-05T12:22:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:36:00.626+03:00</updated><title type='text'>BEN HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/Acclaim_Images_0018-0503-1706-4256.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/Acclaim_Images_0018-0503-1706-4256.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ben hayatta en çok babamı sevdim&lt;br /&gt;Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk&lt;br /&gt;Çarpı bacaklarıyla - ha düştü ha düşecek&lt;br /&gt;Nasıl koşarsa ardından bir devin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O çapkın babamı ben öyle sevdim&lt;br /&gt;Bilmezdi ki oturduğumuz semti&lt;br /&gt;Geldi mi de gidici - hep , hep acele işi&lt;br /&gt;Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi&lt;br /&gt;Atlastan bakardım nereye gitti&lt;br /&gt;Öyle öyle ezber ettim gurbeti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevinçten uçardım hasta oldum mu ,&lt;br /&gt;Kırkı geçerse ateş , çağırırlar İstanbul'a&lt;br /&gt;Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu ,&lt;br /&gt;Ohh dedim , göğsüne gömdüm burnumu ,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son teftişine çıkana değin&lt;br /&gt;Koştururken ardından o uçmaktaki devin ,&lt;br /&gt;Daha başka tür aşklar , geniş sevdalar için&lt;br /&gt;Açıldı nefesim , fikrim , canevim&lt;br /&gt;Hayatta ben en çok babamı sevdim ...&lt;br /&gt;Can YÜCEL&lt;br /&gt;( 1926 - 1999&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476976030186239?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476976030186239/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476976030186239&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476976030186239'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476976030186239'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/ben-hayatta-en-ok-babami-sevdim.html' title='BEN HAYATTA EN ÇOK BABAMI SEVDİM'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476968635618102</id><published>2006-08-05T12:21:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:33:41.570+03:00</updated><title type='text'>SU GİBİ</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/250px-TV_the_muppet_show_miss_piggy.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/250px-TV_the_muppet_show_miss_piggy.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dostlar ırmak gibidir&lt;br /&gt;Kiminin suyu az, kiminin çok&lt;br /&gt;Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca&lt;br /&gt;Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,&lt;br /&gt;Bulanık bir göl gibi...&lt;br /&gt;Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.&lt;br /&gt;Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı&lt;br /&gt;İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı....&lt;br /&gt;Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz;&lt;br /&gt;Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar vardır; derin bir okyanus...&lt;br /&gt;İlk anda ürkütür, korkutur sizi.&lt;br /&gt;Derinliklerinde saklıdır gizi,&lt;br /&gt;Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;&lt;br /&gt;Yanında kendinizi içi boş sanırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar vardır, coşkun bir akarsu...&lt;br /&gt;Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler.&lt;br /&gt;Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!&lt;br /&gt;Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;&lt;br /&gt;Bu tip insanla bir ömür dolmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar vardır; sakin akan bir dere...&lt;br /&gt;İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.&lt;br /&gt;Yanında olmak başlı başına bir mutluluk.&lt;br /&gt;Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar vardır; çeşit çeşit, tip tip.&lt;br /&gt;Her biri başka bir karaktere sahip.&lt;br /&gt;Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı.&lt;br /&gt;Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.&lt;br /&gt;Boşa gitmez ne kadar güvenseniz.&lt;br /&gt;Dibini görürsünüz her şey meydanda.&lt;br /&gt;Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.&lt;br /&gt;İçi dışı birdir çekinme ondan.&lt;br /&gt;Her sözü içtendir, her davranışı candan...&lt;br /&gt;Can YÜCEL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476968635618102?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476968635618102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476968635618102&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476968635618102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476968635618102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/su-gibi.html' title='SU GİBİ'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476963422523307</id><published>2006-08-05T12:20:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:32:33.096+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/tree-winter-xxx.0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/tree-winter-xxx.0.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;BAĞIŞLA&lt;br /&gt;Ya zamanından çok erken gelirim&lt;br /&gt;Dünyaya geldiğim gibi&lt;br /&gt;Ya zamanından çok geç&lt;br /&gt;Seni bu yaşta sevdiğim gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluğa hep geç kalırım&lt;br /&gt;Hep erken giderim mutsuzluğa&lt;br /&gt;Ya her şey bitmiştir çoktan&lt;br /&gt;Ya hiçbir şey başlamamış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın&lt;br /&gt;Ölüme erken sevgiye geç&lt;br /&gt;Yine gecikmişim bağışla sevgilim&lt;br /&gt;Seviye on kala ölüme beş&lt;br /&gt;Aziz NESİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇAKIL&lt;br /&gt;Seni düşünürken&lt;br /&gt;Bir çakıl taşı ısınır içimde&lt;br /&gt;Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar&lt;br /&gt;Bir gelincik açılır ansızın&lt;br /&gt;Bir gelincik sinsi sinsi kanar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni düşünürken&lt;br /&gt;Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır&lt;br /&gt;Deliler gibi dönmeğe başlar&lt;br /&gt;Döndükçe yumak yumak çözülür&lt;br /&gt;Çözüldükçe ufalır küçülür&lt;br /&gt;Çekirdeği henüz süt bağlamış&lt;br /&gt;Masmavi bir erik kesilir ağzımda&lt;br /&gt;Dokundukça yanar dudaklarım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni düşünürken&lt;br /&gt;Bir çakıl taşı ısınır içimde.&lt;br /&gt;Bedri Rahmi EYÜBOĞLU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEVGİLERDE&lt;br /&gt;Sevgileri yarınlara bıraktınız&lt;br /&gt;Çekingen,tutuk,saygılı.&lt;br /&gt;Bütün yakınlarınız&lt;br /&gt;Sizi yanlış tanıdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitmeyen işler yüzünden&lt;br /&gt;(siz böyle olsun istemezdiniz)&lt;br /&gt;Bir bakış bile yeterken anlatmak için her şeyi&lt;br /&gt;Kalbinizi dolduran duygular&lt;br /&gt;Kalbinizde kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz geniş zamanlar umuyordunuz&lt;br /&gt;Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.&lt;br /&gt;Yılların telaşlarda bu kadar çabuk&lt;br /&gt;Geçeceği aklınıza gelmezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gizli bahçenizde&lt;br /&gt;Açan çiçekler vardı,&lt;br /&gt;Gecelerde ve yalnız.&lt;br /&gt;Vermeye az buldunuz&lt;br /&gt;Yahut vaktiniz olmadı ...&lt;br /&gt;Behçet NECATİGİL&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476963422523307?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476963422523307/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476963422523307&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476963422523307'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476963422523307'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/baila-ya-zamanndan-ok-erken-gelirim.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476951140816724</id><published>2006-08-05T12:18:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:19:41.216+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>ACININ DUVARI AŞILINCA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisi çatlamadan&lt;br /&gt;Toprağı çatlatamaz tohum&lt;br /&gt;Aşmışım sınırını mutsuzluğun&lt;br /&gt;Ayrımsayamıyorum bile öyle mutsuzum&lt;br /&gt;Acısını artık duyamıyorum&lt;br /&gt;Ki kendim öyle bir acı olmuşum&lt;br /&gt;Nasıl görmezse göz kendini&lt;br /&gt;Kendimi arıyor bulamıyorum.&lt;br /&gt;Aziz NESİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SOL EL KONÇERTOSU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek yazamadan&lt;br /&gt;Demek okuyamadan&lt;br /&gt;Demek konuşamadan&lt;br /&gt;Hem de ölmeden yaşanabilirmiş&lt;br /&gt;Ama sevmeden yaşanamıyor Üçgülüm&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ölüyle bir canlı&lt;br /&gt;Bir bedeni bölüştük&lt;br /&gt;Sağ yanım ölmüş&lt;br /&gt;Sol yanım capcanlı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek yazamadan&lt;br /&gt;Demek okuyamadan&lt;br /&gt;Demek konuşamadan&lt;br /&gt;Ama düşünebildiğim için seni yaşıyorum&lt;br /&gt;Yaşayabildiğim için sevmiyorum&lt;br /&gt;Sevdiğim için yaşıyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kolum bir elim bir bacağım ve dilim tutmuyor&lt;br /&gt;Öyle bir sevgi var ki içimde&lt;br /&gt;O beni hâlâ diri tutuyor&lt;br /&gt;Yazamasam da okuyamasam da konuşamasam da&lt;br /&gt;Seviyorum seni Üçgülüm&lt;br /&gt;Sevdikçe yaşıyor yaşadıkça seviyorum&lt;br /&gt;Aziz NESİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEKLEMEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözler önünde işte&lt;br /&gt;Gittikçe arınıyorum kendimden&lt;br /&gt;Her giden güzelleşir&lt;br /&gt;Gidiyorum güzelleşmek için&lt;br /&gt;Unutulsun diye çirkinliklerim&lt;br /&gt;Gelecek birisi güzeldir&lt;br /&gt;Gelince güzel değil&lt;br /&gt;Hele gelmişse çirkin&lt;br /&gt;Yaşam, ölüm gelecek diye güzel&lt;br /&gt;Ey güzeller güzeli beklediğim&lt;br /&gt;Kaç saatim, kaç dakikam ya da saniyem&lt;br /&gt;Artık ne gelmek ne de gitmek&lt;br /&gt;Yaşamın en zor yani beklemek&lt;br /&gt;Hiçbirimiz beklemedik doğmayı,&lt;br /&gt;Doğduğumuzdan beri beklediğimiz&lt;br /&gt;ÖLMEK&lt;br /&gt;Aziz NESİN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476951140816724?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476951140816724/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476951140816724&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476951140816724'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476951140816724'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/acinin-duvari-ailinca-kendisi.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476944163152981</id><published>2006-08-05T12:16:00.001+03:00</published><updated>2006-08-05T12:31:21.100+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/250px-TV_the_muppet_show_miss_piggy.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/250px-TV_the_muppet_show_miss_piggy.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;SEVDAN BENİ&lt;br /&gt;Terk etmedi sevdan beni,&lt;br /&gt;Aç kaldım, susuz kaldım,&lt;br /&gt;Hayın, karanlıktı gece,&lt;br /&gt;Can garip, can suskun,&lt;br /&gt;Can paramparça...&lt;br /&gt;Ve ellerim, kelepçede,&lt;br /&gt;Tütünsüz, uykusuz kaldım,&lt;br /&gt;Terk etmedi sevdan beni...&lt;br /&gt;Ahmed ARİF&lt;br /&gt;************************************************************************************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEVGİ DURAĞI&lt;br /&gt;Sözverdiğimiz yerde buluştuk&lt;br /&gt;Sözverdiğimiz zamanda değil.&lt;br /&gt;Ben yirmi yıl erken gelip bekledim&lt;br /&gt;Sen geldin yirmi yıl geç&lt;br /&gt;Ben seni beklemekten yaşlıyım&lt;br /&gt;Sense beklettiğin için genç&lt;br /&gt;Aziz NESİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*******************************************************************************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİMİN VAR Kİ&lt;br /&gt;Evinden kitaplarından uzakta mısın&lt;br /&gt;Arada bir telefon et kendine&lt;br /&gt;Kendine mektuplar yaz yanıt beklemeden&lt;br /&gt;Kartlar gönder kendine her gittiğin uzaklardan&lt;br /&gt;Sevgilim diye başlayıp öperim diye biten&lt;br /&gt;Senin senden başka kimin var ki arasın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnince trenden yada uçaktan yalnızlığın&lt;br /&gt;Sevinçle karşıla yalnızlığını garlarda havaalanlarında&lt;br /&gt;Ayrılışlarda da sarılıp öpüş yalnızlığınla&lt;br /&gt;Uğurla kendi kendini dönüşsüz yolculuklara&lt;br /&gt;Bekle kendini uzak yolculuklardan dönersin diye&lt;br /&gt;Senin senden başka kimin var ki beklesin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçki masasında bir başına mısın&lt;br /&gt;Kendinleysen yetmelisin kendine&lt;br /&gt;Çoğaltıp yalnızlığını konuş bir çok kendinle&lt;br /&gt;Kaldır içki bardağını kendi şerefine&lt;br /&gt;Ağlaşarak gülüşerek tartışarak kendinle&lt;br /&gt;Senin senden başka kimin var ki bulasın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşmanların saldırılarından yuvarlandıkça yerlere&lt;br /&gt;Tutup kendi saçlarından kaldır kendini&lt;br /&gt;Seni sana bildirecek kimsen yok başka kendinden&lt;br /&gt;Ölünce senin bile haberin olmayacak öldüğünden&lt;br /&gt;Haber ver kendine ki öldüğünü bilesin&lt;br /&gt;Kimin var ki senin sana öldüğünü söylesin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi kendinin hem konuğu hem ev sahibisin&lt;br /&gt;Zamanın varken ağırla kendini sarılıp öperek&lt;br /&gt;Biliyorsun nasıl olsa yakın o gelecek&lt;br /&gt;Kimileri "yaa öyle mii ne zaman vah vah" diyecek&lt;br /&gt;Daha şimdiden sev kendini sev kendini sev&lt;br /&gt;Kimin var ki seni senden başka sevecek&lt;br /&gt;Aziz NESİN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476944163152981?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476944163152981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476944163152981&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476944163152981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476944163152981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/sevdan-beni-terk-etmedi-sevdan-beni.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476937759588765</id><published>2006-08-05T12:16:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:30:15.423+03:00</updated><title type='text'>HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/Dark%20Street.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/Dark%20Street.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Seni anlatabilmek seni.&lt;br /&gt;İyi çocuklara, kahramanlara.&lt;br /&gt;Seni anlatabilmek seni,&lt;br /&gt;Namussuza, halden bilmeze,&lt;br /&gt;Kahpe yalana.&lt;br /&gt;Ard- arda kaç zemheri,&lt;br /&gt;Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu&lt;br /&gt;Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...&lt;br /&gt;Bir ben uyumadım,&lt;br /&gt;Kaç leylim bahar,&lt;br /&gt;Hasretinden prangalar eskittim.&lt;br /&gt;Saçlarına kan gülleri takayım,&lt;br /&gt;Bir o yana&lt;br /&gt;Bir bu yana...&lt;br /&gt;Seni bağırabilsem seni,&lt;br /&gt;Dipsiz kuyulara.&lt;br /&gt;Akan yıldıza.&lt;br /&gt;Bir kibrit çöpüne varana.&lt;br /&gt;Okyanusun en ıssız dalgasına&lt;br /&gt;Düşmüş bir kibrit çöpüne.&lt;br /&gt;Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,&lt;br /&gt;Yitirmiş öpücükleri,&lt;br /&gt;Payı yok, apansız inen akşamdan,&lt;br /&gt;Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,&lt;br /&gt;Seni anlatabilsem seni...&lt;br /&gt;Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır&lt;br /&gt;Üşüyorum, kapama gözlerini...&lt;br /&gt;Ahmed ARİF&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476937759588765?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476937759588765/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476937759588765&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476937759588765'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476937759588765'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/hasretinden-prangalar-eskittim.html' title='HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476931622912395</id><published>2006-08-05T12:14:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:29:22.233+03:00</updated><title type='text'>BİR MARTI MASALI</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/street.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/street.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir sırrım vardı benim,&lt;br /&gt;Kimselere diyemediğim&lt;br /&gt;Bir martı yaşardı kaçak..&lt;br /&gt;En kuytusunda yüreğimin...&lt;br /&gt;İzin almamıştı benden orada yerleşmek için&lt;br /&gt;Vurdum kilidi üstüne,&lt;br /&gt;Ne su verdim,ne besledim,ölsün diye bekledim!&lt;br /&gt;Gün oldu,&lt;br /&gt;Çok ağladı..&lt;br /&gt;Özgürlüğe yalvardı&lt;br /&gt;Biraz tuhaftı&lt;br /&gt;Git dedim,&lt;br /&gt;Kaldı..&lt;br /&gt;Tek isteği sana doğru uçmaktı&lt;br /&gt;Olmazdı..olmamalıydı&lt;br /&gt;Vurdum kilidi üstüne,&lt;br /&gt;Ölsün diye bekledim!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün.&lt;br /&gt;Sana gelirken alelacele,&lt;br /&gt;Açık unuttuğum kapıdan sızıverip gizlice&lt;br /&gt;Hiç beklemediğim bir anda&lt;br /&gt;Dudaklarımın arasından kanatlandı aniden..&lt;br /&gt;Bir çığlık attı;&lt;br /&gt;Öyle bir çığlıktı ki,&lt;br /&gt;Sen ürktün,&lt;br /&gt;Ben utandım..&lt;br /&gt;Yıldızlar ayağımın altında&lt;br /&gt;Birer birer ufalandı&lt;br /&gt;Başımdan aşağı dökülen,&lt;br /&gt;Kaynamış sular değil,&lt;br /&gt;Düpedüz hayatımdı&lt;br /&gt;Ah işte o martı,&lt;br /&gt;Bana ne yaptığını hiç anlamadı.&lt;br /&gt;Çünkü o da dünyadan en güzel şeyin,&lt;br /&gt;Sevilmek olduğunu sandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bense hayatımda ilk defa,&lt;br /&gt;Sevmeyi tatmıştım yeni.&lt;br /&gt;Sana hissettiğim aşkta!&lt;br /&gt;Hesapsız kitapsız..hiç karşılıksız&lt;br /&gt;Sevmeyi öğrenmiştim&lt;br /&gt;Bir martı..bir hata..&lt;br /&gt;Seni kaybettim!&lt;br /&gt;Martıya ne mi oldu sonra?&lt;br /&gt;Suçluydu..kızgındım&lt;br /&gt;Bir kurşun sıktım alnının ortasına&lt;br /&gt;Vurdum kilidi üstüne,&lt;br /&gt;Ölsün diye bekledim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son bir gayret seslendi&lt;br /&gt;Bir garip baktı yüzüme&lt;br /&gt;''Tamam dedi..özür dilerim&lt;br /&gt;Bir hataydı kabul..affet ölmek üzereyim&lt;br /&gt;Fakat hemen şimdi söyle..merak ederim..&lt;br /&gt;Madem sevilmek değil,sevmekti istediğin,&lt;br /&gt;Onu kaybettin diye sevemez misin?''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sustum cevap veremedim.&lt;br /&gt;Açtım kilitleri ! Sardım yaralarını..&lt;br /&gt;Yaşasın diye dua ettim.&lt;br /&gt;Bir sırrım var hala benim,&lt;br /&gt;Kimselere demediğim.&lt;br /&gt;Bir martı yaşıyor hür,&lt;br /&gt;En kuytusunda yüreğimin!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476931622912395?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476931622912395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476931622912395&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476931622912395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476931622912395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/bir-marti-masali.html' title='BİR MARTI MASALI'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476920461701441</id><published>2006-08-05T12:01:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T12:13:24.640+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>İnsanoğlunun karakteri mi değişiyor yıllar geçtikçe yoksa biz insanlar farketmeden &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yapımızı mı değiştiriyoruz gökdelenler ve teknoloji dolu dünyada.Eskiden esnaf kapısı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;açık gidermiş gideceği yere sonra dönermiş bir iğne yer değiştirmezmiş dükkanında &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hırsız girmezmiş; insanlar uzaklara giderken ya da savaşa uğurlarken sevdiklerini &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdiki gibi elektronik donanım,cep telefonu yokmuş birbirlerine düşüncelerinde &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güvenirlermiş,inanırlarmış ve beklerlermiş.Şimdilerde sürekli takipteyiz birbirimizi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yine de güvenmiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Eskiden bayramlarda dargınlar barışırdı,bayramlara tatil göözüyle değilde &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;toplu aile yemekleri gözüyle bakardık,insanlar birbirlerine yaklaşırlardı böyle &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dönemlerde.Nerede olurlarsa olsunlar gelirlerdi birbirlerini görmeye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Ve biz belli yaşa kadar oyuncaklarla oynardık.Çocuk çocukluğunu yaşamalı.Belki &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;de yaşamın en güzel yılları sıfır sorumluluk ve üzüntülerin,mutlulukların anlık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;değişiyor çocuklukta anı yaşıyorsun.Ve insan hayatındaki en dürüst dönem.Bir şeyleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saklama gizleme kaygın yok.Özün sözün bir.Bazı gaflarından sonra insanların sana &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaş göz yaptığını ve eve gidince kızdıklarını görüyorsun o kadar.Yaptığın her hata &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tolere edilebilir.Dünya senin için oyuncaklardan,şekerlemelerden ve ailenden ibaret.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Zaman öyle çabuk ilerliyor ki 20li yaşlarda bir bakıyorsun yaşlanmışsın.Bu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sebebple yaşamda her anı yaşamak gerek.Çocukken çocuk olmak,gençken genç yaşlıyken &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yaşlı.Ne geriden ne de ileriden anı yaşamak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Sen büyüklük göster yaşa içinde kendine yapılan her şeyi affet.Zaten sana zarar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;veren ve üzenler affetmeyecek yaptıklarını sen ikinci gardiyan olma.Kötülüğe &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kötülükle cevap vermek yerine.Bırak olduğu gibi kalsın.Sen yoluna devam et.Birine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; verilecek en büyük acı Onu yok saymaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476920461701441?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476920461701441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476920461701441&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476920461701441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476920461701441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/insanolunun-karakteri-mi-deiiyor-yllar.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476712321730874</id><published>2006-08-05T11:37:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T11:39:46.990+03:00</updated><title type='text'>MY WOMAN , written by Nazım Hikmet Ran</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/woman-pearl.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/woman-pearl.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MY WOMAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;My woman came with me as far as Brest,&lt;br /&gt;she got off the train and stayed on the platform,&lt;br /&gt;she grew smaller and smaller,&lt;br /&gt;she became a kernel of wheat in the infinite blue,&lt;br /&gt;then all I could see were the tracks.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Then she called out from Poland, but I couldn't answer,&lt;br /&gt;I couldn't ask, "Where are you, my rose, where are you?"&lt;br /&gt;"Come," she said, but I couldn't reach her,&lt;br /&gt;the train was going like it would never stop,&lt;br /&gt;I was choking with grief.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Then patches of snow were rotting on sandy earth,&lt;br /&gt;and suddenly I knew my woman was watching :&lt;br /&gt;"Did you forget me," she asked, "did you forget me?"&lt;br /&gt;Spring marched with muddy bare feet on the sky.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Then stars lighted on the telegraph wires,&lt;br /&gt;darkness dashed the train like rain,&lt;br /&gt;my woman stood under the telegraph poles,&lt;br /&gt;her heart pounding as if she were in my arms,&lt;br /&gt;the poles kept disappearing, she didn't move,&lt;br /&gt;the train was going like it would never stop,&lt;br /&gt;I was choking with grief.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Then suddenly I knew I'd been on that train for years&lt;br /&gt;- I'm still amazed at how or why I knew it -&lt;br /&gt;and always singing the same great song of hope,&lt;br /&gt;I'm forever leaving the cities and women I love,&lt;br /&gt;and carrying my losses like wounds opening inside me,&lt;br /&gt;I'm getting closer, closer to somewhere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                Mediterranean Sea, March 1960&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                 tr. by Randy Blasing and Mutlu Konuk&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476712321730874?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476712321730874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476712321730874&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476712321730874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476712321730874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/my-woman-written-by-nazm-hikmet-ran.html' title='MY WOMAN , written by Nazım Hikmet Ran'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115476619621926858</id><published>2006-08-05T11:21:00.000+03:00</published><updated>2006-08-05T11:23:16.246+03:00</updated><title type='text'>Omayra ...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/whitby_dark_room_chair.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/whitby_dark_room_chair.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevabı ömür süren bir soru bıraktım sana &lt;br /&gt;Mendili kan kokan sevgili arkadaşım &lt;br /&gt;Usta bakışların keşfettiği rahatlıkla arkama yaslandım &lt;br /&gt;elimde şah mat yüzüğümde tek taş siyanür &lt;br /&gt;adınla bulanan bir aşkın, bir maceranın &lt;br /&gt;macerasında &lt;br /&gt;yolun sonunu söylüyordu &lt;br /&gt;günahkâr iki melek olan sağdıçlarım &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Al birkaç bulutlu sözcük &lt;br /&gt;atlasını sırtında taşıyan çalınmış bir zaman &lt;br /&gt;mekik, taflan, kar kesatı bir iklim &lt;br /&gt;aşk mı, macera mı dersin bu uzun seferberlik &lt;br /&gt;bu ilişkinin topografyasını &lt;br /&gt;mezhepler tarihinden bulup çıkardım &lt;br /&gt;adanan boynunda o gümüş zincir &lt;br /&gt;bilmiyorsun arması sallanıyor ucunda &lt;br /&gt;işte yazgının kara zırhlısı! &lt;br /&gt;Kork! kutsal kitaplardaki kadar kork! &lt;br /&gt;Çünkü hiçtir bütün duygular &lt;br /&gt;Korkunun verimi yanında &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim ruhum nehirler kadar derin! &lt;br /&gt;Kızıl kısraklar gibi üstümden geçeceksin! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arı bir sessizlik duruyor &lt;br /&gt;şiddetimizin armaları arasındaki uzaklıkta &lt;br /&gt;gövdenin demir çekirdeği &lt;br /&gt;kalkan teninin altında &lt;br /&gt;sana okunaksız bana saydam giz &lt;br /&gt;içindeki uğultunun izini sürüyorum &lt;br /&gt;bir açıklığa taşıyorum ele vermez yerlerini &lt;br /&gt;harabeler diriliyor &lt;br /&gt;heykeller tamamlanıyor &lt;br /&gt;kendi kehanetinden büyülenmiş gözlerimin önünde &lt;br /&gt;başka çağlara gidip geliyoruz &lt;br /&gt;aşk tanrısı için &lt;br /&gt;seviştiğimiz ve uyuduğumuz sahillerde &lt;br /&gt;aşkın kaplan ve yılan düğümüyle &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öpüyorum seni boynundaki yaradan &lt;br /&gt;iniyorum kaynağına &lt;br /&gt;aydınlanmamış yanların ışığa çıkıyor &lt;br /&gt;dokunuşlarımın parıltısında &lt;br /&gt;düğümlü mendilin, gümüş zincirin &lt;br /&gt;sımsıkı mühürlendiğin bütün kilitler &lt;br /&gt;çözülüyor avuçlarımda &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tılsım tamamlanıyor &lt;br /&gt;ortaçağ kentlerinden geçiyoruz dönüşte &lt;br /&gt;indiğim kaynakların mezhep değiştiriyor &lt;br /&gt;zamanın ve uzamın kilitlendiği kara kutuda benim kelimelerim &lt;br /&gt;tılsım tamamlanıyor &lt;br /&gt;dudaklarımdan sızan erkek sütünün kara büyüsüyle &lt;br /&gt;sevgilim oluyorsun &lt;br /&gt;uyuyor ve yıkanıyoruz ay ışığında &lt;br /&gt;bakıyorum güneş iniyor yüzünün alacakaranlığına &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adın yoktu tanıştığımızda &lt;br /&gt;eksiğini de duymadık &lt;br /&gt;bazen bir rüzgârı, bazen birkaç zeytini &lt;br /&gt;adının yerine kullandık &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adın yoktu tanıştığımızda &lt;br /&gt;sonra da olmadı &lt;br /&gt;çünkü başka biri oldun zamanla &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi adın var &lt;br /&gt;şimdi ruhumun sislere sarılı derinlikleri &lt;br /&gt;yükseliyor ve tehdit ediyor &lt;br /&gt;kıstırılmış varlığımın bütün cephelerini &lt;br /&gt;yüzümün pususunda geziyor &lt;br /&gt;sularda bilenmiş bıçaklar &lt;br /&gt;uyandırılmış acılarım, bulanmış sarnıcım &lt;br /&gt;etimle ruhum arasında çelişen ilke &lt;br /&gt;geri döndü bana &lt;br /&gt;kendi ellerimle kurduğum kara büyüden &lt;br /&gt;içimdeki tarih bitti &lt;br /&gt;siliyorum bir aşkı var eden her ayrıntıdaki parmak izlerini &lt;br /&gt;ve şimdi adın var &lt;br /&gt;ve şimdi &lt;br /&gt;ikimizin vaktinde &lt;br /&gt;intikam saati geldi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omayra, bu adı verdim sana &lt;br /&gt;ve mevsimleri bütün anlamlarıyla &lt;br /&gt;iki çakılına bir deniz vereyim &lt;br /&gt;hayallerine mavi buğday &lt;br /&gt;dokuz yaşamın olsun tek tek öldüreyim &lt;br /&gt;esmer ve çırılçıplak bir gecede &lt;br /&gt;bütün düşmanların gelecek &lt;br /&gt;koynumdaki cenazene &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni saran efsane çürüyüp toprağa karışırken &lt;br /&gt;kucağımda başın &lt;br /&gt;gümüş bir tarakla tarayacağım saçlarını &lt;br /&gt;kendi enkazımın üstünde &lt;br /&gt;kurtlar, çakallar gibi uluyarak ağlayacağım acıdan &lt;br /&gt;öldürerek yaşatacağım seni kendimde &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ocağın parıltısıyla aydınlanan yüzün &lt;br /&gt;gücünden habersiz sakin gülüşün &lt;br /&gt;kamçılıyor içimdeki bütün köleleri &lt;br /&gt;ben ki hileli bir oyun, &lt;br /&gt;birkaç kırık zar &lt;br /&gt;ve kara muskalı tılsımlarla &lt;br /&gt;almışken seni kaderinden, kıyasıya bağlamışken kendime &lt;br /&gt;asıl sen tutsak etmişsin beni &lt;br /&gt;dünyaya kapalı kapıların ardındaki &lt;br /&gt;içi boş sessizliğine &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sığlığın, sevgisizliğin &lt;br /&gt;o sonsuz kendiliğindenliğin &lt;br /&gt;dünyanın sana değmeyen yerleri &lt;br /&gt;nasıl da çekici yapıyor seni &lt;br /&gt;o kadar bağlandım ki &lt;br /&gt;tutkusuz bedenine &lt;br /&gt;ya öldüreceğim seni &lt;br /&gt;ya tunç çağından heykeller indireceğim dökümüne &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayıklayan bir ağaç gibiyim Omayra &lt;br /&gt;uğultusu geliyor ta derinden &lt;br /&gt;gövdemin geçtiği masalların &lt;br /&gt;içimdeki deprem ayakta tutuyor beni &lt;br /&gt;geri dönüp vuruyor çalınmış zaman &lt;br /&gt;bak sana korkaklığımı veriyorum &lt;br /&gt;var olmanın bütün varoşlarından &lt;br /&gt;ben yenildim, işte silahlarım &lt;br /&gt;tılsım tamamlandı &lt;br /&gt;sonuna geldim çizgilerini sildiğim &lt;br /&gt;bir büyük haritanın &lt;br /&gt;aşkım ölümün sınırında Omayra &lt;br /&gt;olduğun yerde kal kımıldama!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Murathan MUNGAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115476619621926858?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115476619621926858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115476619621926858&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476619621926858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115476619621926858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/omayra.html' title='Omayra ...'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115471758119127747</id><published>2006-08-04T21:52:00.000+03:00</published><updated>2006-08-04T21:53:01.193+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>KENDİME ÖĞÜT &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uslanma hiç hep deli kal&lt;br /&gt;Büyüme sakın çocuk kal&lt;br /&gt;Es deli deli böyle kal&lt;br /&gt;Son harmanında sevdanın&lt;br /&gt;Tüken toz toz savrula kal&lt;br /&gt;Suçüstü bulmalı ölüm&lt;br /&gt;Ölürken de sevdalı kal ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; AZİZ NESİN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115471758119127747?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115471758119127747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115471758119127747&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115471758119127747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115471758119127747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/kendime-t-uslanma-hi-hep-deli-kal-byme.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115471746183529383</id><published>2006-08-04T21:47:00.000+03:00</published><updated>2006-08-04T21:51:01.856+03:00</updated><title type='text'>YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/Amishboy1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/Amishboy1.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman yüzüne baksam &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Yalnızlığın o mutlu gerilimi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                O öksüz göl hızla derinleşir &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum acılarım hiç bitmeyecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Bu öyle bir yeşil&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman gözlerinin içine baksam &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkimizi de aşar o kapının ardındaki masal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bense yüreğimin bu hallerinden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                     korkar,kalırım &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hız trenine bindirilmiş &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir çocuk gibi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçip giden yüzlere bakar kalırım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ömrün kısalığı çarpar camlara &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                    Ateş hızla yayılır içerilere&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam olur evler dolar boşalır &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acıyla erir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                  yüzüne aşık çocuk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne zaman gözlerinin içine baksam biliyorum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                            İkimizi de aşar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        O kapının ardındaki masal...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Cezmi ERSÖZ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115471746183529383?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115471746183529383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115471746183529383&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115471746183529383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115471746183529383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/yzne-aik-ocuk.html' title='YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115470848644247378</id><published>2006-08-04T19:18:00.000+03:00</published><updated>2006-08-04T19:21:26.536+03:00</updated><title type='text'>Bir Kırlangıç Öyküsü ...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/IS922-016.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/IS922-016.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kırlangıcın biri, bir adama aşık olmuş. &lt;br /&gt;Cesaretini toplayıp penceresine konmuş.&lt;br /&gt;Önce olabildiğince dik durmuş, &lt;br /&gt;Sonra gagasıyla cama vurmuş.&lt;br /&gt;'-Tık... tık tık...'&lt;br /&gt;Çok meşgulmüş adam... öfkeyle cama dönüp bakmış: &lt;br /&gt;'-Kimmiş onu işinden alıkoyan?'&lt;br /&gt;Kırlangıcın minik kalbinde amansız bir heyecan&lt;br /&gt;Kırık sözcükler dökülmüş gagasından...&lt;br /&gt;'-Hey adam, seni nicedir izliyorum. &lt;br /&gt;Sorma nedenini, niçinini, &lt;br /&gt;Ama galiba seni seviyorum'.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaşırmış adam, &lt;br /&gt;'-Sen de nerden çıktın şimdi,&lt;br /&gt;Tam aklımı toplayacakken bozdun işimi...'&lt;br /&gt;Şöyle bir tüylerini kabartmış kırlangıç, &lt;br /&gt;ve aklındaki planı çıtlatmış:&lt;br /&gt;'-Aç pencereyi beni içeri al sen,&lt;br /&gt;birlikte yaşayalım ebediyen...&lt;br /&gt;hem sofrada ortağın olurum, &lt;br /&gt;hem evde eğlencen'.&lt;br /&gt;Parlamış adam:&lt;br /&gt;'-Şuna da bakın neler diyor bu... &lt;br /&gt;Haddini bil, hiç kuş insana aşık olur mu?'&lt;br /&gt;'-Soğuklar başladı bak, üşüyorum dışarda. &lt;br /&gt;Alırsan içeri, deva olurum yanlızlığına da...'&lt;br /&gt;Hepten kızmış adam, kovmuş kırlangıcı camın önünden&lt;br /&gt;'-Yürü git işine, yalnızlığımdan memnunum ben"&lt;br /&gt;Bükmüş gagasını zavallı kırlangıç,&lt;br /&gt;Uçmuş semaya doğru, kanadı kırık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gel zaman git zaman, &lt;br /&gt;kırlangıçın hemen ardından, &lt;br /&gt;bizim adamı pişmanlık basmış:&lt;br /&gt;'-Hay aptal kafam, ben ne halt ettim, &lt;br /&gt;ayağıma gelen fırsatı teptim'.&lt;br /&gt;Sonra teselli etmiş yalnız kalbini:&lt;br /&gt;'-Sıcaklar başlayınca gelir kırlangıcım. &lt;br /&gt;Onu içeri alır yalnızlığımı paylaşırım".&lt;br /&gt;Kış geçip de yaz gelince, yalnız adam başlamış beklemeye...&lt;br /&gt;Ama sevdalısı uğramamış bile bir kere...&lt;br /&gt;Akın akın gelen sürülere sormuş, &lt;br /&gt;Onun kırlangıcından eser yokmuş. &lt;br /&gt;Öyle üzülmüş ki, gidip bilge kişiye danışmış.&lt;br /&gt;Hem kırlangıcı, hem kendi eşekliğini anlatmış &lt;br /&gt;Bilge kişi almış adamın mesajını, &lt;br /&gt;Lakin üzüntüyle sallamış başını:&lt;br /&gt;"A benim yalnız oğlum. Ne kadar efkarlansan azdır.&lt;br /&gt;Çünkü kırlangıçların ömrü 6 aydır". &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kaynak:  CAN DÜNDAR&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115470848644247378?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115470848644247378/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115470848644247378&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115470848644247378'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115470848644247378'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/bir-krlang-yks.html' title='Bir Kırlangıç Öyküsü ...'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115470818973313964</id><published>2006-08-04T19:04:00.000+03:00</published><updated>2006-08-04T19:16:29.886+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/100_1354.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/100_1354.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;   Denizciler, havacılar bana hep dünya vatandaşı gibi gelir.Kilometrelerce uzakta &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi vatanlarından yaşamayı bilir onlar, ayrıca yemek seçmez, insan ayırmazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese eşit ilgili eşit özen.Hep gülümserler.Yeni gelir günlerce birbirleriyle &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaldıkları olur, her iş arkadaşı biraz aileden olur;her liman,her alan biraz vatan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her insan vatandaşı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   O Yüzden tekrar belirtmek istiyorum o insanlara çok saygı duyuyorum.Dürüstlükleri,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;güler yüzlü ve içten halleri için tüm hava personeline gerçekten teşekkür ederiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115470818973313964?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115470818973313964/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115470818973313964&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115470818973313964'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115470818973313964'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/denizciler-havaclar-bana-hep-dnya.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115452634114570702</id><published>2006-08-02T16:41:00.000+03:00</published><updated>2006-08-02T16:45:41.150+03:00</updated><title type='text'>YALNIZDIR OTEL ODALARI DA KADINLAR KADAR</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/spaceball.gif"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/spaceball.gif" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Yeni bir romana başlamak bir bilinmeze yol almakla aynı şey. Önüne çıkan ilk taksiye atla ve adını bildiğin ama tanımadığın bir yerin adını söyle... Aksaray&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Şoförün dikiz aynasından gözlerine bakarken hakkında yazdığı bir yığın öyküden birini yaşayacaksın belkide. Tanımadık kareler yol boyu, tanımadık koku. Yürek atışların, yarı korkulu heyecanın kollarında. Nereye gidiyorsun, ne için…bir yazıya gebe kalmak için ilki yollara mı düşmeli insan. Kalabalık caddeler, irili ufaklı binalar, gürültü kusan araçlar, mutluluk- mutsuzluk.Geride bıraktıkların hep vardır, hep olacaktır. Bir başına bile olsa vardır geride bıraktıkları.birilerinin gelmeleri veya gitmeleri vardır her romanda. Sevmeleri, sevilmeleri, yolunda ölmeleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Her şeye yabancı bir insan ruhuyla takip eder bakışları. Birbirine iliştirilmiş film kareleri.daha önce muhtemelen buradan yüz kez geçmiştir .  ama şimdi… Tüm önceleri silip, tek tek hafızasına kazımaya çalışıyordu gördüklerini.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Şoför “Aksaray” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            -Tamam burada ineyim. Taksimetreye bakılırsa çokta uzaklaşmamışım. Para üstünü saymadan alıp çantanın içerisine öylece atıp, indi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            - Allah’ım ne işim var burada. Aksaray.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş gözlüğünün ardından kaygılı bakışları gözükmüyordu gözükmesine ama tedirginliği tüm tavrından  belliydi. Yürümek yakınlaştırırdı umuda.Yürüdü .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Sonra oncarenkli kadınların , vitrinlerin arasından bir otele girdi.herkes onu bekliyor gibiydi. Kapıdaki görevli :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            -Buyurun efendim, hanımefendi size yardımcı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hanımefendi, elinde küçük bir çay bardağı içerisindeki çayı,tepsinin tam ortasına koymuş, terasa çıkarmaya çalışan bir garson kız.  Asansöre bindiler. Kaçtı en son rakam. Asansör,inişler, çıkışlar… Yaşam gibi. Bazen nereye gittiğini bilmez insan. İnişlerde hisseder insan ne kadar yükseldiğini. Çıkış tamam. Kapı açılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            - Burası katınız. Oda numarası 115.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar da yön levhalarını okusanız da koridoru baştan sona dolaşırsınız. Tüm sıralanışı görmek istersiniz sanli.kartı tak-çıkar. Yeşil ışık. Ardına kadar açılır kapı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Odalar. Otel odaları. Terkedilmişliklerin acısı. Bin bir çeşit insan sıvısı.  Kimlikleri yoktur otel odalarının. Her şeyi değişkendir. Çarşafları, havluları,insanları…dili karmaşıktır, dilsizdir, sağırdır duvarları. Yıldız sayısı hiç fark etmez, aynıdır otel odaları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Sekiz, dokuz, on. Yatak kocaman. Deniz bir parça odaya sarkar. Gün ortasıdır. Gemiler kıyılarda.  Kadın kıyısına oturur yatağın. Sonra savrulur bir hayalle orta yerine.ne işi olur insanların otel odalarında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ah  geldin mi? Çok özlemişim.dur kokunu  çekeyim derinlerime. Buradasın işte.Sana bu ayrılık bitecek demiştim. Buradasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Her koklayışta bir parça alır saklar yüreğine. Gözleri kapalı, dalgaların kollarına bırakmış gibidir kendini. Sanki sarsılır, savrulur, sarmalar, kaybolur bedeninde. Öper, öpülür, öpüşür. Kelimelerin en yetersiz olduğu andır o an. Önceleri hissettiği basınç azalmıştır, hafiflemiştir bedeni. Gözlerini açar, güneş iyiden iyiye silinmiştir. Diyecek hiçbir şeyi yoktur.içine kapanmıştır iyice. Kabuğunu meydanda bırakıp çekmiştir elini, ayağını ,ruhunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Gitmek gerekir. Odanın kapısı içeri açılır, çıkanda olsa. Koridoru gözden geçirir. Temizlikçi kadınlar bozuk bir türkçe ile birbirlerine sataşırlar. Asansör kattadır.  Kimin umunda kaçıncı kat. Zemin kattır çıkışla buluşturan. Asansör durur durmaz bir çırpıda mayısın kollarına bırakır kendini. Binalar arasında bir avuçtur gökyüzü. Derin bir nefes alır.yürür yokuş aşağı. Yürümek kaybettiğin beni bulmaya yardım eder. Yitirdiğin adresler yürürken yolluna serilir. Kadınlar sarı kızıl saçlı. Daracık pantolonlarına sıkıştırdıkları etleri adeta fışkırmıştır bel üstünden. Göğüslerini tüm güzelliğiyle sergileyen bir çerçeve gibidir tişörtleri.kiminin bacakları meydan okur tüm ihtişamıyla ,kiminin sırt dekoltesi. Ayrış içindedir, yalnızdır kadınlar oysa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            “ Sokakları adımlamaya hiç güçüm yok der. Atlar bir taksiye.gidişler hep vardır gelişlerde. Sık sık düğümlenmiş bir urgan gibidir caddeler ,araçlar dura kalka, homurdana homurdana ilerler Kokusu ekzos kokusunun önüne geçer. Yalnızlığın soğuk ezgileri çınlatıyordu kulaklarını. Bitmek bilmeyen ayrılık sancıları, dinmek bilmeyen yürek sancıları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            -Yeni bir romana başlamak için güçlü olmalı insan. Yapamayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;            Dışarı açılan kapılar, içeri açılan tüm pencereler bir bir kapanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                                  Nursen ÖZDOĞAN KURBAN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115452634114570702?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115452634114570702/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115452634114570702&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115452634114570702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115452634114570702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/yalnizdir-otel-odalari-da-kadinlar.html' title='YALNIZDIR OTEL ODALARI DA KADINLAR KADAR'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115452591346079235</id><published>2006-08-02T16:27:00.000+03:00</published><updated>2006-08-02T16:38:36.163+03:00</updated><title type='text'>Umuduyla Yaşar İnsan ....</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/db_cundaresim61.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/db_cundaresim61.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İKİ DENİZ ŞİİRİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sonsuz denizde dalga olarak çarptığım her kumsaldan&lt;br /&gt;Bir kum tanesi olarak geri dönmek istedim hep&lt;br /&gt;İstedim ki ben de bir dalgacık oluşturayım&lt;br /&gt;Kuytu bir taş gibi kendi yalınlığında rahat ve huzurlu&lt;br /&gt;Zaman zaman kendi asiliğinde yalnız herkes için olmaktan&lt;br /&gt;Kendini olduğu gibi ortaya koymaktan gururlu&lt;br /&gt;Önünde durduğum sinema dolup boşalırken&lt;br /&gt;Sokaktan geçenler bir gölge aradığında sürekli ve kesintisiz orda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sonsuz mavi denizde topal bir mavna gibi yürürken sekiyor zaman.&lt;br /&gt;Sağır duvar kör göz lambanın fitili gibi titriyor yüreğimiz&lt;br /&gt;Beton yağmurun tazeliğine kent suya özlemini gideriyor&lt;br /&gt;Su çağlamıyor fışkırmıyor çiseliyor&lt;br /&gt;Bu sonsuz denizde sabahtan oturuyorum danteline anıların&lt;br /&gt;Aşk yitip gidiyor her çiçek kendi rengiyle yitip gidiyor&lt;br /&gt;Bir kaya gibi çöküyorum derinlerine devrildiğim bu çocuğun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlar birikmiyor yapraklarına bu ceviz ağacının&lt;br /&gt;Gölgesinde serinlerken bir sis çanı&lt;br /&gt;Küçük dalgaların vurduğu sahiller için bir deniz günün birinde&lt;br /&gt;Büyük dalgalar da getirir diye düşünüyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dalga geri döner bir diğerini çağırır bu kumsala her zaman&lt;br /&gt;Sen güneşi alarak bana karanlığı bırakıp gittiğin için&lt;br /&gt;Yalnızlığımın avlusunda sabahıma biriken kuşlar yok&lt;br /&gt;Salih bolat’da yok ortalarda bu son günlerde&lt;br /&gt;Bir sis çanı da yok ama sis basıyor içimi ve düşünüyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çepeçevre sarıldığım için dalgalanmayan bir ölü deniz&lt;br /&gt;Ya da çarpacak bir dip kaya bulamadığım için&lt;br /&gt;Deli deli gidip gelen bir açık deniz değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORAY FEYİZ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115452591346079235?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115452591346079235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115452591346079235&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115452591346079235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115452591346079235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/umuduyla-yaar-insan.html' title='Umuduyla Yaşar İnsan ....'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115450970647890144</id><published>2006-08-02T12:05:00.000+03:00</published><updated>2006-08-02T12:08:26.480+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Savaş uçağı tutkunlarına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etiketler: fotoğraf, kolleksiyon, savaş uçağı, savaş, uçak&lt;br /&gt;Savaş uçaklarına hayran olanlar için ilaç niteliğinde bir web sitesi: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fighter-planes.com&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sitede belli zaman aralıklarına göre üretilmiş olan uçaklara göz atabilir, halen prototip veya yapım aşamasında olan uçakları da öğrenebilirsiniz*.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115450970647890144?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115450970647890144/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115450970647890144&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115450970647890144'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115450970647890144'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/sava-ua-tutkunlarna-etiketler-fotoraf.html' title=''/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115450939355596521</id><published>2006-08-02T12:01:00.000+03:00</published><updated>2006-08-02T12:03:13.556+03:00</updated><title type='text'>Survey</title><content type='html'>Hi All;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Click on link to vote !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://edition.cnn .com/2006/WORLD/meast/07/ 13/mideast/index.html &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Best regards; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Smyrna&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115450939355596521?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115450939355596521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115450939355596521&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115450939355596521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115450939355596521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/survey.html' title='Survey'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115450901718012703</id><published>2006-08-02T11:54:00.000+03:00</published><updated>2006-08-02T11:56:57.216+03:00</updated><title type='text'>Kahlil Gibran'dan Seçmeler ...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/03.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/03.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ermiş &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi gününün şafağında, seçilmiş ve sevilen insan Al Mustafa,&lt;br /&gt;tam oniki yıl boyunca Orphales şehrinde, gemisinin geri dönüp&lt;br /&gt;kendisini doğduğu adaya götürmesini bekledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve onikinci yılda, hasat ayı olan Ielool'un yedinci gününde,&lt;br /&gt;şehir duvarlarından uzak bir tepeye tırmandı, denize doğru baktı&lt;br /&gt;ve gemisinin sisle beraber gelişini seyretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O anda kalbinin kapıları açıldı ve sevinci denize doğru uzandı.&lt;br /&gt;Ve gözlerini kapadı, ruhunun sessizliğinde dua etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tepeden inerken bir hüzün hissetti ve kalbinde şöyle düşündü: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Nasıl huzur içinde ve üzülmeden gidebilirim?&lt;br /&gt;Hayır, ruhum yara almadan bu şehri terketmeliyim..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duvarlar arasında acı dolu geçen uzun günler,&lt;br /&gt;yalnızlık içinde uzun geceler; kim acıdan ve&lt;br /&gt;yalnızlıktan pişmanlık duymadan buradan kopabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu caddelere ruhumdan o kadar çok parça saçtım ki,&lt;br /&gt;özlemimin o kadar çok çocuğu bu tepelerde çıplak dolaştı ki,&lt;br /&gt;sıkıntı ve ıstırap çekmeden onlardan kendimi ayıramam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün üstümden çıkardığım bir giysi değil,&lt;br /&gt;kendi ellerimle yırttığım derim, kabuğum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geride bıraktığım bir düşünce değil,&lt;br /&gt;açlık ve susuzlukla tatlandırılmış bir gönül...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de daha fazla oyalanamam...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyi kendine çeken deniz beni de çağırıyor;&lt;br /&gt;yola çıkmalıyım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü kalmak, saatler geceyle yanarken,&lt;br /&gt;donmak, kristalleşmek ve bir kalıba dökülmek demek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradaki herşeyi memnuniyetle yanıma alırdım, ama nasıl?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ses, dili ve ona kanat olan dudakları taşıyamaz.&lt;br /&gt;Boşluğu yalnız başına aramalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kartal, tek başına, &lt;br /&gt;yuvasını taşımadan Güneş'e uçmalı..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tepenin yamacına eriştiğinde tekrar denize döndü&lt;br /&gt;ve baş tarafında kendi yöresinden gemicileri barındıran&lt;br /&gt;gemisinin limana yanaştığını gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhundan kopan sözlerle onlara seslendi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kadim annemin oğulları, med-cezir süvarileri...&lt;br /&gt;Ne kadar sık benim rüyalarıma yelken açtınız.&lt;br /&gt;Şimdi benim uyanışıma geldiniz,&lt;br /&gt;ki bu benim en derin rüyam olmalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmeye hazırım ve şevkimin yelkenleri rüzgarı bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durgun havadan sadece bir nefes daha alacağım,&lt;br /&gt;sadece bir bakış daha geriye, sevgi dolu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonra aranızda yerimi alacağım,&lt;br /&gt;gemiciler arasında bir deniz yolcusu olarak ben...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sen, engin deniz, uyuyan anne,&lt;br /&gt;nehrin, ırmağın özgürlüğü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nehir sadece bir kıvrım daha yapacak,&lt;br /&gt;bu arazide bir kere daha çağıldayacak...&lt;br /&gt;Ve ben sana geleceğim,&lt;br /&gt;sınırsız okyanusa sınırsız bir damla..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürürken, uzaktaki tarlalardan, bağlardan,&lt;br /&gt;erkeklerin ve kadınların &lt;br /&gt;şehir kapılarına doğru koşuştuklarını gördü.&lt;br /&gt;Birbirlerine geminin gelişinden bahsettiklerini&lt;br /&gt;ve kendi adını çağırdıklarını duydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle düşündü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ayrılık günü, aynı zamanda toplanma günü mü olacak?&lt;br /&gt;Benim akşamımın aslında şafağım olduğu söylenecek mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabanını tarlanın ortasında bırakana,&lt;br /&gt;üzüm cenderesinin çarkını durdurana&lt;br /&gt;ben ne verebilirim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbim meyveyle yüklü bir ağaca dönüşse de&lt;br /&gt;derleyip onlara sunabilsem..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İştiyakım bir pınar gibi aksa da kaplarını doldurabilsem...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yücenin elinin dokunmasını bekliyen bir harp mı,&lt;br /&gt;yoksa nefesinin içimden geçeceği bir flüt müyüm?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessizliğin arayıcısı olan ben, sessizlik içinde&lt;br /&gt;başkalarına güvenle dağıtabileceğim&lt;br /&gt;nasıl bir hazine buldum?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bugün hasat günüyse,hangi tarlalara&lt;br /&gt;ve hangi anımsanmayan mevsimlerde&lt;br /&gt;tohumları ekmiş olabilirim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve eğer fenerimi yükselteceğim saat gelmişse,&lt;br /&gt;içinde yanan benim alevim olmayacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi bomboş ve karanlık hissederek&lt;br /&gt;fenerimi kaldıracağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve gecenin bekçisi fenerimin içine yağı koyacak;&lt;br /&gt;onu yakacak da..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar kelimelere dökülenlerdi.&lt;br /&gt;Fakat kalbindeki pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı.&lt;br /&gt;Çünkü en derin gizemini açıklayamazdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şehre döndüğünde, herkes onu karşılamaya geldi.&lt;br /&gt;Adeta tek bir ses olarak ağlıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şehrin yaşlıları ileri çıkıp şöyle dediler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Henüz gitme; bizi bırakma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim alacakaranlığımıza öğle ışığı oldun;&lt;br /&gt;ve gençliğin, hayallerimize hayaller getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen aramızda bir yabancı, bir misafir değilsin.&lt;br /&gt;Çok sevdiğimiz oğlumuzsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerimiz, senin yüzününü görememenin açlığını&lt;br /&gt;ve acısını yaşamasın."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve rahiplerle rahibeler konuşmaya başladılar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Denizin dalgalarının bizi ayırmasına,&lt;br /&gt;aramızda geçirdiğin yılların bir anı olmasına izin verme.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aramızda bir hayalet gibi yürüdün ve gölgen,&lt;br /&gt;yüzümüze düşen bir ışık oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni çok sevdik; ama sevgimiz&lt;br /&gt;sözlere dökülmedi ve örtülü kaldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şimdi sana yüksek sesle haykırılıyor;&lt;br /&gt;sevgimiz önüne seriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep yaşandığı gibi, ne yazık ki sevgi kendi derinliğini,&lt;br /&gt;ayrılma anına kadar anlıyamıyor..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğerleri de ona yalvardılar; ama o hiç cevap vermedi.&lt;br /&gt;Sadece başını önüne eğdi ve ona yakın duranlar,&lt;br /&gt;göğsüne düşen göz yaşlarını gördüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, kalabalıkla birlikte&lt;br /&gt;tapınağın önündeki meydana doğru yürüdüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve mabetten Almitra adında bir kahin kadın çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o, kadına sonsuz bir şefkatle baktı;&lt;br /&gt;çünkü daha şehirdeki ilk gününde onu bulan &lt;br /&gt;ve inanan bu kadın olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kadın onu selamlıyarak konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tanrının sevgili kulu,&lt;br /&gt;son noktayı keşfedebilmek için &lt;br /&gt;uzun zamandır uzakları gözlüyor, gemini bekliyorsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şimdi gemin burada, sen de gitmelisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anılarındaki ülke ve büyük dileklerinin mekanı için&lt;br /&gt;duyduğun hasret çok derin.&lt;br /&gt;Ve ne sevgimiz seni bağlıyabilir,&lt;br /&gt;ne de sana olan ihtiyacımız seni tutabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bizden ayrılmadan önce bizimle konuşmanı&lt;br /&gt;ve bize gerçeği anlatmanı istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve biz onu çocuklarımıza,&lt;br /&gt;onlar da kendi çocuklarına aktaracaklar&lt;br /&gt;ve o hiç bir zaman yok olmayacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlığında bizim günlerimizi gözlemledin ve&lt;br /&gt;uyanıklığında, bizim uykumuzun hıçkırıklarını&lt;br /&gt;ve kahkahalarını dinledin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bizi bize aç ve doğumla ölüm arasında&lt;br /&gt;yer alanlardan sana aşikar olanları bize de anlat."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Orphales halkı,&lt;br /&gt;tam şu anda ruhlarınızda devinmede olandan öte,&lt;br /&gt;size neden bahsedebilirim?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine Almitra, "Bize sevgiden bahset..." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o başını kaldırdı, insanlara baktı. &lt;br /&gt;Üzerlerine sinen derin dinginliği duyumsadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yüksek bir sesle konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sevgi çizi çağırınca, onu takip edin,&lt;br /&gt;Yolları sarp ve dik olsa da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kanatları açıldığında, bırakın kendinizi,&lt;br /&gt;Telekleri arasında saklı kılıç, sizi yaralasa da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sizinle konuştuğunda, ona inanın,&lt;br /&gt;Kuzey rüzgarının bir bahçeyi harap edişi gibi,&lt;br /&gt;Sesi tüm hayallerinizi darmadağın etse de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü sevgi sizi yücelttiği gibi, çarmıha da gerer.&lt;br /&gt;Sizi büyüttüğü ölçüde, budayabilir de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En yükseklere uzanıp, Güneş'le &lt;br /&gt;titreşen en hassas dallarınızı okşasa da,&lt;br /&gt;Köklerinize de inecek, ve onları sarsacaktır, &lt;br /&gt;Toprağa tutunmaya çalıştıklarında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mısır biçen dişliler gibi sizi kendine çeker;&lt;br /&gt;Çıplak bırakana kadar döver, harmanlar;&lt;br /&gt;Kabuklarınızı, çöplerinizi ayıklar, eler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bembeyaz olana kadar öğütür sizi;&lt;br /&gt;Esnekleşene kadar yoğurur;&lt;br /&gt;Ve Tanrı'nın İlahi sofrasına ekmek olasınız diye,&lt;br /&gt;Sizi kendi kutsal ateşine savurur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi bütün bunları,&lt;br /&gt;Kalbinizin sırlarını bulasınız diye yapar,&lt;br /&gt;Ve bu biliş, Hayat'ın kalbinin bir cüzzünü yaratır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak korkunun kıskacında,&lt;br /&gt;Salt sevginin huzurunu ve hazzını ararsanız,&lt;br /&gt;O zaman örtün çıplaklığınızı,&lt;br /&gt;Ve sevginin harman yerine adım atın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adım atın, kahkahaların tümünün olmadığı,&lt;br /&gt;Sadece gülebileceğiniz mevsimsiz dünyaya,&lt;br /&gt;Ve ağlayın, ama tüm gözyaşlarınızla değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi hiçbirşey sunmaz, sadece kendisini,&lt;br /&gt;Hiçbir şey kabul etmez, kendinde olandan gayri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi sahip çıkmaz, sahiplenilmez de;&lt;br /&gt;Çünkü sevgi, sevgi için yeterlidir, tümüyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiğinizde, "Tanrı benim kalbimde," yerine,&lt;br /&gt;Şöyle deyin, "Ben kalbindeyim Tanrı'nın ..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sanmayın yön verebilirsiniz sevginin akışına,&lt;br /&gt;Çünkü sevgi, yolunu kendi çizer,&lt;br /&gt;sizi değer bulduğunda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgi bir şey istemez, tamamlanmaktan başka...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat seviyorsanız ve ihtiyaçların arzuları varsa,&lt;br /&gt;Bırakın bunlar sizin de arzularınız olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erimek ve akmak,geceye şarkılar sunan bir dere misali,&lt;br /&gt;Şefkatin fazlasının verdiği acıyı bilip,&lt;br /&gt;Kendi sevgi anlayışınla yaralanmak,&lt;br /&gt;Ve kanamak, yine de istekle ve coşkuyla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şafak vakti kanatlanmış bir gönülle uyanmak,&lt;br /&gt;Ve bir sevgi gününe daha, teşekkürle uzanmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessizce çekilmek öğle vakti, sevginin vecdini duymak,&lt;br /&gt;Akşamın çöküşüyle de, eve huzurla dönmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve uyumak, kalbinde sevgiliye bir dua,&lt;br /&gt;Ve dudaklarında bir şükür şarkısıyla..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;beraberlik &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra Almitra tekrar konuştu: "Peki ya beraberlik?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Siz beraber doğdunuz ve hep öyle kalacaksınız.&lt;br /&gt;Ölümün beyaz kanatları, sizin günlerinizi &lt;br /&gt;dağıttığında da beraber olacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz Tanrı'nın sessiz belleğinde bile beraber olacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat birlikteliğinizde belli boşluklar bırakın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve izin verin, cennetlerin rüzgarları aranızda dans edebilsin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bağ olmasın,&lt;br /&gt;Daha ziyade, ruhlarınızın sahilleri arasında &lt;br /&gt;hareket eden bir deniz gibi olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birbirlerinizin bardaklarını doldurun; &lt;br /&gt;ancak aynı bardaktan içmeyin...&lt;br /&gt;Ekmeklerinizi paylaşın; ama &lt;br /&gt;birbirinizinkini yemeyin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beraberce şarkı söyleyin, dans edin, coşun;&lt;br /&gt;fakat birbirinizin yalnızlığına izin verin;&lt;br /&gt;Tıpkı bir lavtanın tellerinin ayrı ayrı olup, &lt;br /&gt;yine de aynı müzikle titreşmeyi bilmeleri gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birbirinize kalbinizi verin; ama diğerinin saklaması için değil;&lt;br /&gt;Çünkü yalnızca Hayat'ın eli, sizin kalplerinizi kavrıyabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yanyana ayakta durun; ama çok yakın değil,&lt;br /&gt;Çünkü bir mabedin ayakları arasında mesafe olmalıdır;&lt;br /&gt;Ve meşe ağacıyla, selvi ağacı, &lt;br /&gt;birbirinin gölgesi altında büyüyemez."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;arkadaşlık &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir genç, şöyle dedi: "Bize arkadaşlıktan bahset." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir.&lt;br /&gt;O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sizin sofranız ve ocakbaşınızdır.&lt;br /&gt;Çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşınız sizinle içinden geldiği gibi konuştuğunda,&lt;br /&gt;ne 'hayır' demek zor gelir, ne de 'evet' demekten çekinirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o sessiz kaldığında, kalbiniz onun kalbini dinlemek için sessizleşir.&lt;br /&gt;Çünkü arkadaşlıkta, kelimeler susunca, tüm düşünceler, tüm arzular &lt;br /&gt;ve beklentiler, gürültüsüz bir sevinç içinde doğar ve paylaşılırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşınızdan ayrıldığınızda ise yas tutmazsınız;&lt;br /&gt;Çünkü onun en sevdiğiniz yanı, yokluğunda &lt;br /&gt;daha bir berraklık kazanır, tıpkı bir dağın, &lt;br /&gt;dağcıya, ovadan daha net görünmesi gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve arkadaşlığınızda, ruhsal derinlik &lt;br /&gt;kazanmaktan başka bir amaç gütmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü, salt kendi gizemini açığa vurmak peşinde &lt;br /&gt;olan sevgi, sevgi değil, savrulmuş bir ağdır&lt;br /&gt;ve sadece yararsız olan yakalanır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve arkadaşınıza, kendinizi olduğunuz gibi sunun.&lt;br /&gt;Eğer dalgalarınızın cezrini bilecekse,&lt;br /&gt;meddini de bilmesine izin verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü salt zaman öldürmek için bir arkadaş&lt;br /&gt;aramanızın anlamı olabilir mi? &lt;br /&gt;Onu, zamanı yaşatmak için arayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü o gereksiniminizi karşılamak içindir,&lt;br /&gt;boşluğunuzu doldurmak için değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve arkadaşlığın hoşluğunda, &lt;br /&gt;kahkahalar, paylaşılan hazlar olsun.&lt;br /&gt;Çünkü küçük şeylerin şebneminde, &lt;br /&gt;yürek sabahını bulur ve tazelenir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eğitim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir öğretmen, "Bize eğitimden bahset." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hiç kimse size, içinizdeki bilginin şafağında halen &lt;br /&gt;yarı uykuda olandan bir zerre fazlasını açıklayamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takipçileri arasında mabedin gölgesinde&lt;br /&gt;yürüyen bir öğretmen, size bilgeliğini değil&lt;br /&gt;sadece inancını ve sevgisini verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer gerçek bir bilgeyse,&lt;br /&gt;bilgeliğinin evine davet etmek yerine,&lt;br /&gt;sizi kendi aklınızın eşiğine doğru yönlendirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir astronomi bilgini,&lt;br /&gt;size uzayla ilgili anlayışından bahsedebilir&lt;br /&gt;ama anlayışını size veremez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir müzisyen her yerde var olan ritimlerle&lt;br /&gt;bir şarkı söyleyebilir;ancak ne ritmi yakalayan kulağı,&lt;br /&gt;ne de onu ekolayan sesi size sunabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve semboller ilminde usta biri,&lt;br /&gt;size simgesel alanlardan söz eder,&lt;br /&gt;ama sizi oralara taşıyamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü bir kişinin sahip olduğu ilham,&lt;br /&gt;kanatlarını başka birine ödünç veremez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve nasıl herbiriniz Tanrı'nın bilgisinde özgün &lt;br /&gt;bir yere sahipseniz, sizin de Tanrı'yı kayrayışınız &lt;br /&gt;ve dünyayı anlayışınız tek başınıza ve size özel olacaktır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kurallar &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir avukat, "Bize kurallardan bahset..." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Siz kurallar koymayı çok seversiniz,&lt;br /&gt;Ama kuralları bozmayı daha çok seversiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı okyanus kıyısında sabırla kumdan kuleler yapan,&lt;br /&gt;sonra da kahkahalarla onları deviren çocuklar gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak siz kumdan kulelerinizi yaratırken, okyanus&lt;br /&gt;kıyıya kum taşımaya devam eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve siz onları yerle bir ederken, okyanus da sizinle birlikte güler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekten de okyanus, daima masum olanla beraber güler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat yaşamı bir okyanus ve insanların koyduğu kuralları kumdan&lt;br /&gt;kuleler olarak görmeyen kişiler için ne diyebiliriz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar için yaşam bir kaya, ve kanun bu kayayı kendi isteklerine göre&lt;br /&gt;oyup şekillendirmek için kullanacakları bir keski gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Danscılardan nefret eden yeteneksiz biri için ne diyebiliriz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya boyunduruğundan hoşnut olup, ormanındaki geyiği başıboş&lt;br /&gt;bir serseri olarak yargılayan bir öküz için? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, derisini dökemediği için, diğerlerini çıplak ve ahlaksız&lt;br /&gt;olarak niteleyen yaşlı bir sürüngene ne demeli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya bir düğün şölenine erkenden gelen, iyice karnını doyurduktan&lt;br /&gt;ve yorulduktan sonra, yemekleri ve eğlenceyi kötüleyen biri için?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar hakkında söyleyebileceğim tek şey, hepsinin güneş ışığı&lt;br /&gt;altında oldukları halde, Güneş'e sırtlarını dönmüş olduklarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar salt kendi gölgelerini görebilirler ve bu gölgeler, onların kanunları olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve onlar için Güneş, bir gölge yaratıcısından başka ne olabilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve onlar için kurallara uymak, başlarını yere eğip, toprak üzerindeki&lt;br /&gt;gölgelerini izlemekten başka bir şey değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak yüzünü Güneş'e çevirmiş olanlarınızı, toprak üzerine&lt;br /&gt;çizilmiş imajlar durdurabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer rüzgarla yolculuk ediyorsanız, hangi rüzgar gülü yönünüzü çizebilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer boyunduruğunuzu kırarsanız, ama başka birinin hücresinin&lt;br /&gt;kapısında değil, hangi kanun sizi sınırlayabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve eğer dansederseniz, ama başka birinin zincirlerine takılıp&lt;br /&gt;sendelemeden, hangi kanun sizi korkutabilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orphalese halkı, davulun sesini boğabilir, bir lirin tellerini &lt;br /&gt;gevşetebilirsiniz,ama bir tarla kuşuna şarkı söylememesi &lt;br /&gt;için kim emir verebilir ki?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;konuşma &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir öğrenci, "Bize konuşmadan bahset" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Siz konuştuğunuzda,düşüncelerinizle &lt;br /&gt;barış içinde olmayı terkedersiniz;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kalbinizin ıssızlığında daha fazla kalamadığınızda,&lt;br /&gt;dudaklarınızla yaşamaya başlarsınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ses sizin için bir eğlence, bir zaman geçirme aracı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve konuşmalarınızın çoğunda,&lt;br /&gt;düşünce yarı yarıya katledilir;&lt;br /&gt;Çünkü düşünce, boşlukta uçan bir kuş gibidir;&lt;br /&gt;kelimelerin kafesinde kanatlarını açabilir ama uçamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aranızda bazıları,&lt;br /&gt;yalnızlığın korkusuyla konuşkan birini ararlar;&lt;br /&gt;Çünkü, tek başına olmanın sessizliği, gerçek ve çıplak &lt;br /&gt;kendilerinigözleri önüne serer,ki onlar bundan kaçarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve konuşmayı seven bazılarınız vardır ki, bilgisizce ve &lt;br /&gt;önceden düşünmeden, kendilerinin bile anlamadığı &lt;br /&gt;bir gerçeği ifşa edebilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bazılarınız ise içlerinde gerçeği taşır,&lt;br /&gt;ama onu kelimelerle dile getirmezler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylelerinin sinelerinde ruh,&lt;br /&gt;ritmik bir sessizlik içinde dinlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir arkadaşınızla karşılaştığınızda, ruhunuzun &lt;br /&gt;dudaklarınıza doğru hareket etmesini &lt;br /&gt;ve dilinizi yönetmesini sağlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sesinizin içindeki sesin,onun kulağının &lt;br /&gt;içindeki kulağa seslenmesine izin verin;&lt;br /&gt;Çünkü onun ruhu,sizin kalbinizin &lt;br /&gt;gerçeğini saklıyacaktır;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tıpkı kadeh boşalıp, rengi unutulsa bile,&lt;br /&gt;şarabın tadının ağızda kalması gibi..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendini biliş &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir adam şöyle dedi: "Bize kendini bilişden bahset."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir.&lt;br /&gt;Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşüncelerinizde daima bildiğinizi, kelimelerde de bileceksiniz.&lt;br /&gt;Rüyalarınızın çıplak bedenine parmaklarınızla dokunabileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve böyle de olması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhunuzun saklı kaynağı yükselmeli ve çağıldayarak denize doğru koşmalı;&lt;br /&gt;Ve o zaman, sonsuz derinliğinizin hazineleri gözlerinizin önüne serilecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bilinmeyen hazinenizi tartmak için tartı aramayın;&lt;br /&gt;Ve bilginizin derinliğini değnekle veya iskandil ipiyle ölçmeye kalkmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü kişi, ölçüsüz ve sınırsız bir deniz gibidir.&lt;br /&gt;'Tek doğruyu buldum' değil, 'Bir doğruyu buldum' deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Ruha giden yolu buldum' değil, &lt;br /&gt;'Kendi yolumda yürürken ruhu buldum' deyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü ruh, her yolda yürür.&lt;br /&gt;Ruh ne bir çizgi üzerinde yürür;&lt;br /&gt;ne de bir kamış gibi dümdüz büyür.&lt;br /&gt;Ruh, sayısız taç yaprakları olan &lt;br /&gt;bir lotus çiçeği gibi açılır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vermek &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, varlıklı bir adam konuştu: "Bize vermekten bahset."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Sahip olduklarınızdan verdiğinizde, &lt;br /&gt;çok az şey vermiş olursunuz;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek veriş, kendinizden vermektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü sahip olduklarınız, yarın ihtiyacınız olabilir &lt;br /&gt;diye saklayıp koruduğunuz şeylerden ibaret değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yarın, kutsal şehre giden hacıları takip ederken, kemiklerini,&lt;br /&gt;iz bırakmayan kumlara gömen fazla uyanık bir köpeğe ne getirebilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ihtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan başka birşey değil midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak,&lt;br /&gt;tatmin olamayan bir susuzluk göstermez mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok fazla şeye sahip olup, çok az verenler, bunu &lt;br /&gt;gösteriş isteyen gizli arzuları için yaparlar,&lt;br /&gt;ki bu da armağanlarını yararsız kılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bazıları vardır ki, çok az şeye sahiptirler ve hepsini verirler.&lt;br /&gt;Bunlar hayata ve hayatın definesine inananlardır,&lt;br /&gt;ve kasaları hiç boş kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazıları sevinçle verirler, bu sevinç onların ödülüdür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazıları ise ıstırap içinde verirler ve bu acı onların vaftizidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bazıları vardır ki, ne vermenin acısını hissederler,&lt;br /&gt;ne sevinç ararlar, ne de bir erdemlilik düşüncesi taşırlar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar, şu vadideki mersin ağacının kokusunu salışı gibi verirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle kişilerin ellerinde Tanrı dile gelir ve&lt;br /&gt;onların gözlerinden Tanrı, dünyaya gülümser.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstendiği zaman vermek güzel bir davranış olabilir; fakat&lt;br /&gt;istenmeden, ihtiyacı hissederek vermek çok daha anlamlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve cömert olan için, verecek kimseyi aramak,&lt;br /&gt;veriş olayından daha fazla sevinç getirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vermekten alıkoyacağınız herhangi bir şey olabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahip olduğunuz her şey bir gün verilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyleyse şimdi verin ve vermenin hazzını&lt;br /&gt;mirasçılarınız değil siz yaşayın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğunlukla şöyle dersiniz:&lt;br /&gt;'Vereceğim, ama hak edeni bulabilirsem.'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne koruluktaki meyve ağaçları böyle düşünür,&lt;br /&gt;ne de çayırdaki sürüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar, saklandığında çürüyecek olanı, yaşayabilsin diye verirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herhalde kendisine günler ve geceler verilmesini hak eden&lt;br /&gt;bir kişi, sizden gelebilecek şeyleri de hak eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmış bir insan,&lt;br /&gt;sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak su alabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Faydasından öte, kabul etmenin gerektirdiği cesaretten ve&lt;br /&gt;güvenden daha büyük bir değer var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve siz kim oluyorsunuz da, onların göğüslerini yırtarak&lt;br /&gt;gururlarını korunmasızca ortaya seriyor, sonra da&lt;br /&gt;onların değerlerini örtüsüz ve gururlarını&lt;br /&gt;utanmasız olarak değerlendiriyorsunuz? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce kendinizi vermeye hak kazanmış ve&lt;br /&gt;verme olayında bir aracı olarak görün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü gerçekte herşeyi veren hayattır&lt;br /&gt;ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediğinizde,&lt;br /&gt;sadece bir tanık olduğunuzu unutuyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve siz alıcılar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz,ne kendinize&lt;br /&gt;ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için,&lt;br /&gt;hiç bir minnet hissi taşımayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yerine, armağanları kanat yaparak,&lt;br /&gt;verenle beraber yükselin;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü borcunuzu gereğinden fazla abartmak,&lt;br /&gt;annesi özgür yürekli dünya, &lt;br /&gt;babası evren olan cömertlik olgusundan&lt;br /&gt;şüphe etmek demektir..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;acı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir kadın, "Bize acıdan bahset" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Acınız, anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl bir meyvenin çekirdeği, kalbi Güneş'i görebilsin diye&lt;br /&gt;kabuğunu kırmak zorundaysa, siz de acıyı bilmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve eğer kalbinizi, yaşamınızın günlük mucizelerini&lt;br /&gt;hayranlıkla izlemek üzere açarsanız,acınızın, neşenizden&lt;br /&gt;hiç de daha az harikulade olmadığını göreceksiniz;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kırlarınızın üstünden mevsimlerin geçişini kabul ettiğiniz gibi,&lt;br /&gt;aynı doğallıkla, kalbinizin mevsimlerini de onaylıyacaksınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kederinizin kışını da, pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acılarınızın çoğu sizin tarafından seçilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acınız, aslında içinizdeki doktorun, hasta yanınızı&lt;br /&gt;iyileştirmek için sunduğu "acı" ilaçtır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktorunuza güvenin ve verdiği ilacı sessizce ve sakince için;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü size sert ve haşin de gelse, onun elleri&lt;br /&gt;"Görülmeyen"in şefkatli elleri tarafından yönlendirilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve size ilacı sunduğu kadeh dudaklarınızı yaksa da,&lt;br /&gt;O'nun kutsal gözyaşlarıyla ıslanmış kilden yapılmıştır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haz &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehri yılda bir ziyaret eden bir münzevi &lt;br /&gt;şöyle dedi: "Bize hazdan bahset."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O, konuşmaya başladı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Haz bir özgürlük şarkısıdır,&lt;br /&gt;Ama özgürlük değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haz, arzuların tomurcuğudur,&lt;br /&gt;Ama meyvesi değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yükselişi çağıran bir derinliktir,&lt;br /&gt;Ama ne derin, ne de yüksek olandır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafestekinin kanatlanışıdır,&lt;br /&gt;Mekanla sınırlanmış değildir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haz, aslında bir özgürlük şarkısıdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şarkıyı tüm kalbinizle söyleyin,&lt;br /&gt;Ama şarkıda kalbinizi yitirmeden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençliğin büyük bölümü hazzı arar,&lt;br /&gt;sanki haz herşey gibi; ama yargılanır &lt;br /&gt;ve azarlanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben onları ne yargılar, ne azarlarım. Bırakın arasınlar...&lt;br /&gt;Çünkü onlar arayışlarındayalnızca hazzı bulmayacaklar.&lt;br /&gt;Hazzın yedi kızkardeşi vardır ve en küçükleri &lt;br /&gt;bile hazdan daha muhteşemdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bitki kökleri için toprağı kazarken hazine bulan&lt;br /&gt;adamın hikayesini duymadınız mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aranızda daha olgun olan bazıları geçmişte yaşadıkları hazları, &lt;br /&gt;sarhoşken işlenen yanlışlar misali, pişmanlıkla hatırlar. &lt;br /&gt;Fakat pişmanlık aklın bulutlandırılmasıdır, uslandırılması değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar hazlarını minnetle anmalıdırlar, bir yazın sonundaki hasat gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de onları unutmak rahatlatıyorsa, bırakın rahat kalsınlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arayanlar kadar genç, hatırlayanlar kadar yaşlı &lt;br /&gt;olmayanlar ise, ruhun gereklerini ihmal etmek veya &lt;br /&gt;kabahat işlemek korkusuyla hazdan sakınırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat onları da yönlendiren hazdır;&lt;br /&gt;bitki kökleri için toprağı titreyen ellerle &lt;br /&gt;kazsalar bile onlar da hazineyi bulurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyleyin bana, onlar kim ki ruhu gücendirsinler? &lt;br /&gt;Bülbül gecenin sessizliğini veya ateş böceği &lt;br /&gt;yıldızları gücendirebilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sizin ateşiniz veya dumanınız rüzgara yük olur mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl olur da ruhu, bir çomakla karıştırabileceğiniz&lt;br /&gt;sakin bir havuz gibi algılayabilirsiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğunlukla, hazzı reddettiğinizde asıl yaptığınız,&lt;br /&gt;varlığınızın gizli yerlerinde arzuyu depolamak olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ihmal edilenin yarını beklemediğini kim bilebilir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bedeniniz, ruhunuzun müzik aletidir.&lt;br /&gt;Ve güzel müzik veya anlaşılmaz &lt;br /&gt;sesler çıkarmak size kalmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kalbinize sorun: &lt;br /&gt;'Bizim için iyi olan hazla zararlı hazzı nasıl ayırabiliriz?'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kırlara, bahçelere çıkın; öğreneceksiniz ki çiçeklerden &lt;br /&gt;bal toplamak arının hazzıdır; balını sunmak ise çiçeğin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü arıya göre çiçek yaşamın kaynağıdır.&lt;br /&gt;Ve çiçek için arı sevginin ulağıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ikisi için ise, hazzın verilmesi ve alınması&lt;br /&gt;bir gereksinim ve bir vecddir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazlarınızda arılar ve çiçekler gibi olun..." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haz ve ızdırap &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir kadın konuştu:&lt;br /&gt;"Bize haz ve ıstıraptan bahset."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hazzınız, ıstırabınızın maskesiz halidir.&lt;br /&gt;Ve kahkahanızın yükseldiği aynı kuyu,&lt;br /&gt;sık sık gözyaşlarınızla dolar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka türlü olabilmesi mümkün müdür?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Istırabın içinize kazıdığı alan ne kadar &lt;br /&gt;derin olursa, o denli çok hazzı içerebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve şarabınızı taşıyanla, çömlekçinin fırınında &lt;br /&gt;yanan aynı kadeh değil midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sesi ruhunuzu okşayan lavta, daha önce &lt;br /&gt;bıçaklarla oyulan tahtayla bir değil midir? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinizi neşeli hissettiğinizde &lt;br /&gt;kalbinizin derinliklerine inin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farkedeceksiniz ki, size bu sevinci veren,&lt;br /&gt;daha önce üzülmenize neden olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzgün olduğunuzde, tekrar kalbinize dönün.&lt;br /&gt;Göreceksiniz ki, daha önce sevinciniz olan&lt;br /&gt;bir şey için ağlıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazılarınız, "Haz, ıstıraptan daha anlamlıdır" der;&lt;br /&gt;diğerleri ise, "Hayır, ıstırap daha anlamlıdır".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bense, ikisi birbirinden ayrılamaz, diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar beraber gelirler.&lt;br /&gt;Ve siz, bir tanesiyle masanızda otururken,&lt;br /&gt;unutmayın ki, diğeri de yatağınızda uyuyordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekte siz, hazzınızla ıstırabınız &lt;br /&gt;arasında bir terazi konumundasınız.&lt;br /&gt;Sadece boş olduğunuzda, hareketsiz &lt;br /&gt;ve dengede kalabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hazine avcısı, altın ve gümüşünü tartmak için&lt;br /&gt;sizi kullandığında, haz ve ıstırap kefeleriniz,&lt;br /&gt;ister istemez, yükselip alçalacaktır."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaman &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir astronomi bilgini, "Bize zamandan bahset" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o cevap verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ölçüsüz ve ölçülemeyen zamanı ölçebileceksiniz.&lt;br /&gt;Davranışlarınızı ayarlayacak, ve hatta ruhunuzun rotasını,&lt;br /&gt;saatlere ve mevsimlere göre yönlendirebileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanı, kıyısında oturup, akışını izleyeceğiniz&lt;br /&gt;bir nehir haline döndüreceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinizde zamana bağlı olmadan varolan öz,&lt;br /&gt;yaşamın zamandan bağımsızlığının zaten farkındadır;&lt;br /&gt;Ve bilir ki, dün bugünün anısı, yarın ise bugünün rüyasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yine bilir ki, içinizde şarkı söyleyen veya düşünen özünüz,&lt;br /&gt;hala yıldızları uzaya dağıtan o ilk an'ın içinde devinmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aranızda, özündeki sevme gücünün sınırsızlığını&lt;br /&gt;hissetmeyen var mıdır acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de bu hudutsuzluğuyla aynı sevginin,&lt;br /&gt;bir sevgi düşüncesinden diğerine, &lt;br /&gt;bir sevgi davranışından bir başkasına,&lt;br /&gt;kendi varlığının tam orta yerinde sımsıkı &lt;br /&gt;ve hareket etmeden durduğunu kim hissetmez?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi bölünemez ve ölçülemez değil midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de eğer düşüncenizde zamanı mevsimlerle ölçmek isterseniz,&lt;br /&gt;her mevsimin diğerlerini içermesine izin verin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bırakın bugününüz, geçmişi anılarla,&lt;br /&gt;geleceği ise özlemle kucaklasın."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115450901718012703?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115450901718012703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115450901718012703&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115450901718012703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115450901718012703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/kahlil-gibrandan-semeler.html' title='Kahlil Gibran&apos;dan Seçmeler ...'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-26730055.post-115450536074659086</id><published>2006-08-02T10:53:00.000+03:00</published><updated>2006-08-02T10:56:00.766+03:00</updated><title type='text'>Kaf Dağı'na yolculuk</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/1600/Wall_by_Lestrovoy.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6269/2800/320/Wall_by_Lestrovoy.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk Üstüne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorularımı kim yanıtlayabilir?..&lt;br /&gt;Sorularım kendi içimdeki için, kendi kendime cevaplamak istiyorum...&lt;br /&gt;İçinizden kim içimdeki benliği bana ve ruhumu ruhuma açıklayabilir?..&lt;br /&gt;Aşk adına söyleyin, yüreğimde yanan, gücümü tüketen ve isteklerimi yok eden nedir?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halil Cibran&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Felsefe Taşı"nın peşindeki Harry Potter’a benzeyen 16 yaşındaki Umut’un, Avustralya yerlileriyle tanışmak ve onlarla özgürlüğü yaşamak üzere evinden kaçtığını okuyunca "İnşallah gidip hayal kırıklığına uğramaz" demiştim.&lt;br /&gt;     Bazılarına cennet görünen yer, başkalarının cehennemi olabiliyor.&lt;br /&gt;     Tanışsak, Umut’a Avustralya’ya gittiğimde gördüğüm Aborjin’lerden dinlediğim yürek yakan öyküleri anlatmak isterdim.&lt;br /&gt;     "Beyaz Adam"ın, yerlilerin çocuklarını nasıl evlerinden kaçırıp, manastırlarda dilinden, kültüründen kopararak hizmetçi olarak yetiştirdiğini...&lt;br /&gt;     ...yüz binlere öksüz Aborjin’in bugün hala gerçek ana - babalarını tanımadığını, tanısa da onlarla kendi dilinde söyleşemediğini, bu yüzden de yerli dilin neredeyse tamamen yok olduğunu...&lt;br /&gt;     200 yıllık bu asimilasyondan artakalanlara bugün "kayıp kuşak" denildiğini...&lt;br /&gt;     Umut’un cennet umudunu kırmadan izaha çalışırdım.&lt;br /&gt;     Sonra, başka bir öykü anlatmak isterdim ona...&lt;br /&gt;     İran mitolojisinin ünlü "Simurg efsanesi"ni...&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Simurg, bir masal kuşudur.&lt;br /&gt;     Uzun boynunda beyaz bir halka bulunan, safran tüylü, güzel sesli, insana benzer kocaman bir kuş...&lt;br /&gt;     Kuşların sultanıdır.&lt;br /&gt;     Kaf Dağı’nın ardında yaşar.&lt;br /&gt;     Efsaneye göre, kuşlar, sultanlarını bulmak üzere toplanıp yola çıkarlar bir gün...&lt;br /&gt;     Yol uzun, yolculuk zorludur.&lt;br /&gt;     "Aşk Denizi"nden geçerler önce...&lt;br /&gt;     "Ayrılık Vadisi"nden uçarlar...&lt;br /&gt;     "Hırs Ovası"nı aşıp, "Kıskançlık Gölü"ne saparlar...&lt;br /&gt;     Kuşların kimi Aşk Denizi’ne dalar, kimi Ayrılık Vadisi’nde kopar sürüden...&lt;br /&gt;     Kimi hırslanıp düşer ovaya, kimi kıskanıp batar göle...&lt;br /&gt;     Yolculuk bittiğinde, Kaf Dağı’nın ardına sadece 30 kuş varabilmiştir.&lt;br /&gt;     Sultanları Simurg’u bulamazlar orada...&lt;br /&gt;     Sonunda sırrı, sözcükler çözer:&lt;br /&gt;     Farsça "si", "otuz" demektir.&lt;br /&gt;     ...ömurg" ise "kuş"...&lt;br /&gt;     "30 kuş", anlar ki, aradıkları sultan, kendileridir.&lt;br /&gt;     Ve gerçek yolculuk, kendine yapılan yolculuktur.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Çoğu mitolojik destan gibi, dün Mehmet Y. Yılmaz’ın atıf yaptığı "Simyacı" da, bu "kendinin efendisi olma" bilincini anlatır aslında...&lt;br /&gt;     Mısır piramitlerinin eteklerinde hazine arayan Endülüslü çobana Simyacı’nın dediği gibi,&lt;br /&gt;     "Yolculuk bir öğrenme yöntemidir. Bilmemiz gerekenleri bize o öğretir."&lt;br /&gt;     Saklı hazineyi, vurulduğu sevgiliyi, kaybettiği ülkeyi arayan gezgin, büyük sınavlardan geçip yaman engeller aşarak kendi benliğine ulaşır, şuuruna kavuşur bu destanların Kaf dağlarında...&lt;br /&gt;     Ve sonunda "kendi hazinesi"ni bulur...&lt;br /&gt;     Anlar ki, keşfedilecek ülke, insanın kendisidir.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Umut’u tanısam ona "Özgürlük, aradığın yerde olmayabilir, ama kalkıştığın yolculuk, seni özgürleştirebilir" demek isterdim.&lt;br /&gt;     Umut, bu sırdadır.&lt;br /&gt;     Sır da Umut’ta...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/26730055-115450536074659086?l=navidseyda.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://navidseyda.blogspot.com/feeds/115450536074659086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=26730055&amp;postID=115450536074659086&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115450536074659086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/26730055/posts/default/115450536074659086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://navidseyda.blogspot.com/2006/08/kaf-dana-yolculuk.html' title='Kaf Dağı&apos;na yolculuk'/><author><name>::SmyrnA::</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
